Seçim 2011: Yeşil adaydan Çernobil mesajı

Muğla’dan bağımsız milletvekili adayı olan Şehbal Şenyurt arınlı Çernobil faciasının 25. yılı nedeniyle bir mesaj yayınladı. Emek, Demokrasi ve Özgürlük Bloku içinde bağımsız yeşil aday olarak seçimlere katılan Arınlı, mesajında “yok ederek, zehirleyerek kalkınma suçunu işlemeyeceğiz ve bu suçu işleyenlere ‘hayır’ demeye devam edeceğiz.” dedi.

Şehbal Şenyurt Arınlı’nın yayınladığı Çernobil mesajı şöyle:

Sevgili Dostlar,

Çernobil nükleer felaketinin ardından başta Karadeniz bölgesinde yaşayan insanlarımız olmak üzere coğrafyamızda yaşanan kanser, sakat doğumlar ve diğer sağlık sorunları ile kaybettiğimiz insanlarımızı unutmadık. Kazım Koyuncu’nun sesini, sözünü, müziğini unutmadık.

Sanayi devriminden bu yana ‘tüketim’ üzerine kurgulanmış yaşam önermesiyle hoyratça ‘kullanılan’ doğamız, artık bizi yeni bir yaşam tarzı önermesine çağırıyor.

Sadece insanı merkez almayan ve doğanın, diğer canlıların yaşam haklarını tanıyan, ‘türcülüğün reddedildiği; temel ihtiyaçlarımız kadar tüketim; tükettiğimizi doğaya iade’ felsefesi üzerine kurulacak bir yaşam biçimi.

‘Yarışma’ değil, ‘dayanışma’ ilkesi ile beslenen; doğa, insan ve tüm canlı haklarını gözeten bu yaşam biçimi önermesinde yeni Çernobillere, Akkuyulara ihtiyaç yoktur. ‘Gelişiyoruz, kalkınıyoruz, enerjimiz yetmiyor’ diyenlere karşı söyleyecek çok sözümüz var.

Bizler ‘havamızı, topraklarımızı, suyumuzu zehirleyerek canlı türlerini tehdit eden, yok eden bir kalkınma istemiyoruz.’ Yok ederek, zehirleyerek kalkınma suçunu işlemeyeceğiz ve bu suçu işleyenlere ‘hayır’ demeye devam edeceğiz.’

Bizlere öğretilenin aksine, doğa ‘yarışmacı’ değildir; ‘dayanışma’dan yanadır. Güneşimiz, rüzgârımız bizimle dayanışma içindedir. Yenilenebilir enerji ve diğer doğa ile barışık enerji modelleri ihtiyaçlarımızı karşılamaya yeterlidir.

Son olarak Japonya’da yaşanan deprem ve tsunamiye bağlı olarak “Fukuşima Nükleer Santrali”nde olanları hep birlikte gördük. Buradaki patlamalar ve radyoaktif sızıntının etkileri daha yıllarca sürecek.

Tüm bunlardan ders çıkarmayan “nükleerci lobi”, nükleer santrali evdeki tüp gaza indirgeyerek Sinop’a, Mersin’e ve Trakya’ya nükleer santral yapmayı planlıyor.

Doymak bilmeyen kar hırsı ile, Anadolu’ya can veren derelerimiz HES adı altında şirketlere satılıyor; termik santraller, maden aramaları ve sanayi atıklarıyla doğal yaşam zehirleniyor; ormanlar, meralar ve tarım alanları şirketlerce yağmalanıyor…

Biz doğadan, tüm canlılardan ve yaşamdan yana olduğumuz için yapılması planlanan nükleer santrallere karşı çıkıyoruz ve her zaman da çıkacağız.

Doğanın doğurgan yüzü ‘dişil’ dil üzerinden hayata bakan bir kadın arkadaşınız olarak üstlendiğim sorumlulukla sizlere insan türünün, doğaya, başka türlere uyguladığı eziyet, işkence, zulüm ve soykırıma karşı durmaya; ‘kalkınma gerekçesiyle dayatılan ‘zehirli fayda/zehirli enerji’ye karşı sizlerle birlikte mücadeleye devam edeceğimi bilmenizi isterim. Bu mücadeleyi yasal zemine taşımak hem görevimiz hem de hakkımızdır.

Kazanan doğa, kazanan biz olacağız.

Dirmil, 26 Nisan 2011

(Yeşil Gazete)