Yeşiller Partisi’nden Erdoğan’a ve Davutoğlu’na çağrı

Yeşiller Partisi, Eş Sözcüleri Yüksel Selek ve Ümit Şahin imzasıyla bugün bir açıklama yayınlayarak Başbakan Erdoğan’a ve Dışişleri Bakanı Davutoğlu’na bir çağrıda bulundu. Açıklamada, Türkiye’nin on yıl boyunda üstlendiği En Az Gelişmiş Ülkelerin sözcülüğü görevine atıf yapılarak, Somali’ye olan yaklaşımın yardım ya da insaniyet çerçevesinde değil, bu sözcülüğe uygun olarak küresel adalet çerçevesinde olması gerektiği vurgulandı.

Yeşiller, atılması gereken adımları ise şu şekilde sıraladı:

1-    Afrika’da yaşanan kuraklık ve açlık felaketinin bir talihsizlik olmadığını, bu trajedinin iklim değişikliğinin en ağır sonuçlarından biri olduğunu açıklayın. Dünyanın görmezden geldiği bu gerçeği herkese hatırlatın. İklim borcunu kabul etme konusunda uluslararası topluluğa öncülük yapın, iklim borçlarını ödemeleri için zengin ülkeler üzerinde baskı kurun.

2-    İklim değişikliğini durdurmak için acil ve kararlı önlemlerin alınması konusunda dünyaya öncülük yapacağınızı, Türkiye’nin ekonomi politikalarını fosil yakıtlara bağımlı olmaktan çıkaracağınızı ve karbon dioksit emisyonlarını düşüreceğinizi açıklayın.

3-    Somali’ye yapılacak yardımların günü kurtaracak yardımlarla sınırlı kalmamasını, iklim değişikliğine uyum için gerekli uzun vadeli tedbirlerin ağırlık taşımasını ve bu ekonomik desteğin sürekli olmasını sağlayın.

4-    Kopenhag  2009 ve Cancun 2010 iklim zirvelerinde yoksul ülkelerin iklim değişikliğinden en az zarar görmelerini sağlamak için gerekli uyum politikalarının uygulanmasında harcanmak üzere dünya ülkelerinin oluşturması gereken yılda 100 miyar ABD doları büyüklüğündeki fonun kağıt üzerinde kalmaması ve fonun yönetiminin  yardımdan yararlanacak yoksul Güney ülkeleri tarafından yapılması için uluslararası camiada öncülük yapın.

Açıklamanın tam metni şu şekilde:

Başbakan Erdoğan’a ve Dışişleri Bakanı Davutoğlu’na Çağrı

Başbakan Tayyip Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu bugün kalabalık bir heyetle Somali’ye gittiler. Bu ziyaret Dünya ve Türkiye kamuoyunun dikkatlerini Doğu Afrika’da yaşanan trajediye daha fazla yöneltmeleri için önemli bir girişimdir. Ancak bu girişimin, medyada ziyaret öncesinden başlayarak yaratılan havanın hissettirdiği gibi bir gösteriye dönüşmesi engellenmelidir.

Türkiye, Dünya’nın en az gelişmiş 48 ülkesinin küresel adalete olan ihtiyacını vurgulama konusunda sözcülük görevini üstlenmiş durumda. Hem de bunu bu yıl Birleşmiş Milletler En Az Gelişmiş Ülkeler Konferansı’nın ev sahipliğini yaparak, önümüzdeki 10 yıl için üstlendi. Bu görevin getirdiği sorumluluk konunun ciddiyetine uygun girişimlerde bulunmayı gerektirir.

Kuraklık ve açlığın çoğu çocuk milyonlarca insanın hayatını tehdit ettiği Somali ve Etiyopya da, Türkiye’nin özel bir sorumluluk üstlendiği bu en az gelişmiş ülkeler arasında. Demek ki, Türkiye bu ülkelerin yaşamsal sorunlarına insaniyet çerçevesinde veya yardım hisleriyle yaklaşmakla yetinemez. Konuyu küresel adalet çerçevesinde dünya gündemine getirmek gibi ağır bir sorumluluğu vardır. Ve bu sorumluluğu yerine getiririken tutarlı olmak zorundadır.

Başta Somali olmak üzere, yoksul Afrika ülkelerini yaşanmaz yerler haline getiren kuraklığın en önemli nedeni iklim değişikliğidir. Bu ülkelerdeki açlığın derinleşmesine bu ülkelerdeki eski sömürge geçmişinin, mevcut iç karışıklıkların ve yönetim boşluğunun payı elbette son derece önemli. Ancak iklim değişikliği durdurulmadığı sürece, kuraklık da, açlık da derinleşecek ve başlı başına birer iklim felaketinin sonucu olan bugünkü trajediler ağırlaşacaktır. Bu nedenle günü kurtaran yardımların sorunu çözmesi mümkün değildir. Dünya’nın yapması gereken şey, meseleye küresel iklim adaleti çerçevesinde yaklaşmaktır.

