Herkes Cambaza Bakıyor

Herkes cambaza bakarken AKP hükümeti toplumu 3. köprü projesinecamhazırlıyor. İstanbul’un son ormanlık alanlarını rant uğruna otomobil uygarlığının hizmetine sunuyor.

Herkes cambaza bakarken AKP hükümeti Babacan’ın sunduğu 10 yıllık  ” Mali Kural ” paketini cilalayarak sunuyor.

10 yıl boyunca tarımda yapısal sorunlara çözüm öneren, istihdam arttırıcı, toplumdaki gelir dağılımın daha adil hale getirecek hususlar hiç dikkate alınmamış.

Herkes cambaza bakarken AKP hükümeti bu arada Rusya ile nükleer işbirliği anlaşması imzaladı, 10 gün içinde de Meclise sevkedecekler. Geri dönüşü olmayan noktaya çok yakınız.

Bütün bunlar olur biterken muhalefet partileri de cambaza bakıyorlar.

Haydi CHP’nin mazereti var diyelim, ne de olsa bu seferki cambaz onlardan cam2çıktı.

MHP ve BDP için bütün bu olup bitenlerin hiç mi önemi yok ?

Yeşiller olarak bir yandan Meclis içi muhalefetin bu aymaz tavrını teşhir ederken kendi politikalarımızı ve çözüm önerilerimizi bir an önce geliştirmeli ve kamuoyuna duyurmalıyız.

3. köprü mevcut hükümetin para ve kardan başka hiç bir değer tanımayan politikalarını teşhir etmek için en iyi fırsatlardan birisi…

Nükleer enerji konusunda da öncelikle ihale sürecinin ve ücretlendirmenin yanlışlığını vurgulayacak  bir hazırlık yapmalıyız ve bu konuda ön almalıyız. Örneğin Almanya’da alım garanti fiyatı olan 7 cent yerine  yapılan anlaşmanın bunun iki katı olduğunu (12,5 cent) biliyoruz. Yani mevcut hükümet yüzsüzce  halka iki kat fiyatla elektrik satmaya çalışmaktadır. Ve konu kamuoyuna öyle bir sunulmaktadır ki sanırsınız AKP hükümeti sonu gelmez marifetlerine bir yenisini ekledi !

Üstelik hepimiz biliyoruz ki nükleer enerji sadece pahalı oluşu nedeniyle değil, atık sorununun çözümlenmemiş oluşunun yanı sıra güvenli olmadığı onlarca kez görülmüş ve sırf bu yüzden bile terk edilmesi gereken bir enerji elde etme biçimidir. Bu santraller yeni teknoloji yalanlarına da karnımız tok. Atom bombasının üstüne çaydanlık koyup, ısınan sudan enerji elde etmenin neyi yeni  teknoloji olabilir ki…Ayrıca ülkemizin nükleer santral yapılması mümkün bölgelerinin hemen tamamı deprem kuşağında ve atom bombasını üstüne bir de deprem bombasını koyunca bak bakalım yeni teknoloji bizi kurtarır mı?

Umarım bir şeyler yapar bu aymazlığa dur deriz. Çünkü yapılan anlaşmadan da anlaşıldığı kadarıyla sadece bizim değil bizden sonraki nesillerin de ağır yükümlülük altına sokulduğu yeni bir nükleer macera başlamak üzere…

Mahmut Boynudelik

Share on Facebook0Tweet about this on TwitterShare on Google+0Share on LinkedIn0Email this to someonePrint this page