Çevreciler vatan hainliğine devam ediyor hala – Yunus Muluk

Köylü milletin efendisidir. Efendisidir efendisi olmasına da efendiliğin de bir sınırı var elbet. Öyle köyünden filan çıkamazsın, konuşamazsın da. Hukuk filan da bilmemelisin. Karadenizli köylüler gibi HES’lere karşı olursan,  Bergamalı ve Ulukışlalı gibi siyanürlü altın aranmasına karşı olursan, Gerzeli, Erzinli köylüler gibi termik santrallere karşı olursan; Hasankeyfli köylüler gibi Ilısu Barajına karşı olursan; Kaz dağlarındaki köylüler gibi maden şirketlerine karşı gelirsen Allah muhafaza köylülükten çıkarıverirler. Bir bakarsın ÇEVRECİ olmuşsun. Hele Munzurlu veya Hasankeyfli isen TERÖRİST bile oluverirsin. Bir adım sonra da VATAN HAİNİ yaparlar insanı. Efendilikle vatan hainliği arasındaki böyle ince bir çizgide gezer yurdum köylüsü.

Çevre Bakanı Eroğlu dün, daha önce defalarca yapıldığı gibi çevrecileri “vatan sevmezlik”, “Enerji bağımsızlığı istemezi” ve “rüşvetçilik” ile suçladı… Bakanın açıklamaları belli ki bazı çağrışımlar yaptırmaya yönelikti. Ben de onun çağrıştırdıklarının peşinden gitsem çevreci yanım ne der acaba?  Açıklamar iki soru getirdi aklıma. İlki “kim bu çevreciler?” Bakanın çağrıştırdığı cevap:  Hani Türkiye’nin enerji bağımsızlığını istemeyen insanlar olduklarına göre ajan filan olmalılar ya da ajanların kandırdığı Hemşinli, İkizdereli köylüler…vb. Aslında, biz yanlış yapmıyoruz, bizim yaptığımız tüm politikalar doğru biz doğayı yok etmiyoruz. Hatta çevrecilere çevrecilik dersi verecek kadar doğaya özen gösteriyoruz ama bizim enerji bağımsızlığımız dış güçler tarafından engelleniyor. Görüldüğü üzere sorunun kaynağı ülke dışındadır. Çevreci yanım biliyor ki bu insanlar ne ülke dışından geldi ne de uzaydan. Sadece yüz yıllardır atasından öğrendiği doğayla barışık yaşamı korumaya çalışan yurdum insanları. Soru iki: Ne yapmış bu çevreciler? Çevre Bakanı öyle bir çıkış  yapıyor ki sanırsınız HES inşaatlarını sabotajlamışlar ya da hukuk dışı yöntemler kullanmışlar. Hükümetlerin politikalarından en çok zarar görmesine rağmen bu bağımlılığından hiç vazgeçmemiş Türkiye  köylüsü ile şiddet karşıtı çevreci politikalar bir araya gelince ne yapmış olabilir ki diye düşünüyorum. Tasavvuru bile felaket: Hukuki yöntemleri kullanmışlar. Kültür ve Tabiat Varlıkları Konuma Bölge Kuruluna başvurmuşlar, bir de üstüne üstlük kurul taleplerini uygun bulmuş. Kesin kurulu etkilemişleridir. Yapar bu vatan hainleri herşeyi yapar…

Çevrecilerin daniskaları 1700’den fazla HES projesinin, 50 civarı termik santralin, en az 2 nükleer santralin yapımına soyunmuş, sayısız maden arama girişimini desteklerken, Hasankeyf, Allionai gibi binlerce arkeolojik alan barajların altında bırakırken, GDO’lu ürünlerin kullanımında tüm yasal engeller kaldırırken, 3. köprü projesi ile 2 milyon ağacı yok ederken, kısacası Cumhuriyet tarihinin en büyük doğa saldırısını gerçekleştirirken susmasını istiyor köylüsünün. Yoksa bir bakarsınız Başbakan’ın dediği gibi boş vakit geçiren çevreci, Çevre Bakanı’nın dediği gibi de vatansevmez ve rüşvetçi olmuşlar.

Yunus Muluk