ManşetTürkiye

Devrimci Karargah davası başladı

SDP ve Toplumsal Özgürlük Platformuna yönelik başlatılan Devrimci Karargah davası Besiktaş’ta bulunan İstanbul Adliyesi’nde başladı. Çok sayıda siyasi parti, stk, kişi ve kurumların izleyici olduğu davaya Akın Birdal, Sebahat Tuncel, Ferhat Tunç, Levent Tüzel, Mustafa Avcı, Sırrı Süreyya Önder, savunma avukatları Ergin Cinmen, Ercan Kanar, Yeşiller Partisi adına Eşsözcü Yüksel Selek ve Parti Sekreteri Hüseyin Güngör, TKP, ÖDP, ESP, SP Genel Başkanları katıldı.

Duruşmada sanık avukatları söz alarak öncelikle bu davanın Hanefi Avcı davasından ayrıştırılmasını, mahkemenin açık bir hukusuzluğa yol açmamasını talep ettiler. SDP’nin yasal bir siyasi parti olarak Devrimci Kargah adlı örgütle örtusen, felsefi, ideolojik ilgisi olmadığını, fiiliyatta bu durumun açık olduğunu, Ergenekon’un hedefi olan devrimcilerin uydurma gerekçelerle karalanmaya çalışıldığı davanın, Hanefi Avcı davasıyla birleştirilmemesini istediler. Sorgulama yapılmadan karar verilmesi hukusuzluktur diyen avukatlar, sanıkların masa başında uydurma delillerle tutuklu bulunduklarını, mahkemece alınmış bir ifadelerinin olmadığını, polis ifadelerine dayanılarak tutuklu kalmalarında ısrar edildigini savundular. Acilen mahkeme heyeti tarafından iddianamenin okunmasını, sanıkların sorgu ve savunmalarının yapılması gerektiği, sanıkların suçlarını dahi bimeden 4 aydır tutuklu kaldıklarını, yargılama usulu olarak 1789 ‘dan bile geri bir noktaya düşürüldüğü iddia edildi. ”Mahkemece sorgulama yapılmadan kişi hak ve özgürlüğü gaspedilmiştir, savunma esastır” diyen avukatlar delillerin ortaya konulmasını talep etti. Eğer bu dava delil yokluğuna rağmen Devrimci Karargah davasıyla birleştirilirse siyasi partilerin, toplantı ve gösteri hakkının büyük yara alacağını, her kesin suçlu duruma düşeceği baskıcı bir sistemin oluşacağıını ileri süren avukatlar, iddianamenin sipariş üzerine masa başında hazırlandığı konusunda ısrar ettiler.

Duruşmada Hanefi Avcı’nın avukatları da benzer gerekçelerle davanın birleştirilmemesini, müvekillerinin yazdığı kitap nedeniyle uyduruk gerekçelerle tutuklu bulunduğunu söyledier.

Daha sonra söz alan sanıklardan Tuncay Yılmaz, Sultan Seçim Kubilay, Oğuzhan Kayserilioğlu ve Necdet Kılıç devrimci mücadeleyi benimsediklerini, geçmişte bunun bedelini ödediklerini gerekirse bir daha ödeyeceklerini, son tahlilde demokratik siyaseti tercih etmiş olduklarını, ancak Hanefi Avcı gibi kendilerine işkence yapmış birisiyle aynı davada yargılanmak istemediklerini, haklarında uyduruk deliller ileri sürüldüğünü ”suçluyorsanız hiç olmazsa doğru dürüst delil koyarak yargılama yapılmasını talep ettiler.

Hanefi Avcı’da söz alarak 35 yıl emniyette calıstığını, bu davada yargılananların Devrimci Karargah örgütü ile yöntem, ideoloji ve felsefe bakımından benzerlik olmadığının açık oldugunu, kendi davasının da aynı durumda olduğunu, ayrılmasını talep etti.

Dava devam ederken Sıra Kimde İnisiyatifi Barbaros Meydanı’nda basın açıklaması yaptı.Daha sonrasında davaya destek olmak amacıyla gelmiş parti ve kurum temsilcileri birer konusma yaptılar. Yeşiller Partisi adına konuşan Hüseyin Güngör, “Kimin yargılayan kimin yargılanan belli olmayan bir dava sürecine tanık olduklarını, siyasi saiklerle davanın görüldüğünün açık olduğunu, sözun bittigi yerde yapılması gerekenin milliyetçi-muhafazakar cepheye karsı 3. bloğun detseklenerek yeni bir demokratik geleneğin önünün açılması gerektiğini söyledi.

(Yeşil Gazete)

Kategori: Manşet