Acil Barış Acil Demokrasi

Acının Adil Paylaşımı – Şiddetsiz Çözüm

Ölenler kendileri ölmediler öldürüldüler.   Şiddet onları aramızdan aldı. Şimdi de şiddet geri getiremez.

Olanları olmamış gibi yapamayız ama şiddet olanları değiştiremez. Yok sayılanlar hala var. Varız!

Kürtler Türkler Sunniler Aleviler hiç birimiz birbirimizden daha az suçlu değiliz. Şimdi biribirimizin karşısında başı dik değil acılarımızı anladığımız için gözyaşlarımızı içimize akıttığımız için başı eğik olmalıyız. Birbirimize kırdırılmış olmamızın öfkesinin yumruklarını birbirimize sallamak bize yakışmaz.

Birbirimizin varlığını her düzeyde kabul etmeden yol alamayacağımız da yılların bize öğrettebileceği en değerli bilgidir.

Bu anlamda ne yönden gelirse gelsin şiddet barışın ve mutabakatın aracı olarak kullanılamaz, kullanımı hoş görülememelidir.

Birileri şiddet kullanma yolunda hep var olabilir ama toplumsal sorunlar bu şiddet kullanıcıları bahane edilerek artık ertelenmek zorunda da değildir.

Ezilen sınıflarımızın, ezilen halklarımızın, katledilen geleceğimizin tahrip edilen doğamızın sorunların ertelenmesi gibi bir lüksü yoktur.

Yasal düzenlemeler olmadan Yeni bir Anayasa mutabakatı sağlanmadan zafer ilan ederek dağdan inmek AKP’yle gizli pazarlıklarla iş yürütüldüğü kanısı doğurmuş ve sürece zarar vermiştir. Belki de AKP bu görünüme işe yeni bir anayasa ile başlangıç yapmayarak ön ayak olmuştur.

Karşılıklı çekilen acıları anlamaksızın şiddeti durdurmak zordur. Türk ve Kürt evlatlarımızın bir avuç egemen yüzünden ölmüş oldukları gerçeğinin ırkçı duygularla gizlenmesine fırsat tanınırsa barış olmaz, gelecek olmaz.

Darbelerle ve Kürt Halkıyla birlikte azınlıkları yok sayarak varlığını sürdürmeyi meziyet edinen rejimin son bulması Yeni bir Anayasa’yla ve yasalarla güvence altına alınmış demokratikleşmenin özgürlüklerin önüne konmadığı bir toplumsal ve siyasal hayatı gerçekleştirmek mümkündür.

Özgürlükleri hiçe sayarak, halkların siyasi alanda varlığını hiçe sayarak kendi iktidarını pekiştirmek için  demokratikleşme kendi lütfuymuş gibi davranan AKP de kendi bindiği barış dalının kırılmasına neden olmuştur…

Toplumun tüm kesimleri demokratik açılıma rıza göstermeksizin oldu bittilerle tepeden inmecilikle bu sorunlar çözülemez. AKP’nin sorunu ben çözerim kimse karışmasın zihniyetiyle yürütmeye çalıştığı bu yöntem çökmüştür. Şimdi tam da demokratik açılımların ihtiyacı olan yeni bir anayasa çalışmalarını kimlerin rafa kaldırdığını da sormak zamanıdır.

Bu yöntemin çökmesi yeniden şiddete dönülmesini haklı kılamaz.

Şiddetsiz bir çözüm ve Şiddetsiz bir yaşam Yeni bir anayasal hareketle tüm insanlarımızın sözünü rahatlıkla söyleyebildiği ve mutabakat arayışlarının yeni bir sivil anayasayla taçlandırılıdığı bir yöntemle olanaklıdır.

Savaştan sadece sömürü kazanır..  Çözüm kardeşliktir çözüm Barıştır.