Medya-İnternet

140journos: Bir karşı medya hareketi

140journos, sosyal ağları kullanarak hızlı, bağımsız ve tarafsız habercilik yapan bir “karşı medya” hareketi. “Anaakıma karşıyız. Bu nedenle sosyal medyanın etkili kullanımını öneriyoruz. Böylece bu karşıtlığı bir gerçekliğe taşımış oluyoruz” diyorlar.

Bianet’ten Çiçek Tahaoğlu’nun haberine göre;

140journos, anaakım medyanın filtreli habercilik anlayışına tepki olarak, özgür haberciliği savunan bağımsız bir “karşı medya” hareketi.

“İsmimizdeki ‘140’, Twitter’ın tweet’lerdeki 140 karakter sınırını; ‘journos’ ise ‘gazeteciler’ sözcüğünün ingilizce karşılığını ifade ediyor” diyorlar.

Arkadaş ortamlarında biraraya gelen, farklı üniversitelerden öğrencilerin oluşturduğu bu hareket, isminden de anlaşılacağı gibi sosyal medya ağları aracılığıyla hızlı, sansürsüz, bağımsız bir habercilik yapma amacıyla yola çıkmış.

Şimdilik 20 kişilik bir ekipleri var. Hepsi farklı bölümlerde okuyor, hiç biri gazetecilik öğrencisi değil.

Görsel iletişim tasarımdan hukuka, farklı alanlardan gelen bu öğrenciler disiplinlerarası medya çalışmaları yürütüyorlar. Herkes habere kendi uzmanlığını, bakış açısını katıyor. Ortak noktalarının toplumsal olaylara duyarlılıkları olduğunu söylüyorlar.

İlk olarak bu seneki 19 Ocak Hrant Dink yürüyüşünde başlamışlar habercilik maceralarına. Ardından OdaTv davasından tweetleriyle isimlerini duyuran 140journos muhabirleri, altını çize çize “biz gazeteci değiliz, yeni bir karşı medya hareketiyiz” diyor.

Gönüllü muhabirler, bağımsız habercilik

Hareketin kurucularından Engin Önder, “siz de bianet olarak genelde anaakımın kabul etmediği şeyleri yayınlıyorsunuz. Haberlerin üzerine daha çok düşüp, güncel konularda akademisyenlerin de makalelerine yer veriyorsunuz. Biz de bundan esinlendik” diyor.

Ama asıl çıkış noktaları “KCK, OdaTv gibi adaleti çatlatan dava süreçlerinin kamuoyuna yeterince yansıtılmamasından duydukları rahatsızlık”.

Önder, “Bu sansürü nasıl kırabileceğimizi düşünürken Arap Ayaklanmaları bizim için sosyal medyanın rutini nasıl değiştirebileceği konusunda bir örnek oldu. Yaratıcı Fikirler Enstitüsü‘nde yaptığımız live twitter fikrini haberciliğe uygulamaya karar verdik. Çünkü twitter hızlı ve sansürün uygulanamadığı bir platform” diyor.

140journos’u bağımsız, reklamsız ve tamamen gönüllü bir hareket şeklinde geliştirmek ve büyütmek istiyorlar. Gönüllü muhabirlik sistemiyle çalışıyorlar.

Şimdilik sadece İstanbul’dan muhabirleri olsa da, diğer şehirlere de yayılmaları çok zaman almayacak gibi gözüküyor. Adana’dan bir avukat, gönüllü muhabirleri olmak istediğini söyleyerek aralarına katılmış bile.

Yaygın medyaya karşı sosyal medya

Önder hareketi şöyle özetliyor: “Biz ne gazete çıkarıyoruz, ne baskıyla uğraşıyoruz, ne de uyduda, televizyonda yer almak istiyoruz. Twitter gibi saniyede bilgi geçebildiğimiz bir ortamda, yerel aktörler gerçek ve tarafsız içerik üretsin istiyoruz. Çünkü bütün muhabirlerimiz gönüllü, sistemi değiştirmek istiyor ve kaybedecek birşeyleri yok. 140journos bu anlayışın yansıması.”

140journos’un gazeteciliğin kurumsal olmaması taraftarı olduğunu da anlatıyor. Çünkü kurumsal olduğunda işin içine farklı dinamikler girdiğini ve böylece “kaybedecek şeylerin” oluşmaya başladığını söylüyor.

“Anakıma karşıyız ve buna karşı bir öneri olarak sosyal medyanın etkili kullanımını öneriyoruz ve uyguluyoruz. Böylece bu karşıtlığı bir gerçekliğe taşımış oluyoruz.”

Önder’in altını çizdiği bir başka nokta, kullandıkları yöntemin hiçbir maliyet gerektirmiyor olması.

“Bu yöntem internetli bir telefon dışında hiçbir maliyet gerektirmiyor. Fiyat-performans oranını düşündüğünüzde sıfır maliyetle yapılabilecek en etkili şeylerden bir tanesi twitter’dan bir hareket başlatmak.”

140journos yarın OdaTV duruşmasından bildirecek

Geçtiğimiz OdaTV duruşmasını tweet’lerken aldıkları tepkiler 140journos muhabirlerini hem habercilik anlayışları hem de kullandıkları yöntem konusunda motive etmiş. Duruşma salonuna giremediklerinde, diğer gazeteciler yerlerini vermiş, duruşmayı dönüşümlü olarak izlemişler.

140journos sadece davaları takip etmiyor, duruşma sırasında dışarıda bekleyen gazetecilerle, aktivistlerle röportajlar gerçekleştiriyor.

Önder, “bazıları televizyona, gazetelere konuşmak istemiyor. Ama sosyal medya üzerinden bir hareket olduğumuzu söylediğimizde herkes çok daha olumlu yaklaşıyor. Hiç konuşmayacağını düşündüğümüz kişiler röportaj veriyor” diyor.

Ekibin bir kısmı mahkeme salonundan tweet geçerken, dışarıda yapılan röportajların ses kaydı da Sound Cloud üzerinden aynı hızla sosyal medya kullanıcılarıyla paylaşılıyor.

140journos yarın da sekiz kişilik bir ekiple OdaTV duruşmasında mahkemenin içinden ve dışından, ingilizce ve türkçe canlı yayın yapacak.

Takip edebileceğiniz adresler:

http://twitter.com/140journos

http://140journos.tumblr.com

http://cinch.fm/140journos

http://flickr.com/photos/140journos

Kategori: Medya-İnternet