<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Yeşil Gazete &#187; Nükleer Santral</title>
	<atom:link href="http://yesilgazete.org/tag/nukleer-santral/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://yesilgazete.org</link>
	<description>AKTÜEL YEŞİL GAZETE</description>
	<lastBuildDate>Fri, 30 Jul 2010 10:16:52 +0000</lastBuildDate>
	
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Nükleer&#8217;e Karşı Acil Eylem!</title>
		<link>http://yesilgazete.org/2010/05/27/nukleere-karsi-acil-eylem/</link>
		<comments>http://yesilgazete.org/2010/05/27/nukleere-karsi-acil-eylem/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 27 May 2010 09:17:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Haber Merkezi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Akkuyu]]></category>
		<category><![CDATA[Nükleer Santral]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://yesilgazete.org/?p=8985</guid>
		<description><![CDATA[Geçtiğimiz günlerde Türkiye hükümetinin Rusya ile nükleer santral inşaatı anlaşmasını imzalamasının ardından “Acil Eylem” çağrısı yapıldı. Nükleer karşıtı kurum ve bireylerin imzaları ile duyurulan eylem planı uyarınca Pazar günü İstanbul’dan TBMM’ye doğru yürüyüş düzenlenecek.
Hükümet, uzunca bir süredir gündeminde bulunan nükleer santral inşaatı konusunda geçtiğimiz günlerde yeniden somut adımlar attı. Rusya Devlet Başkanı Medvedev’in Türkiye gezisi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;"><img class="alignright size-full wp-image-8986" title="new-radiation-symbol" src="http://yesilgazete.org/wp-content/uploads/new-radiation-symbol.jpg" alt="new-radiation-symbol" width="374" height="302" /><span class="drop">G</span>eçtiğimiz günlerde Türkiye hükümetinin Rusya ile nükleer santral inşaatı anlaşmasını imzalamasının ardından “Acil Eylem” çağrısı yapıldı. Nükleer karşıtı kurum ve bireylerin imzaları ile duyurulan eylem planı uyarınca Pazar günü İstanbul’dan TBMM’ye doğru yürüyüş düzenlenecek.<span id="more-8985"></span></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Hükümet, uzunca bir süredir gündeminde bulunan nükleer santral inşaatı konusunda geçtiğimiz günlerde yeniden somut adımlar attı. Rusya Devlet Başkanı Medvedev’in Türkiye gezisi sırasında Mersin-Akkuyu’da yapılması planlanan santral için ikili anlaşma imzalandı.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Yapılan anlaşmaya göre, Türkiye hükümeti ihalesiz ve şartnamesiz yapılacak santralde üretilecek olan elektriğe 15 yıl boyunca alım garantisi veriyor.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Nükleer karşıtı birey ve kurumları bir araya getiren Acil Eylem Grubu&#8217;nun yaptığı çağrıda, &#8220;Türkiye&#8217;nin bu kadar gözü kara bir şekilde ve üstelik Çernobil&#8217;in sorumlusu olan Rus nükleer teknolojisiyle bir nükleer maceraya sürüklenmesi kabul edilemez&#8221; denildi. Ayrıca Pazar günü İstanbul’dan TBMM’ye kadar bir yürüyüş yapılacağı da duyuruldu</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Acil Eylem Grubu’ndan yapılan açıklamada şunlara yer verildi:</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">» Nükleer santralde enerji üretilirken her yıl tonlarca radyoaktif atık üretilir. Hiçbir ülke yüz binlerce yıl radyasyon yaymaya devam eden bu atıkların nasıl saklanması gerektiğini bile bulabilmiş değildir. Bu nedenle nükleer enerji en kirletici, insan yaşamını ve doğayı