Daniel Cohn-Bendit: "Siyasal Bir Kooperatif İcat Edelim!"

Fransa Yeşiller Partisi’nin önde gelen isimlerinden biri olan Daniel Cohn-Bendit 22 Mart 2010 tarihli Libération gazetesinde “Siyaset Değiştirmek İçin Siyaseti Değiştirelim” başlıklı bir çağrı yayınladı. Ahmet İnsel de Radikal 2’de bu çağrıyı kısmen özetleyen bir yazı yazdı*.

Çağrıda vurgulanan başka noktaların da kaybolmaması adına bu çağrının tamamının çevirisini yayınlıyoruz:

Siyaset değiştirmek için siyaseti değiştirelim

Tarihsel bir dönemeçteyiz. Siyasal ekolojinin, Avrupa genelinden yerel bölgelere kadar Fransız siyaset sahnesinde bir süredir özerk bir yeri var. Ama toplumlarımızın cevap vermek zorunda olduğu sorunların şiddeti karşısında daha sağlam adımlar atmamız mutlak bir zorunluluktur. Zamanı yakalamamız ve Kopenhag ya da başka yerlerde kendi küçük çıkarlarından vazgeçemediği için hiçbir şey yapmayanların sorumsuzluğu olarak adlandırdığımız eleştiriyi boşa çıkartmamamız için tarihle olan randevumuzu onurlandırmamız gerekiyor. Kendini iktidar oyunlarının sterilliğine ya da yarış halindeki egoların şiddetli fırtınasına kaptırmadan kolektif konumlanmalara izin veren ve ekoloji projesini taşıyabilen, hem zaman içinde kalıcı hem de esnek olabilen bir yapıya ihtiyacımız var.

Açık olalım: siyasal ve sosyal yenilenme dinamiğini parti aygıtlarına terk etmekten bahsetmiyoruz. Bu bizi yok olmaya götürür. Daha önce bunun sıkıntılarını çektik ve hayal kırıklığına uğradık. İyi biliyorum ki seçimlerin sınırlı süresinin de baskısıyla, hareketimizin biçimi sorununu uzun süre boyunca gerçekleşmemiş bir rüya noktasında bıraktık. Ekoloji Avrupa, basit bir seçim işareti ile tamamen sanal bir ağ arasında, herkesin kendisini düşündüğü bir proje olarak kaldı. Üstelik bölgesel seçimlerin ilk turunda listelerimizle ilgili olarak ortaya çıkan çelişkili sonuç, söylenenleri basit bir açılış taktiğine indirgeyerek onları uygulamakla yetinenlerin karşısında, topluluğun ruhuna saygı duyanların başarılı olduğunu ortaya koyuyor. Toplumun dönüşümünü gerçekleştirmek için,  siyasal ekolojiyi mevcut durumu yadsımadan yeni bir bedende, tam olarak ortaya konmamış, bambaşka bir siyasal biçimde oluşturma zamanıdır.

Çekimserlik, popülizm, oy avcılığı… Bu seçimler gösterdi ki: siyaset ile toplum arasındaki mesafe on yıllardır gittikçe açılıyor. Kökleri artık toprağa hiç değmeyen temelsiz parti mantığı ile doğayla ve maruz kaldığı iktidar biçimleri ile ilgili bir yanılsamaya sahip olmayan, etkin, değişken ve yaratıcı bir toplum arasında derin bir demokratik boşanma söz konusu.  Dünün siyasal partileri, sitenin gerçek birer toplumsallaşma ve öğrenme mekanlarıydı. Ama bugün çoğunlukla toplumdan yalıtılmış, iktidarca işgal edilmiş katı mantıklarca sterilleşmiş, düşünmekten ve sosyal değişime eşlik etmekten ve dahası ona katkıda bulunmaktan uzak yapılar haline gelmişlerdir.

Askeri nizamda işleyen ya da devrimle aydınlanmış allı yeşilli öncü parti geçmişte kalmıştır. Sanayi devriminin ürünleri ve cisimsiz makineler olarak tasarlanan partiler, iktidar nesnesi olmaktan kurtulamazlar. Tıpkı Formula 1 yarışçıları gibi bu siyasal mekanizmalar da çok karmaşık olabilir ve kendi aralarında yarışabilirler. Ama gittikçe azalan seyirci sayısıyla sürekli aynı parkurda dönüp durmaktan kurtulamazlar.

