2011’de yılın en’lerini seçtim

Yeşil Gazete bu yıl 2011 için bir değerlendirme ve seçim yapmayınca, iş başa düştü. Yıl sonlarını, her türlü yıldönümünü ve listeleri seven bir insan olarak kendime göre bir 2011 değerlendirmesini dikkatlerinize sunuyorum:

İşte sadece bana göre, 2011’de dünyanın en önemli olayları, kişileri, hareketleri, vb…

Kanada Başbakanı Stephen Harper sayısız "Günün Fosili" ödüllerinden birini alırken

Dünyada yılın olayı: Kanada’nın Kyoto Protokolü’nden çekilmesi

Türkiye’nin yarısı kadar nüfusu olan bir ülkenin, işe yaramaz bir uluslararası protokolden çekilmesini dünyanın en önemli olayı olarak seçmemi tuhaf bulabilirsiniz. Arap baharı, Wall Street işgali, vb. dururken yılın son günlerinde gazetelerin köşelerinde, o da belki yer alan bir “diplomatik” karar nasıl olur da yılın olayı olur diyebilirsiniz. Ama bu karar sembolik olarak falan da değil, düpedüz dünyanın geleceğine yönelik ağır bir suç teşkil ediyor. Bedeli de çok ağır olacak. Kyoto Protokolü’nün (imzacısı ve yükümlülük sahibi ülkelerden biri olan) Kanada tarafından resmen ölüme mahkum edilmesi, iklim değişikliğinin karbon emisyonlarını azaltarak yavaşlatılması ve buna da zengin ülkelerin öncülük etmesi ilkesinin çöpe atılması anlamına gelecek. Bundan böyle sadece gönüllü azaltım zırvalarından, asıl Çin ve Hindistan’ın bir şeyler yapması daha önemli saçmalarından başımızı alamayacağız. Bu rezaletin nihai sonucu da emisyonların giderek artması, Kanada’nın zift petrollerinin, Kuzey Kutbu petrol yataklarının, Çin ve Avustralya kömürlerinin hızla yakılması ve şu anda 392 ppm civarında olan atmosferdeki CO2 miktarının birkaç yıl içinde 400’ü ve 2050’lerden önce de 500’ü aşması, küresel sıcaklıkların normalin 2 dereceden fazla üzerine çıkması anlamına gelecek. O zaman 2011 değerlendirmelerine dönüp, Kanada diye bir ülke, ağır bir cinayet işlemişti, ama neydi diye merak edenler bu yazıyı bulabilirler diye umuyorum.

Van depreminde kent merkezinde neredeyse sağlam bina kalmadı, depremden 2 ay sonra insanlar hala sokaklarda

Türkiye’de yılın olayı: Van depremi

23 Ekim’de Van ve Erciş’te yaşanan 7,2 büyüklüğündeki deprem Türkiye’de 100 yılın en büyük üçüncü depremiydi. 9 Kasım’daki ikinci depremle birlikte toplam 644 kişi öldü, binlerce kişi yaralandı, yüz bine yakın ev hasar gördü. Şu anda 400 bin nüfuslu kent merkezinde insanların yarısından fazlası şehri terk etmiş durumda, kalanlar çadırlarda yaşıyor. Kamu binaları, okullar, hastaneler yıkıldı. Üstelik aşırı soğuklar ve kar yağışı sürüyor. Tabii bu kadar büyük felaket karşısında devletin ihmalkarlığı ve felaketi hafife alma çabası ile Türkiye toplumunun büyük çoğunluğunun daha depremin üzerinden 2 ay geçmeden sergilemeye başladığı ilgisizlik ve insanları çaresizlik içinde bırakırken gösterdiğimiz sakin tavır da yılın en önemli ikinci olayı sayılabilir.

Tarihin en büyük nükleer felaketlerinden bir olan Fukushima'da reaktörün patlama anı kameralara böyle yansıdı

Dünyada yılın çevre felaketi: Fukuşima nükleer kazası

Aslında Japonya’da yaşanan deprem ve tsunami felaketi de dünyanın en önemli olayı sayılabilirdi, ama bu trajediyi, yarattığı nükleer felaketle birlikte “çevre” kategorisinde ele alabiliriz. 11 Mart tarihinde meydana gelen deprem ve tsunamide 20 bine yakın insan öldü veya kayboldu. Deprem ve tsunaminin neden olduğu nükleer felakette ise Fukuşima Daiichi nükleer santralinin üç reaktöründe çekirdek erimesi oldu. Çernobil’den daha büyük bir nükleer felaket olarak görünen ve halen radyasyon sızıntısı devam eden kazanın etkileri dünyayı uzun yıllar boyunca etkileyecek. Sadece Japonya’da değil, radyoaktif bulutun yayıldığı her yerde deniz, içme suyu ve gıdalarda radyasyon kirliliği sürüyor. Kaza, nükleer enerjinin güvensizliğini ve kabul edilemez olduğunu da bir kez daha ortaya koydu.