en fazla tehdit eden enerji üretim biçimidir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">» Üzerinden 24 yıl geçen Çernobil nükleer kazası dünyanın yaşadığı en büyük felaketlerden biriydi. Çernobil yaşanan tek nükleer kaza olmayıp bütün nükleer santral türleri ciddi kaza riski taşır. Kazalardan, atıklardan ve normal işleyiş sırasında yayılan radyasyon kanserin, doğumsal anomalilerin ve başka sağlık sorunlarının en önemli nedenidir. Çernobil gibi bir kazanın sonuçları kuşaklar boyunca sürer ve geri dönüşsüzdür. Ayrıca kazaların yaratacağı maddi yük hiçbir sigorta şirketinin sigorta edemeyeceği kadar yüksektir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">» Nükleer enerji son derece pahalı bir yatırım gerektirir. ABD&#8217;de 1000 MW büyüklüğünde bir santral en az 7 milyar dolara mal olmaktadır. Bu yatırım maliyeti kazaları önleyecek güvenlik önlemleri nedeniyle giderek artmaktadır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">» Hükümetin yaptığı son anlaşmaya göre Rusya 1000 MW&#8217;lık reaktörü yaklaşık 4 milyar dolara mal edecektir. Yani ABD fiyatının neredeyse yarısına&#8230; Bu farkın nedenlerinden biri Rusya&#8217;nın düşük güvenlikli ve kazalara daha açık bir santral inşa etmesi midir? Hükümetin Çernobil&#8217;in sorumlusu olan Rus nükleer teknolojisine neye dayanarak gözü kapalı güvendiği belli değildir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">» Türkiye&#8217;nin Rusya&#8217;ya 15 yıl boyunca garanti ettiği kWh başına ortalama 12,35 cent&#8217;lik fiyat Avrupa&#8217;da nükleer santralden üretilen elektriğin ortalama satış fiyatı olan 6-7 cent&#8217;in çok üzerindedir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">» Bu fiyattan 15 yılda Rusya&#8217;ya ödenecek toplam para 71 milyar USD&#8217;dir. Santralin 60 yıllık ömrü olacağı varsayılırsa bu miktar 285 milyar dolara çıkar. Türkiye&#8217;de birkaç kuşak bu pahalı elektriği Rusya&#8217;dan satın almaya ve Rusya&#8217;ya yüz milyarlarca dolar aktarmaya mahkûm edilmektedir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">» Türkiye Rusya’ya petrolde %66, doğalgazda %33 oranında bağımlıdır. Nükleer enerji ile bu bağımlılık %10 daha artarak, toplamda yaklaşık %80 civarına çıkacaktır. Böylece Türkiye çeşitlendirdiğini iddia ettiği enerji alanında tek ülkeye tamamen bağımlı hale gelmektedir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">» Nükleer santral gibi tehlikeli ve pahalı bir yatırım ihalesiz, rekabetsiz, şartnamesiz bir şekilde yaptırılamaz. Hükümetin şu anki uygulaması her türlü yargı denetiminden de, teknik denetimden de kaçmak anlamına gelmektedir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">» Nükleer enerji ile nükleer silahlanmanın arasında ince bir çizgi vardır. Nükleer teknoloji Hiroşima&#8217;da gelişmeye başlamıştır ve “barışçı nükleer enerji” bir aldatmacadır. Pek çok ülke için nükleer teknolojiye sahip olmak nükleer silahlara sahip olma hevesinin bir parçasıdır. Nükleer enerji barış politikalarına da aykırıdır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">» Nükleer santralin yapılmak istendiği Mersin-Akkuyu için 1976 yılında alınmış olan yer lisansı üzerinden tam 35 yıl geçmiştir. Lisansı verenlerden Prof. Dr. Tolga Yarman, artık bu lisansın geçersiz olduğunu, yeniden güncellenerek, bugünkü teknolojik ölçümler, koşul ve şartlara göre değerlendirilmesi gerektiğini