Kültür-SanatManşet

20. Tiyatro Festivali’nde Kürtçe konuşan kargalar: Serencama Qijikan

0

Gazetemizde bir süredir Tiyatro yazılarını paylaştığımız Tiyatro Tek Ağaç’dan Murat Akdağ, 3 Mayıs’ta başlayan 20. İstanbul Tiyatro Festivali’nde oyunları sahnelenecek Tiyatro emekçileri, oyuncuları ve yönetmenleri ile röportajlar yaptı.

Tüm tiyatro insanlarımıza iyi icralar, iyi icralara da bol alkışlar dileriz

Röportaj serisini okumak için tıklayınız

***

20. İstanbul Tiyatro Festivali (İTF) için yaptığım söyleşiler dizisine, Şermola Performans’ın “SERENCAMA QIJIKAN” (Kargalar) oyununun yazarı, yönetmeni Mirza Metin ve aynı oyunun yönetmeni olmasının yanısıra hem dramaturgu, hem de oyuncusu olan Berfin Zenderlioğlu ile devam ediyorum.

Oyunun içeriği ilgili bilgileri festival kitapçığında okuduğumda çok heyecanlanmıştım. Heyecanım, söyleşiyi yaptıktan sonra daha da arttı. Kürt illerindeki savaşı, Kürt illerinden bir tiyatro insanının anlatımıyla, Kürtçe dinlemek, şüphesiz ders çalışmak gibi bir deneyim olacak benim için

İ.T.F.’nin böyle bir dönemde “SERENCAMA QIJIKAN” (Kargalar) gibi bir oyunu festival programına alması, bence alkışlanacak bir durum. Festival programını yapanları tebrik ediyor oyunun oynanacağı günü merakla bekliyorum….

MuratAkdağ : Söyleşi yaptığım herkese, ilk olarak İstanbul Tiyatro Festivali’ni soruyorum. Size de festivalle ilgili düşüncelerinizi sorayım… Neler söylemek istersiniz?

Mirza Metin

Mirza Metin

Mirza Metin : Festivale katılıyor olmaktan ve festivalin yeni yönetimi ile çalışıyor olmaktan dolayı mutluyuz.

M.Akdağ : Şimdiye kadar yaptığım söyleşilerin hepsinde festivalin son 2 yıllık işleyişi ile ilgi hep güzel şeyler var. Bunları duymak çok güzel. Provalar nasıl geçti?

M.Metin : Çok yoğun geçti. Biz halihazırda tiyatromuzda oyunlar oynamaya devam ediyoruz. Hem repertuardaki oyunları oynamak hem de “SERENCAMA QIJIKAN” (kargalar) gibi bir oyunun provalarını yapmak yorucu oluyor. Bir de, ilk defa bu kadar kalabalık bir ekiple çalışıyoruz . Kalabalık bir ekiple çalışmanın pek çok öğretici yanı var tabi ama zorlukları da var.

M.Akdağ : Sizin tiyatronuzun adı “DESTAR TİYATRO” idi ama festivale “ŞERMOLA PERFORMANS” olarak katılıyorsunuz değil mi?

Berfin Zenderlioğlu

Berfin Zenderlioğlu

Berfin Zenderlioğlu : Evet. Bundan sonraki çalışmalarımıza sahnemizin ismi olan “ŞERMOLA PERFORMANS” adıyla devam edeceğiz. Ayrıca, artık yerleşik bir tiyatro ekibi de değiliz. Beyoğlu Nane sokaktaki sahnemizi devrettik.

M.Akdağ : Anladım. Bundan sonra, sizin yaptığınız işleri İstanbul’un farklı sahnelerinde izleyeceğiz demekki… Gelelim “SERENCAMA QIJIKAN”‘a (kargalar). Oyunun konusunu anlatır mısın biraz?

28

M.Metin : Oyun, gezici bir kumpanyanın turne hikayesini konu ediniyor… Bir süredir yollarda olan kumpanya oyuncuları, gittikleri her yerde, savaşın yok ettiği kentler, kasabalar, köyler görmeye başlıyorlar. Son uğradıkları şehirde, gitmek kalmak, oynamak oynamamak, prova yapmak yapmamak üzerine bir takım sorgulamalar, çatışmalar yaşıyorlar. Şehirde Kal adında bir çîrokbêj (hikaye anlatıcısı) ile karşılaşıyorlar. Şehirde bir tek gidenlerin geri dönmesini bekleyen ve hala anlatacakları olan o hikaye anlatıcısı kalmış. Bir toplumda hikaye anlatıcıları ölürse o toplum gerçekten ölmüş demektir.

M.Akdağ : Bu anlatım, oyunun yazarı olarak senin anlatımın. Bir de oyunun dramaturgu Berfin’e soralım, Berfin dramaturg olarak neler söyleyeceksin?