 

AKP hükümetinde hiçbir bakanı ayırmak içime sinmedi

Türkiye’de yılın çevre felaketi: AKP hükümeti

Türkiye’nin çevre ve ekoloji konusunda yaşadığı en önemli felaketin bizzat AKP hükümeti olduğu söylenebilir. Hükümetin ekonomik büyüme adına aldığı ve izin verdiği yatırım kararları, HES’ler, termik santraller, nükleer santral, üçüncü köprü, otoyol projeleri, çılgın projeler bir yandan; doğanın ve çevrenin korunmasını iyice zorlaştıran mevzuat değişiklikleri, Çevre Bakanlığı’nın neredeyse fiilen ortadan kaldırılması, doğa koruma alanlarının ve bağımsız kurulların kanun hükmünde kararnamelerle yok edilmesi vb. öbür yandan. Felaket bizzat hükümetin kendisi olunca, fazla söze gerek kalmıyor.

 

Wangari Maathai (1940-2011)

Dünyada yılın kaybı: Wangari Maathai

2004’te Nobel barış ödülünü kazanmasının ardından, bütün dünyanın bu ödülü alan ilk ve tek Afrikalı kadın olarak tanıdığı Wangari Maathai, 25 Eylül günü, kanser tedavisi gördüğü Nairobi’deki bir hastanede, 71 yaşında hayata veda etti. Yeşil hareketin bu büyk kaybıyla ilgili 29 Eylül 2011 tarihli Yeşil Gazete’deki yazıma bakabilirsiniz: Sinek kuşu olmak isteyen kadın: Wangari Maathai’nin ardından.

 

Türkiye’de yılın kaybı: Victor Ananias

Victor Ananias (1971-2011)

Buğday’ın kurucusu, Türkiye’de ekolojik yaşam hareketlerinin, organik pazarların ve genel anlamda ekoloji hareketlerinin öncülerinden Victor Ananias’ı 3 Mart’ta, daha 40 yaşındayken, Fethiye’deki evinde kaybettik. Victor Ananias’ın ardından Yeşil Gazete’de bir dosya yapmıştık.

 

Dünyada yılın insanı: %99

Wall Street işgalinin simgesi olan bu ilan ilk kez Adbusters dergisinde yayımlandı

Time dergisi “protestocu”yu yılın insanı seçmişti, benimki de biraz öyle oldu. Aklımdan geçenleri sıralayayım: Öncelikle Wall Street işgalini başlatan ve sürdürenler (mesela Ketchup gibi genç aktivistler), yani şiddetsizliği, sivil itaatsizliği savunanlar, Keystone XL’e karşı kendini tutuklatanlar, Beyaz Saray’ı kuşatanlar, elbette Bill McKibben, Durban’da hükümetleri işe yaramaz bile olsa bir karar almaya zorlayan eylemciler, elbette Kumi Naidoo, Mısır’da Mübarek’i düşürenler, elbette Tunuslu devrimciler ve diğerleri. Kendimi onlardan biri gibi hissettiğim için, ben de %99’un bir parçası olduğum için taraflı bir seçim sayabilirsiniz bunu, ama öyle…

 

Türkiye’de yılın insanı: Van’da yaşayan 19 yaşında bir mülteci

Mülteciler...

Depremden önce Van’daydı, sonra da, hâlâ Van’da yaşıyor. Eğer kendisinden izin alabilirsem, bir gün size hikayesini anlatırım. Şimdilik anonim kalsın.

 

Tahrir meydanı

Dünyada yılın toplumsal hareketi: Tahrir devrimi

Kuşkusuz Arap baharı, vb. bir bütün olarak ele alınabilir. Ama Mısır’da, Tahrir meydanında haftalarca şiddetsiz bir protesto dalgası yaratıp bunu genel grevle birleştirmeyi, sonunda da diktatör Hüsnü Mübarek’i devirmeyi başaran devrimciler, yılın toplumsal hareketini yarattılar. Şiddetsiz bir toplumsal devrimin mümkün olduğunu gösterdiler, hala da gösteriyorlar.

 

Gerze'de 5 Eylül protestolarından

Türkiye’de yılın toplumsal hareketi: Gerze halkı ve HES protestocuları

Sinop’un Gerze ilçesinde kömürlü termik santrala karşı aylardır direnen ve Anadolu Grubu’nu Gerze’ye sokmayan köylüler özellikle 5 Eylül’deki direnişleriyle değil 2011’in, son yılların en önemli çevre direnişlerinden birine imza attılar. Ama Gerzeliler yalnız değildi. Solaklı vadisinden İspir’e, Tortum’dan Hopa’ya, HES’lere karşı direnen bütün köylüler, ekolojistler, çevreciler, yeşiller ve HES’lere karşı sayısız hukuk zaferi kazanan çevre avukatları, hep birlikte yılın topumsal hareketini oluşturdular.

Yılın yazısı:

Bence budur: Tuncay Özilhan’a Açık Mektup – Bilge Öztürk

Hepinize iyi seneler.

Share on Facebook0Tweet about this on TwitterShare on Google+0Share on LinkedIn0Email this to someonePrint this page