İklim değişikliğine sanayileşmiş zengin Batı ülkelerinin başlattığı karbon dioksit salımları neden oldu. Kömür ve petrole dayalı yaşam biçiminin ve kalkınma anlayışının yayılması, zengin ülkelerin bu aşırı sanayileşmiş fosil yakıt bağımlısı ekonomik sistemden taviz vermemeleri ve hızlı büyüyen ülkelerin bu kervana katılması iklim değişikliğini geri dönülmez hale getiriyor. Türkiye de hızlı büyüyen bir ülke olarak iklim değişikliğinin artmasından giderek daha fazla sorumlu hale geliyor. İklim değişikliğinin ortaya çıkmasında hiçbir kabahati olmayan yoksul ülkelerin ağır bedeller ödemeleri küresel adaletsizliğin en çirkin yüzüdür.

Yaşanan kuraklığın ortadan kaldırılması için yapılması gerekenler günlük yiyecek yardımlarından ibaret olamaz. Uzun vadeli tedbirler için dünyanın acilen harekete geçmesi ve bu ülkelerin iklim değişikliğinin yarattığı olumsuz etkilere karşı uyum sağlaması için yatırımlar yapılması gerekir. Su, gıda, tarım, hayvancılık ve yerleşim yerleri küresel ısınmanın yarattığı yeni şartlara uyum sağlayacak şekilde yeniden düzenlenmelkidir. Bunun için gereken büyük finansmanı başta ABD, Japonya ve Avrupa Birliği ülkeleri olmak üzere Türkiye de dahil iklim değişikliğinden sorumlu olan bütün dünya ülkeleri ödemek sorundadır. Buna iklim borcunun ödenmesi denir.

Dışişleri Bakanı Sayın Ahmet Davutoğlu, küresel adalet kavramını Türkiye’nin dış politikasında ilk kez telaffuz ederek ve En Az Gelişmiş Ülkeler Konferansı’nın ev sahipliğini üstlenerek önemli bir adım atmıştır. Ama iklim değişikliği ve iklim felaketleri görmezden gelindiği, iklim borcu reddedildiği, uluslararası iklim zirvelerinde en az gelişmiş ülkelerin haklarını savunma konusunda öncülük yapılmadığı sürece hem küresel adalet konusundaki duyarlık, hem de en az gelişmiş  ülkelerin sözcülüğü iddiası sözde kalacaktır.

Bu nedenle Türkiye hükümeti olarak Somali girişiminizle birlikte aşağıdaki adımları atmanız çağrısında bulunuyoruz:

1-    Afrika’da yaşanan kuraklık ve açlık felaketinin bir talihsizlik olmadığını, bu trajedinin iklim değişikliğinin en ağır sonuçlarından biri olduğunu açıklayın. Dünyanın görmezden geldiği bu gerçeği herkese hatırlatın. İklim borcunu kabul etme konusunda uluslararası topluluğa öncülük yapın, iklim borçlarını ödemeleri için zengin ülkeler üzerinde baskı kurun.

2-    İklim değişikliğini durdurmak için acil ve kararlı önlemlerin alınması konusunda dünyaya öncülük yapacağınızı, Türkiye’nin ekonomi politikalarını fosil yakıtlara bağımlı olmaktan çıkaracağınızı ve karbon dioksit emisyonlarını düşüreceğinizi açıklayın.

3-    Somali’ye yapılacak yardımların günü kurtaracak yardımlarla sınırlı kalmamasını, iklim değişikliğine uyum için gerekli uzun vadeli tedbirlerin ağırlık taşımasını ve bu ekonomik desteğin sürekli olmasını sağlayın.

4-    Kopenhag  2009 ve Cancun 2010 iklim zirvelerinde yoksul ülkelerin iklim değişikliğinden en az zarar görmelerini sağlamak için gerekli uyum politikalarının uygulanmasında harcanmak üzere dünya ülkelerinin oluşturması gereken yılda 100 miyar ABD doları büyüklüğündeki fonun kağıt üzerinde kalmaması ve fonun yönetiminin  yardımdan yararlanacak yoksul Güney ülkeleri tarafından yapılması için uluslararası camiada öncülük yapın.

Sayın Başbakan ve sayın Dışişleri Bakanı’nı Somali girişimleri boyunca siyasi şovdan uzak durmaya, uzun vadeli, gerçekçi ve küresel gerçeklere uygun bir dille dünyaya öncülük yapmaya çağırıyoruz. Bugünkü Somali ziyaretinizin anlamlı bir sonuç vermesi başka türlü mümkün değildir.

19 Ağustos 2011
Ümit Şahin – Yüksel Selek
Yeşiller Partisi Eşsözcüleri