31

B.Zenderlioğlu : Aslında Mirza ile biz yıllardır beraber çalışıyoruz ve birbirimizin dilini artık çok iyi biliyoruz. Çok çatışmalı bir üretim ilişkimiz var ve bu bizi olumlu anlamda besliyor. Oyunun bir diğer dramaturgu ise Fatma (Onat).

Mirza ve ben oyunun çok içindeyiz. Fatma dışarıdan bir göz olarak yeni şeyler söyleyebiliyor. Fatma ile birlikte, iki dramaturg olarak Mirza’nın metnini ilk okuduğumuzda çok heyecanlandık. Sonrasında yaptığımız dramaturjik tartışmalara, oyunun oyuncularından Nagihan Gürkan da katıldı ve Mirza ile oyunun yapısını kurmak için, dördümüz yoğun bir çalışma yaptık.

Tartışmalar, analizler, sorgulamalar sonucuda metin iki defa daha gözden geçirildi ve son halini aldı.

M. Akdağ : Verimli bir çalışma olmuşa benziyor… Peki ekipten biraz bahsedebilir miyiz?

M. Metin : Oyunda profesyonel arkadaşların yanı sıra amatör oyuncular da var. Hatta, sahneye ilk defa çıkacak arkadaşlarımız da var.

Oyunculuk deneyimleri birbirinden farklı düzeylerde olan bir oyuncu kadrosu ile çalışıyoruz. Bu zaman zaman çok zor anlar yaratıyor zaman zaman ise çok keyifli anlar yaratıyor.

Oyunda altı kişilik de bir müzisyen ekip var. Koray Tarhan dicerudu çalıyor. Koray aynı zamanda tiyatrocu. Bu anlamda katkıları da oluyor. Vulkan Alp erbane çalıyor ve üç öğrencisi ile bereber erbane çalacaklar. Arjen Brusk ise oyunda askı davul çalıyor. Arjen aynı zamanda oyunculara geleneksel danslar ve şarkılar çalıştırdı. Hareket düzenine de katkı yaptı.

M.Akdağ : Oyunda müzik kullanımı hayli yoğun galiba?

30

B.Zenderlioğlu : Başlarda müzik daha yoğundu ama prova süreci bizi metnin daha önce çıktığı bir yere götürdü.

M.Akdağ : Dramatug’a sormak isterim. Mirza’nın yazdığı metinlerde hep bir tarihselleştirme, sanat tarihi ya da mitolji üzerinde bağlamlar kurma durumları var. Bu metin de var mı böyle şeyler?

B.Zenderlioğlu : Var tabi. Oyun metninde mitoloji, tarih, metinler arasılık oldukça yoğun.

M.Akdağ : Yaptığınız iş büyük bir anlatı. Oyunun biçimini nasıl kurguladınız?

32

M.Metin : Geleneksel, absürt ve epik tiyatro öğeleri ile bezeli bir oyun. Geleneksel anlatıyı ve tiyatroyu modern bir sahneleme içinde kullanmaya çalıştık.

M. Akdağ : Bu arada, Şermola Performan’ı tanımayanlar için bilgi verelim... Oyunu Kürçe oynuyorsunuz değil mi?

B.Zenderlioğlu : Evet. Biz kurulduğumuz günden beri Kürtçe tiyatro yapıyoruz ama bunun bir enteresanlığı olduğunu düşünmüyoruz.

Öncelikli iş dil değil tiyatro, tiyatro dili. Herkes gibi anadilimizde yapıyoruz işimizi. Öte taraftan anadilimiz olmayan Türkçe de tiyatro yapabiliyoruz.

M.Akdağ : Anlıyorum. Son derece haklısın. Peki şu an bu oyunla Kürdistan turnesi yapma planlarınız var mı?

29

M. Metin : Arzu ediyoruz tabi ama çok kalabalık bir ekibiz ve turne yapmak zor olabilir. Oyunumuzu heryerde oynamak isteriz ama önce şu festival sürecini tamamlayalım….

M.Akdağ : Çok kıymetli bir iş yapıyorsunuz. Ortaya nasıl bir oyun çıkacak çok merak ediyorum…

M.Metin. : Valla ben de çok merak ediyorum.

M.Akdağ : Son olarak oyun oynanacağı günleri ve mekanı sorayım?

B.Zenderlioğlu : Oyunu, 18 Mayıs Çarşamba günü 20:30 da – 19 Mayıs Perşembe 15:00 te Kadıköy “Moda Sahnesi’nde oynuyoruz.

 

33-Murat-Akdağ

 

 

Röportaj: Murat Akdağ

(Yeşil Gazete)

Kategori: Kültür-Sanat

İlginizi çekebilir

Comments

Comments are closed.