“Profesyonel balıkçı”nın çinekop sevdası

1 Eylül’de av yasağının bitmesinin ardından lüfer avı için 20 cm boy sınırı konmasına dair tartışmalar da artmaya başladı. Çinekop diye ayrı bir balık türü olmadığı ve Tarım ve Köyişleri Bakanlığı 20 cm’in altındaki lüferin avlanmasını yasakladığı için, bu karar pratikte çinekop avı yasağı anlamına geliyor.

Star gazetesinde 5 Eylül'de yayınlanan ilan

Fikir Sahibi Damaklar’ın “İstanbul Lüfere Hasret Kalmasın” ve Greenpeace Akdeniz’in “Seninki Kaç Santim” kampanyalarının ardından gelen çinekop avı yasağı bazı balıkçıları da hareketlendirdi. Önceki gün Star gazetesine “Türkiye Profesyonel Balıkçıları” imzasıyla verilen ve “benim çinekop balığıma dokunma” diye başlayan ilanda  çinekop avı yasağı eleştirildi ve “neden çinekop balığı yemekten mahrum kalıyoruz” diye soruldu.

Milliyet gazetesinin haberine göre ilanı veren Poyrazköy Balıkçılar Kooperatifi Başkanı Mustafa Kokoş, denizlerde lüfer bolluğu olduğunu iddia ederek, “Lüferde yıllardan beri 14 santimetre yasağı var. Kaç yıldır tutuyoruz. Denizimiz lüfer dolu. Balıklar çoğalıyor. Lüfer balığı 20 santime ulaşmadan yumurta yapmıyor gibi bir durum yok. 15 santimde de 18 santimde de havyar oluyor. Biz bu balığı tuttuğumuzda elimizde cetvelle ölçüp denize mi atacağız? Hangi üniversite araştırma yapmış da bu kanaate varılmış? İthalatı serbest ama Türkiye’de tutulması neden yasak?” diye sordu.

Öte yandan Vatan gazetesi yazarı Ercan İnan da konuyla ilgili yazdığı yazıda çinekop avı yasağını eleştirerek çinekop avı durdurulunca lüfer sayısının artacağının doğru olmadığını iddia etti. Balıkçı bir aileden geldiğini söyleyen İnan bilim insanlarının lüferin büyük kısmının 24 cm’den sonra üremeye başladığı yönündeki araştırmalarını kabul etmeyerek “Zannediliyor ki her çinekop lüfere dönüşür. O yüzden de ‘bırakalım avlanmasınlar, büyüsünler lüfer olsunlar öyle yiyelim’ deniyor. İlk bakışta kulağa mantıklı geliyor. Ancak balığı balıkçılığı bilenler için bu kesinlikle doğru bilgi değil.” diye yazdı.

Yanlış bilgiler

İnan’a göre lüfer bizim denizlerimizde zaten durmuyor. İnan “Boğaz’da lüfer, palamut akını olur bazen. O balık aslında akıp giden yani göç eden balıktır. Önce Marmara’ya ardından Ege’ye çıkar, İspanya’ya kadar gider. Lüfere dönen balığın çok az bir kısmı bizim denizlerimizde kalır. Kalanı da deniz suyu soğuduğunda kırılır yani ölür. Sonuç itibarıyla demem o ki çinekop avlanmayıp lüfere dönüşse bile bunu göç ederken yakalayamadığımız takdirde onu Yunan balıkçı, İspanyol balıkçı avlar. Yani yasağın bize değil aslında onlara faydası olacak.” diyor.

“İstanbul lüfere hasret kalmasın” kampanyası sözcüsü Defne Koryürek ise Mustafa Kokoş ve Ercan İnan’ın iddialarının bilimsel gerçeklere tamamen aykırı olduğunu ve çinekopun lüferin yavrusu olduğunu, ayrı bir balık olmadığını ve iddia edildiği gibi uzun göçler de yapmadığını söylüyor. Yeşil Gazete’ye konuşan Koryürek şunları söyledi:

“Bu iddialar kesinlikle doğru değil. Lüfer dünyanın pek çok yerinde var ama lokal göç eden bir balık, burada en fazla Alçatı’ya kadar iniyor, daha öteye, Akdeniz’e kadar indiğine dair bir bilgi yok. Elimizdeki verilere göre 2002 yılında dünya çapında 43 bin ton lüfer avlanmış, bu avın 25 bin tonu Türkiye’de yapılmış, Yunanistan’da  ise sadece 100 ton avlanmış. 2009’da ise dünya çapında avlanan miktar 16 bin tona düşmüş, yine Türkiye’de bunun 6 bin tonu avlanmış, Yunanistan yine 100 ton tutmuş. Lüfer geziyor bile olsa ancak canını kurtarır. Bu balığın uzaklara göç ettiğine dair bir bilgi yok. Boğazlarda görülen lüfer ancak Karadeniz, Marmara ve Ege arasında göç ediyor, değil İspanya’ya, Yunanistan’a kadar bile gitmiyor.”

Giderek azalan lüferin soyunun tükenmesini önlemek için açılan kampanyalar sonucunda Tarım ve Köyişleri Bakanlığı lüderin avlanma alt boy sınırını 14 cm!den 20 cm’e çıkarmıştı. Kampanyaları düzenleyen örgütler bu sınırın en az 24 cm olması gerektiğini savunuyor.

(Yeşil Gazete)