Dink ödülü Altan’a geldi, tepkiler gecikmedi

Hrant Dink Vakfı tarafından verilen “Uluslararası Hrant Dink Ödülü” bu yıl, Taraf Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ahmet Altan’a ve Meksikalı gazeteci Lydia Cacho’ya verildi. Ödülün Türkiye parçasının Ahmet Altan’a gitmesi ise tepkilere neden oldu.

Uluslararası Hrant Dink Vakfı (UHDV) tarafından verilen üçüncü “Uluslararası Hrant Dink Ödülü” bu yıl, Taraf gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ahmet Altan‘a ve Meksikalı gazeteci Lydia Cacho‘ya verildi.

Dink’in 57. doğum günü anısına Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda düzenlenen gecenin açılış konuşmalarını Ödül Komitesi Başkanı Ali Bayramoğlu ve Uluslararası Hrant Dink Vakfı Başkanı Rakel Dink yaptı.

Cengiz Çandar, Sırrı Süreyya Önder, Ahmet İnsel, Leyla Zana, Alper Taş, Mehmet Ali Birand, Gülten Kaya gibi isimlerin de konuk olduğu gece, Noray Kardaşyan tarafından kurulan ve Ermenistanlı 14 gençten oluşan Van Project’in Ermenice parçalarıyla başladı. Rojin ve Yavuz Bingöl de daha sonra Van Project’e eşlik etti. Sarı Gelin, Türkçe ve Ermenice söylendi.

“Utançla kabul ediyorum”

Türkiye’deki militarizm konularını gündeme taşıyarak, askeri otoritenin kırılması, sorgulanması, eleştirilmesi, ülkede demokrasinin yerleşmesi için çalıştığı, idealleri uğruna mücadeleye devam ettiği, cesur haberlerle gündemi belirlediği gerekçesiyle ödüle layık görülen Ahmet Altan ödülünü Adalet Ağaoğlu ve Hasan Cemal‘in elinden aldı.

Altan konuşmasına, “Her insan aldığı ödülü gururla kabul eder, bense bugün bu ödülü utançla kabul ediyorum” diyerek başladı.

Ödülü, emanet olarak aldığını ve ödülün gerçek sahibinin, Hrant Dink’in gerçek katillerini bulacak olan kişi olması gerektiğini söyleyen Altan konuşmasına şöyle devam etti:

“Nezaketinize minnettarım ama ben adımı, onun adının yanına yazdırmayı hak ettiğime inanmıyorum. Bunu hak edebilmek için onu koruyabilmiş olmam gerekirdi. Bunu hak edebilmek için onun katillerinin bulunmasını sağlamış olmam gerekirdi. Bu ödülü, eğer izin verirseniz, bir emanet olarak alıyorum. Bir gün bu ülkede, Hrant Dink’in gerçek katillerini bulan, onları ortaya çıkartan, bu korkunç vahşetin hesabını soran cesur, dürüst ve onurlu bir yönetici çıkarsa, o zaman bu gece burada aldığım bu emaneti ona, gene burada, bu kalabalıkların önünde sevinçle vereceğim.”

“Hepimiz yürüyene kadar yazacağım”

Kadın hakları savunucusu olan ve çocuk pornosuna karşı çalışmalarıyla bir suç zincirini ortaya çıkaran Meksikalı gazeteci ve yazar Lydia Cacho ise ödülünü alırken, dünyadaki kadınların yaşadığı zorluklara değindi.

Cacho, “Burada milyonlarca kız kardeşin sahip olmadığı bir hakkı kullanıyorum: Sesimi duyuruyorum. Hepimiz bu yolda birlikte yürüyebilene dek yazmaya devam edeceğim. Hrant Dink gibi dünyanın dört bir yanından arkadaşlarımızın verdiği ilhamla bunu sürdüreceğim” dedi.

Uluslararası Hrant Dink Ödülü’nün jürisinde Adalet Ağaoğlu, Judith Butler, Hasan Cemal, Daniel Cohn-Bendit, Rakel Dink, Irene Khan, Boris Navasartian ve 2010 yılının Uluslararası Hrant Dink Ödülü sahipleri Baltasar Garzón Real ve Türkiye Vicdani Ret Hareketi bulunuyordu.

Ödül tepkileri de beraberinde getirdi

Bununla birlikte, ödülü Ahmet Altan’ın alması kamuoyunun bir kısmında tepkilere yol açtı.

Hrant Dink Ödülü’nün sahibinin Ahmet Altan olduğu anons edildiğinde, gazeteci Ruşen Çakır ayağa kalktı ve salonu terk etti.

Çakır’ın bu hareketi, sosyal medyada ve bazı basın organlarında protesto olarak değerlendirildi.

Ödül’ün Altan’a verilmesi Twitter’da da tartışıldı. Yapılan yorumların bazıları şöyle:

Yazar Ahmet Nesin:Yakında Dink’in delilleri karartılır ve Ahmet Altan ‘yakışmadı Erdoğan’ diye yazar, böylece ödülü hak etmiş olur. Öz Aydın Hakiki Aydın Gerçek aydın.”

Gazeteci Engin Baş: “Hrant Dink vakfı ödülü Ahmet Altan’a vererek ‘Sana tokat atana öbür yanağını dön’ teatisine uymuş oldu.”

Gazeteci İsmail Saymaz: “Törene şu umutla gittim: belki Ahmet Altan, ödülün Nedim ve Ahmet’e ithaf ederdi. Eder miydi? Maalesef etmedi.”

Gazeteci Kemal Göktaş: “Hrant Dink ödülü Ahmet Altan’a verilmiş. Hükümetin AİHM savunması ve içişlerinin Danıştay savunması Taraf’ta yoktu. Ben üzüldüm bu ödüle.”

Gazeteci Cüneyt Özdemir: “Ahmet Altan’ın Hrant Dink ödülünü almasına itirazım yok. Hatta tebrik ederim. Ancak neden bu ödül ısrarla Nedim Şener’e de verilmez… Nedim Şener bu çabaları yüzünden dünyada basın özgürlüğünün simgesi olurken, Hrant Dink Ödülü’nü alamaması tuhaf ve düşündürücü bir ironi.”

(Bianet)