Yeşiller: Referandum Bitti, Asıl Mücadele Şimdi Başlıyor

yesiller_partisi_amblemi_webYeşiller Partisi eş sözcüleri Yüksel Selek ve Ümit Şahin referandum sonuçlarıyla ilgili bir basın açıklaması yaptı. Açıklamada “bunun olumlu bir değişimin başlangıcı olmasını istiyorsak gerçek anlamda yeni, demokratik ve özgürlükçü bir sivil anayasa için derhal çalışmaya başlamalıyız” dendi. Yerindelik denetiminin anayasaya girmesinin çevre davalarını etkilemeyeceği de vurgulanan konular arasında. Açıklama şöyle:

“Anayasanın 21 maddesi değişti. Hayırlı olsun. Bu değişiklik sonucunda Türkiye’ye eksiksiz demokrasinin geleceğini sananlar varsa, kısa sürede meselenin bu kadar basit olmadığını anlayacaklardır. Aynı şekilde bunun bir AKP darbesi olduğunu düşünenler de yanıldıklarını görecekler. İktidarın gücü yarın dünkünden çok da farklı olmayacak. Eksiksiz demokrasi de, iktidarın gücünü kontrol etmek de her şeyden önce toplumsal mücadele sonucunda elde edilecek kazanımlarla mümkündür. Ve önemli olan seçimle gelen iktidarın seçimle gitmesidir. Demokrasinin bu en temel kuralını işletmek de bizim elimizde.

Keşke AKP gerçekten de 12 Eylül anayasasındaki bütün antidemokratik maddeleri temizleyecek bir anayasa değişikliği getirseydi. Ne var ki demokrat olmak bir çoklarının sandığının aksine yasa maddelerinde ufak oynamalar yapmaktan çok bir ilke ve samimiyet meselesidir.

Dün kabul edilen değişikliklerle artık darbe anayasasından kurtulduğumuz ve yeni bir Anayasa’ya sahip olduğumuz iddiaları da gerçekten uzak. Mevcut mini paketin kabul edilmesiyle sadece yargıyla ilgili iki konuda ciddi değişiklikler yapılmış, diğer maddelerde ise birkaç cümlelik oynamalarla yetinilmiş durumdadır. Yargı reformu diye sunulan iki madde de ne yazık ki yargıyı bağımsızlaştırmaya yetmiyor. Sivillerin askeri mahkemelerde yargılanmasına son verilmesi gibi bir iki olumlu kazanım da elimizdekinin hala cuntacılar tarafından yazılmış bir askeri anayasa olduğu gerçeğini değiştirmiyor. Üstelik sadece anayasa değil, başta siyasi partiler yasası, seçim sistemi ve YÖK olmak üzere en önemli 12 Eylül kurumları sapasağlam ayaktayken…

Çevre hareketi tarafından uzun süredir tartışılan 125. madde değişikliğine gelince… Bu değişiklik idare mahkemelerinin yerindelik denetimi yapamayacağı kuralını anayasa maddesi haline getirdiyse de, bunun malumun ilâmı olmaktan başka bir anlamı yoktur. İddia edildiği gibi bu değişiklik doğa yıkımına neden olan ve kamu yararına aykırı olduğu için iptal edilen yatırımların durdurulmasına yönelik hukuk mücadelesini etkilemeyecektir. Çünkü bugüne dek kazanılan davalar yerindelik denetimiyle değil hukuka uygunluk denetimiyle kazanılmıştır ve AKP’nin bu değişikliği yaparken böyle bir niyeti olsa da hukukun temel ilkeleri açıktır.

Yürürlüğe giren anayasa değişikliğinin en olumlu sonucu olan Geçici 15. maddenin kaldırılmasının ise hemen bugünden başlayarak sonucunu vermesi gerekiyor. Kenan Evren ve arkadaşları derhal yargı önüne çıkarılmalıdır. Hükümetin bir bahane bularak işi yokuşa sürmesi samimiyetsizliğinin yeni bir delili olacaktır. Çünkü bugün artık 12 Eylül darbecilerini yargılamanın önünde hiçbir anayasal engel kalmamıştır ve toplum hiçbir zaman olmadığı kadar hazırdır. Tüm demokrat güçlerin darbecilerin yargılanması için bugünden tezi yok tam saha baskıya başlaması gerekiyor. Umarız 12 Eylül’le hesaplaştıklarını iddia eden AKP’liler de bu baskıya katılırlar ve bu iddialarının referandumu kazanmak için uyguladıkları bir taktik olduğu düşüncemizi yanlış çıkarırlar.

Anayasada yapılan, çoğu ciddi reformlar olmaktan uzak bu kısmi değişikliklerin ve yanlışlarla dolu hazırlık ve kabul sürecinin gerçekten olumlu bir değişimin başlangıcı olmasını istiyorsak gerçek anlamda yeni, demokratik ve özgürlükçü bir sivil anayasa için derhal çalışmaya başlamalıyız. 2011 seçimlerinden sonra AKP’nin yine kazanmasının ve yine kimseye sormadan kendi keyfine uygun yeni bir anayasa hazırlamaya kalkmasının önüne geçmeliyiz.

Referandumdan önce de defalarca vurguladığımız gibi öncelikle siyasi partiler ve seçim yasası derhal değiştirilmeli, seçim barajı tamamen kaldırılmalı, kısa süre sonra yapılacak genel seçimlere gerçek bir özgürlük ortamında girilmelidir. Yeni oluşacak parlamento ancak bu şekilde tüm toplumun katılımını sağlayan yeni bir anayasa hazırlayabilir.

Bugün önümüzdeki en büyük mücadele alanı demokrasi konusunda samimiyet testlerinin çoğunda sınıfta kalan, Kürt sorunuyla ilgili başlattığı açılımı beceremeyip sorunu katmerleştiren, hukuk devletini kendi sınırsız iktidar kullanımının önünü açmanın bir aracı sanan ve ülkenin doğasını da, sosyal devleti de geri dönüşsüz bir yıkıma uğratan bu doğa düşmanı, muhafazakar, neo-liberal AKP iktidarına son vermektir.

En fazla 8-9 ay içinde yapılacak olan 2011 genel seçimleri için süreç bugün başladı.

Türkiye’nin bir dönem daha AKP iktidarına tahammülü yoktur. Ancak bütün demokrasi güçleri bu gerçeği fark ederse başarıya ulaşabiliriz.

13 Eylül 2010

Yüksel Selek – Ümit Şahin
Yeşiller Partisi Eş Sözcüleri”