belirtmektedir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">» Akkuyu, soğutma suyu olarak kullanılacak Akdeniz suyunun sıcaklığı; balıkçılık, tarım ve turizm potansiyelinin olumsuz etkilenecek olması gibi nedenlerle de uygun bir yer değildir. Her şeyin ötesinde Mersin-Akkuyu halkı başlangıçtan bu yana “atom santrali” istememektedir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">» Yapılan anlaşmanın kapalı kapılar ardında yapılması, ihale ve yargı süreçlerinden kaçırılması, anlaşmanın içeriğinin belli olmaması, toplumdaki ve yöredeki nükleer karşıtlığının dikkate alınmaması nedeniyle bu anlaşma her şeyden önce demokrasiye aykırıdır. Bu anlaşma yapılış biçimi ve içeriğiyle antidemokratiktir ve meşru değildir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">» Nükleer enerji en tehlikeli, en kirletici, en pahalı ve en antidemokratik enerji üretim yöntemi olarak Türkiye&#8217;nin ve dünyanın neresinde yapılıyor olursa olsun kabul edilemez.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Türkiye&#8217;nin sonu belli olmayan bir nükleer maceraya sürüklenmemesi için tüm yurttaşları nükleer santrale karşı ayağa kalkmaya çağırıyoruz.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #000000;">Türkiye Büyük Millet Meclisi&#8217;ni de bu devletlerarası anlaşmayı durdurmak için göreve davet ediyoruz.&#8221;</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://yesilgazete.org/2010/05/27/nukleere-karsi-acil-eylem/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İsviçreliler Nükleer Santrallere Karşı Yürüdü</title>
		<link>http://yesilgazete.org/2010/05/25/isvicreliler-nukleer-santrallere-karsi-yurudu/</link>
		<comments>http://yesilgazete.org/2010/05/25/isvicreliler-nukleer-santrallere-karsi-yurudu/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 25 May 2010 08:24:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Haber Merkezi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Beynelmilel]]></category>
		<category><![CDATA[İsviçre]]></category>
		<category><![CDATA[Nükleer Santral]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://yesilgazete.org/?p=8944</guid>
		<description><![CDATA[Hükümetin ülkede 3 nükleer santral kurulması için aldığı  karara karşı çıkan İsviçreliler, Aarau kentinden Olten kentine kadar  yaklaşık 15 kilometre yürüyerek hükümeti protesto etti. 
Hükümetin ülkede 3 nükleer santral kurulması  için aldığı karara karşı çıkan İsviçreliler, Aarau kentinden Olten  kentine kadar yaklaşık 15 kilometre yürüyerek hükümeti protesto etti.
İsviçre hükümetinin ülkede bulunan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><img class="alignleft size-full wp-image-8943" title="isvi__re_237404811" src="http://yesilgazete.org/wp-content/uploads/isvi__re_237404811.jpg" alt="isvi__re_237404811" width="318" height="238" /><span class="drop">H</span>ükümetin ülkede 3 nükleer santral kurulması için aldığı  karara karşı çıkan İsviçreliler, Aarau kentinden Olten kentine kadar  yaklaşık 15 kilometre yürüyerek hükümeti protesto etti. <span id="more-8944"></span></p>
<p style="text-align: justify;">Hükümetin ülkede 3 nükleer santral kurulması  için aldığı karara karşı çıkan İsviçreliler, Aarau kentinden Olten  kentine kadar yaklaşık 15 kilometre yürüyerek hükümeti protesto etti.</p>
