Türkiye

Lazca yer isimlerinin iadesi, eğitim ve enstitü talebi için resmi başvuru

Lazebura Birliği adı altında örgütlenen Lazlar, Başbakanlığa ve Kültür Bakanlığı’na Lazca anadilde eğitim, Lazca yer isimlerinin geri verilmesi ve Lazca için enstitü kurulması talepleri ile resmi başvuruda bulundu.

Almanya’da 1998 yılından bu yana faaliyet gösteren Lazebura e.V. Laz Dili ve Kültürünü Koruma ve Yaşatma Birliği’ne üye Laz aydın ve sanatçılar Lazca taleplerini içeren dilekçeleri Başbakanlığa ve Kültür Bakanlığı’na sundu.

Dilekçede, Lazca’nın Güney Kafkas dil ailesine mensup, Anadolu’nun yaşayan en eski dillerinden biri olduğu belirtilerek, yaklaşık 250 bin ila 500 bin arasında kişi tarafından konuşulduğu bilgisine yer verildi. UNESCO tarafından yayınlanan Tehlike Altındaki Diller Atlası’na göre, Lazca’nın kesinlikle tehlikede olan diller grubunda olduğu vurgusu yapılan dilekçede, “Kadim dillerden olan Lazca, Anadolu’nun tüm diğer yerel dilleri gibi, dünya kültür mirasının bir parçasıdır. Lazca’nın ve aynı durumda olan Anadolu’nun diğer dillerinin yok oluşunu izlemek, bu konuda önlem almamak dünya kültürel mirasımıza sahip çıkmamak demektir” denildi.

Dilekçede şu taleplere yer verildi:

-Lazca ve Anadolu’da konuşulan diğer diller anadil tanımına ve statüsüne alınmalı,

-Yok olmakta olan dilleri koruma altına alacak eğitim programları geliştirilmeli,

-Mümkün olduğu alanlarda müfredatta iki dilde eğitime yer verilebilmeli, yerel dillerin yok olmaya yüz tuttuğu yerlerde ise en azından anadil dersi konulabilmeli,

-Türkçe’de zaman zaman uygulanan, okuma-yazma kampanyası, Anadolu’nun tüm yerel dillerinde de uygulanmalı,

-Özellikle yöremizde, Karadeniz Teknik Üniversitesi’nde Kuzey ve Güney Kafkas dillerinin araştırılabileceği bir enstitü ve diğer tür kurumsallaşmaların gerçekleştirilmesi gereklidir,

-Bir halkın hafızasından tarihine, atalarına tanıklıklarının göstergesi olan bu isimlerin silinmek istenmesi büyük bir haksızlıktır. Eski Lazca yer adlarının resmi olarak iade edilmesini istiyoruz,

-Lazca ve diğer yerel dillerde basın-yayın özgürlüğü yasal güvence altına alınmalı,

-Vatandaşlık statüsü ile yerel halkların kültürel kimliklerinin farklı olabileceğine dair belirsizlikler giderilmeli ve bu konuda Anayasa’da net bir düzenleme yapılmalıdır.

(Turnusol)

Kategori: Türkiye