İnşa etmemiz gereken siyasal hareket, geleneksel bir partiye benzeyemez. 21. yüzyılın meseleleri,  dönüşümü ve siyaseti de içine alan biçimlerin yeniden bir araya getirilmesini gerektiriyor. Demokrasi için çoğunluğa ve onun bileşenlerinin tekilliğine saygı duyan bir organizasyon gerekli. Sosyal ve kültürel biyoçeşitlilik, doğrudan deneyimlerin ve fikirlerin yaşamsallığı sayesinde ortaya çıkıyor. Bilgi toplumu aşamasında sosyal dönüşümü düşünen ve gerçekleştiren bir siyasal organizasyon türüne ihtiyacımız var. Fikirleri devralan, onları taşıyan ve toplumsal bedenin diğer parçalarından yararlanan verimli bir organizasyon düşlüyorum. Pratikte güncel siyaset, yurttaşları teknokratik akılcılık ya da popülist duygular adına Siteden mahrum ederek onları kendine mal eder. Hem sivil toplumu “yeniden siyasallaştırmak” hem de siyasal toplumu sivilleştirmek ve siyaseti mülk sahibi sisteminden serbest yazılım sistemine taşımak gereklidir.

Yeşillerin 25 yıldır Fransız siyasal hayatında savunduğu ve ortaya koyduğu fikirlerin önemini yadsımıyorum. Bununla birlikte klasik parti biçimi artık hem toplumlarımızın yeni gereksinimlerine uygun değildir, hem de ekolojist düşüncesinin temel ilkesi olan anti-otoriter kültürümüzle er ya da geç çatışacaktır. Ne parti makinesi, ne parti girişimi, tüm bunların yerine birlikte “Siyasal bir kooperatif” icat etmeyi öneriyorum. Bundan da anlam üretmeye, siyasal anlamı ve stratejik kararları iletmeye kadir bir yapıyı anlıyorum. Bu kooperatif herkes için hareketin ortak mülkiyetini güvence altına alacak ve herkesin siyasal faydalardan karşılıklı olarak yararlanmasını sağlayacaktır. O, siyasal  katılıma ve düşünüme yeniden anlam veren bir araçtır.

Bu kooperatifin amacı, 2012 seçimlerinin ihtiyaçlarına kolektif olarak cevap verebilmek olduğu kadar, toplumun büyük sorunlarını karşılamaktır da… Onun son şekli henüz tam olarak belirlenmemiştir. Çerçeveyi, yapıyı ve stratejiyi belirleyecek olan bu kooperatifin üyeleridir. Bu tartışmanın ucu açık olmalıdır. Bunun için “22 Mart-Avrupa Ekoloji Kolektifleri” bileşimine çağrı yapıyorum. Her türlü antidemokratik merkeziyetçilikten kaçınmak için, ister bölgesel ister yerel bir temele dayansın, bu kolektiflerin www.europeecologie22mars.org sitesi üzerinden yürütülen gerçek bir siyasal ekoloji arenası olması gerekiyor.

Hareketin yapılanması üstüne düşünen bu kolektiflerin temel görevi, yerini bir Kooperatifin oluşumuna bırakacak olan geçici bir aşama olmalıdır. Bu Kooperatiflerin ortaya çıkacakları süre boyunca, dernekler, sendikalar, hatta siyasal partilerde bulunanların ikili aitlik durumuna saygı gösterilmesi gerekir. Çünkü yeşil, sosyalist, komünist, kap 21** ya da herhangi bir gruba ait birisi bu kolektif dinamiğin bir parçası olabilir. Bir kez daha söylüyorum, nereden geldiğimiz değil, birlikte nereye gittiğimiz önemlidir. Bizi güçlü kılan, bir araya gelişimizin ruhu, ortak bir alternatif iyi inşa etme istencimizdir.

O an geldi. Kooperatifin her üyesi, onun doğuşuna demokratik olarak onay vermek için oy verecek. Şu ana kadar Ekoloji Avrupa sınıflandırılamaz bir siyasal nesne olmakla yetindi. Olgunlaşma meselesi eski siyasal kültürleri aşan gerçek bir özerk ekolojik siyasal özneye dönüşme meselesidir.

* Ahmet İnsel’in ilgili yazısı şuradan okunabilir:  http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalEklerDetay&ArticleID=988208&Date=08.04.2010&CategoryID=42.

** Corinne Lepage’ın kurduğu ve yönettiği Cap 21, cumhuriyetçi bir ekoloji perspektifini savunan ekolojik reformcu bir partidir. Ayrıntılı bilgi için: http://www.cap21.net/index.php

Çeviri: dostlarcemaati.blogspot.com