<p style="text-align: justify;">İsviçre hükümetinin ülkede bulunan 7 nükleer santralin  yanı sıra 3 santralin daha kurulacağını açıklaması tepkilere neden oldu.  Aralarında Sosyal Demokrat Parti (SP), Yeşiller Partisi, Greenpeace,  İsviçre Kürt Halk Dernekleri Federasyonu (FEKAR), çevre örgütleri,  siyasi parti ve çok sayıda sivil toplum kuruluşunun da bulunduğu çok  sayıda kurum ve kuruluşun oluşturduğu &#8220;Nükleer Santrallere Karşı  İnisiyatif&#8221; yürüyüş düzenledi. Aarau kentinden Olten kentine kadar  yaklaşık 15 kilometre boyunca yürüyen binlerce kişi, santral kararını  protesto etti.</p>
<p style="text-align: justify;">&#8220;Atom santralleri değil insan  enerjisi&#8221; sloganıyla yapılan yürüyüşte, &#8220;Çevreyi kirletmeyen yeşil  enerji istiyoruz&#8221;, &#8220;Atom santrallerine hayır&#8221; , &#8220;Demokratik özgürlükçü  ekolojik toplum&#8221; yazılı pankartlar taşındı. Yolda verilen molalarda  müzik dinletilerinin yanı sıra yürüyüşün çağrıcısı kurum temsilcileri de  birer konuşma yaptı. Almanya, Avusturya, Fransa ve İtalya&#8217;dan da çok  sayıda kişinin katıldığı yürüyüş Olten&#8217;de verilen konserle son buldu.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Gündem</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://yesilgazete.org/2010/05/25/isvicreliler-nukleer-santrallere-karsi-yurudu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Almanya&#8217;da Nükleer Santral Karşıtı 120 Kilometrelik İnsan Zinciri!</title>
		<link>http://yesilgazete.org/2010/04/25/almanyada-nukleer-santral-karsiti-120-kilometrelik-insan-zinciri/</link>
		<comments>http://yesilgazete.org/2010/04/25/almanyada-nukleer-santral-karsiti-120-kilometrelik-insan-zinciri/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 24 Apr 2010 23:15:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Haber Merkezi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Beynelmilel]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Almanya]]></category>
		<category><![CDATA[Die Linke]]></category>
		<category><![CDATA[Nükleer Santral]]></category>
		<category><![CDATA[SPD]]></category>
		<category><![CDATA[Yeşiller Partisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://yesilgazete.org/?p=8545</guid>
		<description><![CDATA[


















Alman koalisyon hükümetinin, nükleer santrallerin kapatılma süresini uzatma  politikasını protesto etmek amacıyla Hamburg kenti yakınlarında bulunan Krümmel nükleer  santralinden Brunsbüttel nükleer santraline kadar 120 kilometre  uzunluğunda insan zinciri oluşturuldu.
Eyleme, Yeşiller Partisi  Eş Başkanı Cem Özdemir’in de aralarında bulunduğu  çok sayıda partili, Sosyal Demokrat Parti (SPD) ve Sol Parti üyeleri, ayrıca [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><img class="alignleft size-full wp-image-8548" title="atomyuruyusu1" src="http://yesilgazete.org/wp-content/uploads/atomyuruyusu1.jpg" alt="atomyuruyusu1" width="670" height="299" /></p>
<p style="text-align: justify;">
<p style="text-align: justify;">
<p style="text-align: justify;">
<p style="text-align: justify;">
<p style="text-align: justify;">
<p style="text-align: justify;">
<p style="text-align: justify;">
<p style="text-align: justify;">
<p style="text-align: justify;">
<p style="text-align: justify;">
<p style="text-align: justify;">
<p style="text-align: justify;">
<p style="text-align: justify;">
<p style="text-align: justify;">
<p style="text-align: justify;">
<p style="text-align: justify;">
<p style="text-align: justify;">
<p style="text-align: justify;">
