Köşe Yazıları

Pantani’nin kotu kumlu muydu

İtalya’nın ünlü jean üreticisi Carrera 1984’te bir bisiklet takımı kurdu.

Marco Pantani, Stephen Roche, Claudio Chiappucci, Andrea Tafi gibi adamların taşıdığı Carrera forması yıllarca başarıdan başarıya koştu.

Hatta Özbek abimiz Djamolidine Abdujaparov bile giydi o “kot görünümlü” formayı.

(Bakmayın siz harf kalabalığına; bildiğimiz Cemalettin Abdülcabbaroğlu’dur asıl adı.)

Marco Pantani hakkında çok cümle kurmaya gerek yok. Rahmetli ‘Korsan’ gök kubbemizde hoş bir sadâdır.

Stephen Roche, hem İtalya hem de Fransa Turu’nu aynı sene kazanan nadir adamlardandı. Şimdi Eurosport’ta yorumlar yapmaktadır. (Evet evet aynı bizim gibi. Standart farkı böyle bir şey olsa gerek. İngiliz seyircisi onu, Türk seyircisi bizi dinlemekte. Abdurrahman Çelebi bisiklette de hizmetinizdedir.)

Chiappucci büyük bir şampiyon değildi. Ama yokuşçuluğu ve sempatisiyle sevilen bir adamdı. Sanki yarışmak için değil, eğlenmek için yapardı bu işi.

Carrera bisikletçilerinin giydiği formalar, malzeme olarak diğer takımlarınkinden farklı değildi. Onlar da polyesterdi ama kot görünümü kazandırılmıştı. Ve aynı bir kot gibi yer yer ağartılmış bir görünümleri vardı.

***

Bendeniz uzun yıllar kot pantolonların üretimden öyle çıktıklarını zannettim. Sonradan ağartıldıklarını ve bunun sadece ‘estetik’ için yapıldığını öğrendiğimde çok şaşırmıştım.

Daha sonra bu ağartılma işleminin nelere mal olduğunu öğrenince şaşkınlığım yerini öfkeye bıraktı.

Biz ağartılmış kot giyelim diye birilerinin hayatı kararıyordu. (Kürk giymekten ne farkı var böyle bir şeyin?)

Bir kompresörle kotun yüzeyine püskürtülen silika kumu, solunduğunda ölümcül silikozis hastalığına neden oluyor, akciğerler iflas ediyor ve ne yazık ki tam bir tedavi mümkün olamıyor.

Binlerce gencecik insan bu hastalıkla pençeleşirken, aralarından her gün biri göçüp gidiyor.

Nerdeyse tamamı güvencesiz çalıştırıldığı için, ihtiyaçları olan tedaviyi göremedikleri gibi, ileriye dönük bir garantileri de yok.

Aylardır Ankara yollarını aşındıran Kot Kumlama İşçileri Dayanışma Komitesi, soruna çare arıyor.

En son 11 kasımda Çalışma Bakanı Ömer Dinçer’le görüşen komite üyeleri, toplantıdan ihtiyatlı bir iyimserlikle ayrıldılar.

O ihtiyatın yersiz olmadığı birkaç gün sonra anlaşıldı. Bakan Dinçer’in basın toplantısında ‘müjde’ olarak duyurduğu düzenlemeler mevcut durumdan daha iyi şartlar sağlamıyor, bilakis geriye götürüyordu.

Dayanışma Komitesi hemen kamuoyuna ve milletvekillerine açık bir mektup kaleme aldı:

“…Önümüzdeki günlerde görüşülecek silikozis hastası kot kumlama işçileri ile ilgili düzenlemenin, yıllardır haklarını arayan hasta kot işçileri için tam bir hayal kırıklığı olduğunu bilmenizi isteriz…

Önerilen düzenlemede silikozis hastaları, yoksul özürlülerin yararlandığı 2022 Sayılı Kanun’a dâhil edilmektedir. Bu haliyle düzenleme, işçileri maluliyet haklarından çok daha geride olan “özürlü” kategorisine dâhil etmekte; yalnızca var olan yasada 100.00/300.00 TL’lik özürlü maaşını alabilmesi için gerek koşulan “yoksul” ibaresine “silikozis hastalığı” ibaresi eklenmektedir. Oysa zaten hasta kot işçileri kaybettikleri işgüçlerinin sonucu olarak düştükleri yoksulluk nedeniyle bu kanundan faydalanabiliyorlar…

Bu bir hak verme değil; tam tersi, var olan hakkı geri almaktır…

Komisyondaki görüşmelerde, sunulan tasarıda özürlülük için ifade edilen koşulların maluliyet için de kabul edilmesi yönünde çalışma yürüterek artık kangren haline gelmiş bu sosyal felaketin sonuçlandırılması sürecinde destek olacağınıza inanıyor, saygılar sunuyoruz…”
www.kotiscileri.org

***

Profesyonel bisikletçilerin ciğer kapasiteleri ‘normal’ bir insanınkinin ortalama iki katıdır diye bilinir.

Silikozis hastalarının ciğer kapasitesi?

Derin bir sessizlik.

www.aydancelik.com