<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Ece Bilgin &#8211; Yeşil Gazete</title>
	<atom:link href="https://yesilgazete.org/author/ece-bilgin/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://yesilgazete.org</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Thu, 26 Aug 2010 00:08:33 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0</generator>

<image>
	<url>https://yesilgazete.org/wp-content/uploads/2019/11/icon.png</url>
	<title>Ece Bilgin &#8211; Yeşil Gazete</title>
	<link>https://yesilgazete.org</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Mustafa Balbay’ın Kedileri..</title>
		<link>https://yesilgazete.org/mustafa-balbay%e2%80%99in-kedileri/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ece Bilgin]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 26 Aug 2010 00:08:33 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://yesilgazete.org/?p=10475</guid>

					<description><![CDATA[Çocukluk dönemimde, henüz okula gitmezken evimize Hürriyet Gazetesi alınırdı, o yıllarda da daha sonraki yıllarda da her sabah  bir ve çoğu kez iki üç gazete alma alışkanlığımız hiç bırakılmadı. Hürriyetin arka sayfasındaki Güngörmüşler’i, Fatoşla Basri’yi, Dedektif Nik’i çok severdim, ama bir gün bir aile dostumuzun oğlu ziyaretimize geldi, bize ısrarla “Cumhuriyet” gazetesi almamızı önerdi. Gerekçelerini [&#8230;]]]></description>
		
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bir Köpek Ağlar Tenhalarda…</title>
		<link>https://yesilgazete.org/bir-kopek-aglar-tenhalarda%e2%80%a6/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ece Bilgin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 15 Aug 2010 11:35:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[hayvan sevgisi]]></category>
		<category><![CDATA[işkence]]></category>
		<category><![CDATA[Köpek]]></category>
		<category><![CDATA[Sokak Hayvanları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://yesilgazete.org/?p=10465</guid>

					<description><![CDATA[Vakit gecedir hava karanlık iç sıkıcı, Gece gelecek kötülüklere gebedir. Evlerin perdeleri kapıları sımsıkı kapalı, Yemek kokuları, neşeli gevezelikler sızar aralıklardan, Babalar saçlarını okşar sevgili çocuklarının Anneler küçüklerine ninni okur güzel rüyalardan İşte tam da o zamanda, İnce, iç yakan acılı bir ağıt gibi, İsyankar şaşkın bir sesle Bir köpek ağlar tenhalarda. Önce yüreği ardından [&#8230;]]]></description>
		
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dünyanın En Güzel Şarkısı..</title>
		<link>https://yesilgazete.org/dunyanin-en-guzel-sarkisi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ece Bilgin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 11 Aug 2010 22:47:47 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://yesilgazete.org/?p=10472</guid>

					<description><![CDATA[Bugüne kadar duymadıysanız eğer, ne yazık çok şey kaybettiniz demektir. Müzikle aram hep iyi olmuştur. Hangi türü sevdiğime gelince; valla kulağıma hoş gelen hepsini diyebilirim ama elbet önceliklerim vardır, caz gibi. Eskiden TRT radyolarında, öğle haberlerinden arta Kalan kısa zaman diliminde çalan, bitiminde de “hafif müzik dinlediniz” diye anons edilen türden olanları, Selahattin Pınar bestelerinin [&#8230;]]]></description>
		
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Gülerken Ağlayan Yunuslar!</title>
		<link>https://yesilgazete.org/gulerken-aglayan-yunuslar/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ece Bilgin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 09 Aug 2010 10:53:37 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://yesilgazete.org/?p=10469</guid>

					<description><![CDATA[Gösteri havuzlarındaki  yunusları canlı olarak izleyenleriniz vardır belki. Ama en azından hemen herkes TV kanallarında seyretmiştir onları. Gülümsermiş gibi görünen yüzleri pek çoğumuza hoşluk verip, mutlu olduklarını sanmışızdır muhtemelen(gerçekte yüz yapıları o izlenimi vermekteymiş). Ben onları canlı olarak havuzlarda izlemedim. Ama bundan yirmi, yirmi beş yıl önce Mersin Erdemli’de Tömük sahilinde botla gezintiye çıkıp, denizin [&#8230;]]]></description>
		
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Orman Bilinci İçin “Av Turizmi” !..</title>
		<link>https://yesilgazete.org/orman-bilinci-icin-%e2%80%9cav-turizmi%e2%80%9d/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ece Bilgin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 14 Jun 2010 11:20:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yeşeriyorum]]></category>
		<category><![CDATA[Doğa]]></category>
		<category><![CDATA[ekoloji]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://yesilgazete.org/?p=9289</guid>