<p style="text-align: justify;"><span class="drop">A</span>lman koalisyon hükümetinin, nükleer santrallerin kapatılma süresini uzatma  politikasını protesto etmek amacıyla Hamburg kenti yakınlarında bulunan Krümmel nükleer  santralinden Brunsbüttel nükleer santraline kadar 120 kilometre  uzunluğunda insan zinciri oluşturuldu.<span id="more-8545"></span></p>
<p style="text-align: justify;">Eyleme, Yeşiller Partisi  Eş Başkanı Cem Özdemir’in de aralarında bulunduğu  çok sayıda partili, Sosyal Demokrat Parti (SPD) ve Sol Parti üyeleri, ayrıca  kilise, sendika ve çevre örgütü temsilcileri ile  sivil toplum kuruluşları üyeleri katıldı.</p>
<p style="text-align: justify;">Özdemir, gazetecilere  yaptığı açıklamada, &#8220;Nükleer santrallere karşı oluşturulan insan  zincirine destek vermek amacıyla buradayım. Yeşiller kurulduğundan bu  yana nükleer santrallerin kurulmasına karşı. Çernobil büyük bir felaketti. Almanya gelişmiş bir ülke olmasına rağmen bu sorunu bir  türlü çözemedi. Böyle bir teknolojiyi savunmak çocuklarımızın  geleceğiyle oynamak demektir&#8221; diye konuştu.</p>
<p style="text-align: justify;">Özdemir, 9 mayısta  Kuzey Ren Vestfalya (KRV) eyaletinde yapılacak eyalet meclisi  seçimlerinde Yeşiller’in büyük başarı elde ederek iktidara gelmesi  durumunda en önemli görevinin bu sorunu çözmek olacağını ifade ederek,  &#8220;9 mayıstaki seçimleri kazanırsak Bundesrat’taki (Federal Eyalet  Temsilciler Meclisi) çoğunluğumuzla nükleer santrallerin yaşam süresinin  uzatılmasını engelleyebilme şansımız artacak&#8221; dedi.</p>
<p style="text-align: justify;">Sol Parti  Hamburg Eyalet Meclisi Üyesi Mehmet Yıldız da gerek federal hükümetin gerekse eyalet  hükümetlerinin nükleer santrallerin tümüyle kapatılmasına karşı  çıktığını belirterek, bu santrallerin işletme haklarının büyük enerji  kuruluşlarına verilerek kar sağlanmak istenildiğini savundu.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://yesilgazete.org/2010/04/25/almanyada-nukleer-santral-karsiti-120-kilometrelik-insan-zinciri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Meclise ‘Nükleersiz Hayat’ Uyarısı</title>
		<link>http://yesilgazete.org/2010/04/07/meclise-%e2%80%98nukleersiz-hayat%e2%80%99-uyarisi/</link>
		<comments>http://yesilgazete.org/2010/04/07/meclise-%e2%80%98nukleersiz-hayat%e2%80%99-uyarisi/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 07 Apr 2010 20:01:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Haber Merkezi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Akkuyu]]></category>
		<category><![CDATA[Nükleer Santral]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://yesilgazete.org/?p=8359</guid>
		<description><![CDATA[Nükleer Karşıtı Platform bugün Ankara’da  TBMM Dikmen kapısı önünde basın açıklaması yaptı. 6 Mart Salı günü,  saat: 12:00’de Mersin ve Sinop&#8217;tan gelen nükleer karşıtları ‘NÜKLEERE  İNAT YAŞASIN HAYAT – NÜKLEER SANTRAL İSTEMİYORUZ’ sloganlarını  haykırdı. Ankara’da ki nükleer karşıtı platform aktivistlerinin de  yeraldığı eyleme, DİSK üyesi sendika temsilcileriyle, BDP Ankara İl [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><span class="drop">N</span>ükleer Karşıtı Platform bugün Ankara’da  TBMM Dikmen kapısı önünde basın açıklaması yaptı. 6 Mart Salı günü,  saat: 12:00’de Mersin ve Sinop&#8217;tan gelen nükleer karşıtları ‘<strong>NÜKLEERE  İNAT YAŞASIN HAYAT – NÜKLEER SANTRAL İSTEMİYORUZ</strong>’ sloganlarını  haykırdı.