Başka bir medya mümkün mü?

Bir süredir önümüze Yeni Medya Düzeni ( YMD) diye bir oyuncak attılar. Bu oyuncağı sevip benimsememiz, marifetlerine hayran olmamız, bu müthiş oyuncağın ne mene bir şey olduğunu,  hayatımıza getireceği yeni olanakları tartışmamız isteniyor. Bu amaçla bir de konferans düzenliyorlar. Görkemli salonlarda, dünyanın dört bir yanından star konuşmacılar çağırıp, en müthiş teknik aletlerle donanmış showlar yapıyorlar. Zaten bu konferansı düzenleyenler için hayatın kendisi daha fazla para kazanma olanakları sağlayan bir showdan ibaret. Kucaklar dolusu paralar sayıp rahat koltuklarına kurulan izleyiciler de nasıl daha fazla paralar kazanabileceklerinin hayaliyle showu izlemeye başlıyorlar.

Bazen bir arada iken, yani bir kalıp olarak bir anlamı olduğunu düşündüğünüz kelimeleri bir birinden ayırıp üzerinde yeniden düşündüğünüzde ne kadar büyük bir aldatmacayı gizlediklerini görebiliyorsunuz. Yeni Medya Düzeni‘ni oluşturan kelimeler üzerinde de ayrı ayrı düşünüp neden bir araya getirildiklerini sorguladığınızda ilginç sonuçlara varabiliyorsunuz.

YMD kalıbını oluşturan kelimelerin olumlu görüneni “Düzen”. Düzen bir anlamıyla hepimizin içinde bir arzu olarak hissetmemiz beklenen bir durumu ifade eder. Hepimizin düzenli bir işi olmalıdır, bu düzenli bir hayat sürmemiz için şarttır. Düzenli bir gelire sahip olmalı, böylece sağlık kontrollerimiz düzenli olarak yaptırmalı, dişlerimizi düzenli olarak fırçalamalı, düzenli olarak alış veriş yapmalı, tatile çıkmalı ve hatta düzenli bir aşk ilişkisi sürmeliyiz. Yani düzen iyidir, velhasıl, Yeni Medya Düzeni de iyidir.

Kalıptaki en tehlikesiz sözcük medya. Medya sözcüğü de son yıllarda hayatımıza çokça girdi. Medyanın yazılısı var, görüntülüsü var, seslisi var ve hatta son zamanlarda hepimizi tutku derecesinde esir alan sosyali bile var. Medyalar sayesinde yaşadığımız anlıyoruz, haberlerden mahrum kalmıyoruz. Dünyada ne olup bittiğini, ülkemizde ne gelişmeler olduğunu, hangi iç ve dış düşmanların tehdidi altında olduğumuzu öğrenmiş oluyoruz. Medya sayesinde seviniyoruz, kızıyoruz, üzülüyoruz ve üstelik sosyal medya sayesinde beğenebiliyoruz ve paylaşabiliyoruz. Sonuç olarak medya da iyi bir şeydir, Yeni Medya Düzeni daha da iyi bir şeydir.

Yeni olan her şeyin insanları heyecanlandırdığı doğrudur. Burada can alıcı sorumuzu sorabiliriz: YMD ne kadar yeni? Yani eskiden olmayıp da şimdi olan nedir, ne değişmiştir, ne değişmektedir? Neyi kaldırıp attık ve yerine neyi ikame ediyoruz? Telgraf yerine telekslerin bir iletişim devrimi olarak karşılandığı günler çok eski bir geçmişte değil. Teleksler gibi faks cihazları da sessizce çekildiler teknoloji tarihindeki yerlerine. Sabit telefonlar yerine mobil telefonların, görüntü aktarma sistemlerinin, internetin, daha hızlı internetin kullanıma girmesi gerçekten neyi değiştirdi? Eğer Yeni Medya Düzeni dediğimiz şey sadece bu değişikliklerden ibaret olsaydı Yeni Medya Düzeni de iyidir deyip bu mevzuu kapatabilirdik.

Oysa şimdi radikal bir değişimin eşiğinden geçmekte olduğumuzu hepimiz değişik derecelerde idrak ediyoruz. Türkçede “eski hamam, eski tas”  diye bilinen deyim eski olmayı kötülemez. Tersine bu deyimde eski olanın rahatlatıcı alışılmışlığı sevimli görülür. Bugün “hamam”ın mı, “tas”ın mı, yoksa her ikisinin de mi eskimiş olduğunu tartışıyoruz. Eskilerin “eski köye yeni adet” dedikleri ve yeni olanı gereksiz ve tehditkâr buldukları bir başka deyim vardır. Bu deyimde de insanlara eski köye yeni adet getirmemeleri uyarısı yapılır. Halbuki, birileri “icat” çıkarmış, eski medya köyüne yeni adetler gelmiştir. Bu durumdan kaçamayız. Yine eskilerin  “eski ağza yeni taam” diye ifade ettikleri bir durum vardır. Özellikle turfanda meyve için kullanıldığı söylenir. Bugün medyanın içinde bulunduğu durumu en iyi bu deyim izah ediyor galiba. Bizim Yeni Medya Düzencileri de çağın getirdiği yeni teknolojileri kullanarak eski düzenlerini nasıl sürdürebileceklerinin, nasıl daha çok para kazanabileceklerinin, iktidarlarını nasıl daha sağlamlaştırabileceklerinin hesabını yapıyorlar YMD konferanslarında.

Şimdi başka bir medyanın mümkün olduğunu konuşmanın zamanı. Onlar Yeni Medya Düzeni konferanslarında eski düzeni, eskimiş bir medya düzenini yeni enstrümanlarla parlatıp, cilalayıp önümüze tek seçenek gibi sunma hayalleriyle yaşarken biz de katılımcı, anti otoriter, anti hiyerarşik bir medya nasıl kurulur sorusuna cevap arıyor olacağız.*

Mahmut Boynudelik

* Yeşil Gazete Alternatif  Medya Şenliği 16 Ekim Pazar günü İstanbul Beyoğlu Yeşilev’de ve arkasındaki Açıkhava otoparkında yapılıyor. Hepiniz davetlisiniz.