					<description><![CDATA[“Orman Bilinci” nasıl verilir? Bu soruyu sokaktaki  vatandaşlara yöneltsek ne yanıtlar alırdık acaba? Mesela çocukluğumuzda hep öğretilen bir şarkı vardı: “Baltalar elimizde uzun ip belimizde biz gideriz ormana hey”. Bu şarkıyı söyleye söyle ormanlarda ağaç bırakmadık gibi, o nedenle bu yanıtı geçelim. Sonra bazılarımız “hafta sonları piknik yapmaya gideriz çoluk çocuk, şöyle bir güzel ateş [&#8230;]]]></description>
		
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Deniz Olunmalı Oğlum..</title>
		<link>https://yesilgazete.org/deniz-olunmali-oglum-2/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ece Bilgin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 25 May 2010 09:42:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yeşeriyorum]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://yesilgazete.org/?p=8644</guid>

					<description><![CDATA[“Denizin üstünde ala bulut/yüzünde gümüş gemi içinde sarı balık /dibinde mavi yosun kıyıda bir çıplak adam/durmuş düşünür. Bulut mu olsam,/gemi mi yoksa? Balık mı olsam, /yosun mu yoksa? .. Ne o, ne o, ne o. /Deniz olunmalı, oğlum, bulutuyla, gemisiyle, balığıyla, yosunuyla. Şimdi “Deniz” olunma zamanıdır. Vakit beş Mayısı altı Mayısa bağlayan o kara gecedir; [&#8230;]]]></description>
		
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Deniz Olunmalı Oğlum..</title>
		<link>https://yesilgazete.org/deniz-olunmali-oglum/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ece Bilgin]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 07 May 2010 14:26:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yeşeriyorum]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://yesilgazete.org/?p=8691</guid>

					<description><![CDATA[“Denizin üstünde ala bulut/yüzünde gümüş gemi içinde sarı balık /dibinde mavi yosun kıyıda bir çıplak adam/durmuş düşünür. Bulut mu olsam,/gemi mi yoksa? Balık mı olsam, /yosun mu yoksa? .. Ne o, ne o, ne o. /Deniz olunmalı, oğlum, bulutuyla, gemisiyle, balığıyla, yosunuyla. Şimdi “Deniz” olunma zamanıdır. Vakit beş Mayısı altı Mayısa bağlayan o kara gecedir; [&#8230;]]]></description>
		
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Paşa Köstebeği Çuvala Tıkmış…</title>
		<link>https://yesilgazete.org/pasa-kostebegi-cuvala-tikmis%e2%80%a6/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ece Bilgin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 19 Apr 2010 19:02:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yeşeriyorum]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://yesilgazete.org/?p=8427</guid>

					<description><![CDATA[Geçtiğimiz haftanın flaş flaşlarından iki emekli paşanın birbirleriyle atışmaları çoğumuzun malumu; Özkök paşa “kasaptaki ete soğan doğramam” diyor ve buna benzer daha da başka bir şeyler. Çetin Doğan paşa yanıtlar veriyor, ikili arasındaki polemik uzayıp gidiyor. Her yeni atışmayı da görsel ve yazılı basın hemen flaş haber olarak kayda geçiyor. Sonra baktım ortaya birden bir [&#8230;]]]></description>
		
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Nasıl Bir Hayvansever…</title>
		<link>https://yesilgazete.org/nasil-bir-hayvansever%e2%80%a6/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ece Bilgin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 30 Mar 2010 18:57:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yeşeriyorum]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://yesilgazete.org/?p=7577</guid>

					<description><![CDATA[Hayvan severin de nasılı mı olurmuş diyecek bilmeyenler. Hayvanı sevmek sevmektir işte, bunun türü, çeşidi mi var diyecekler.  Valla çok çeşitleri var, sayfamın elverdiğince anlatayım bakın. Evinde bir kedisi ya da köpeği vardır. Onları çok severler; özel mamaları, veterinerleri, yatakları bilmem daha ne giysileri filan vardır. Ama dışarıda garibanları gözleri asla görmez, görürlerse de kendi [&#8230;]]]></description>
		
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çanakkale İçinde Bir Kedili Sokak..</title>
		<link>https://yesilgazete.org/canakkale-icinde-bir-kedili-sokak/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ece Bilgin]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 25 Mar 2010 22:12:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yeşeriyorum]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://yesilgazete.org/?p=8206</guid>

					<description><![CDATA[Çanakkale efsanesini, Çanakkale’nin geçilmezliğini bilmeyeniniz yoktur sanırım. Üzerine romanlar, destanlar yazılmıştır, yazılmaya da devam edecektir ve ne kadar çok şey anlatılsa da, yazılsa da, çizilse de, filmlere konu edilse de hepsi az , hepsi kifayetsizdir bence yaşananları betimlemeye. Orada yaşananlar sadece o destanı yaratanlarca bilindi. Hepsi ışıklar içinde yatsın, aziz hatıraları önünde bir kere daha [&#8230;]]]></description>
		
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