<span id="more-8359"></span> Ankara’da ki nükleer karşıtı platform aktivistlerinin de  yeraldığı eyleme, DİSK üyesi sendika temsilcileriyle, BDP Ankara İl  Eşbaşkanı Şengül ÇELİK’de katılarak destek verdi.     TBMM önünde saat: 12.30’da <a title="Mersin  Haberleri" href="http://www.haberler.com/mersin/" target="_blank">Mersin</a> Nükleer Karşıtı Plaftorm adına Dönem Sözcüsü Sebahat ARSLAN, çok geç  olmadan nükleer santral projelerinden vazgeçilmesini istediği  konuşmasında, &#8216;Türkiye&#8217;yi nükleer maceraya  sürüklemeyin&#8217; dedi.</p>
<p style="text-align: justify;">ARSLAN’dan sonra Akkuyu Büyükeceli  Köylüleri adına Mehmet Ali YILMAZ, TMMOB/EMO Başkanı Cengiz GÖLTEPE, CHP  Mersin Milletvekili Ali Rıza ÖZTÜRK ve en son NKP Ankara  Sekretaryası’ndan EMO Ankara Şube Başkanı Ramazan PEKTAŞ konuştu.</p>
<p style="text-align: justify;">KESK Ankara Şubeler Platformu ve Mersin’li  nükleer karşıtların, ‘<strong>AKKUYU’DA NÜKLEER SANTRAL İSTEMİYORUZ</strong>’  pankartlarıyla katıldığı eylemle ilgili Meclis önünde devletin silahlı  güçlerinin yoğun önlem aldığı görüldü.</p>
<p style="text-align: justify;">Yapılan konuşmalarda; Akkuyu’ya nükleer  santral yapılmasına neden karşı çıkılması gerektiği anlatılırken, bu  tercihin doğru bir tercih olmadığı vurgulandı. Pahalı, bağımlı, riskli  olan bu yatırımın deprem bölgesi olan ve cennet güzelliğindeki Akkuyu  için bir felaket olacağı belirtilerek ‘nükleer maceradan vazgeçin’  denildi.</p>
<p style="text-align: justify;">Köylüler yanlarında getirdiği taze çağla  bademleri yere dökerken, radyasyondan tüm sebze ve meyvelerinde  fazlasıyla etkileneceği vurguladılar. Akkuyu köylüleri olarak bölgede  ilk turfanda çağlayı kendilerin ürettiğini belirten Büyükecelili  köylüler, ‘sizlere radyasyonlu çay gibi radyasyonlu çağla  yedirtmeyeceğiz Halkımıza radyasyonlu çağla badem yedirtmeyeceğiz’  diyerek, nükleer santrale karşı sonuna kadar mücadele edeceklerini  söylediler.</p>
<p style="text-align: justify;">Konuşmaların ardından oluşturulan heyet  TBMM’deki siyasi partilerin gruplarıyla görüşmek üzere Meclis&#8217;e girdi.</p>
<p style="text-align: justify;">Yılmaz Kızılırmak</p>
<p style="text-align: justify;">
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://yesilgazete.org/2010/04/07/meclise-%e2%80%98nukleersiz-hayat%e2%80%99-uyarisi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Üçüncü Nükleer Santral İçin Adres İğneada</title>
		<link>http://yesilgazete.org/2010/04/02/ucuncu-nukleer-santral-icin-adres-igneada/</link>
		<comments>http://yesilgazete.org/2010/04/02/ucuncu-nukleer-santral-icin-adres-igneada/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 02 Apr 2010 00:34:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Haber Merkezi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Atom Santrali]]></category>
		<category><![CDATA[İğneada]]></category>
		<category><![CDATA[Nükleer Santral]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://yesilgazete.org/?p=8318</guid>
		<description><![CDATA[Mersin Akkuyu ve Sinop&#8217;un ardından üçüncü nükleer santralın adresi olarak İğneada&#8217;nın ismi öne çıkıyor. Kırklareli deniz kıyısına yakın olan İğneada&#8217;nın ismi daha önce de nükleer santral için geçti ancak &#8220;soğuk savaş&#8221; koşullarında askeri gerekçelerle santral yapımından vazgeçildi. Nükleer santral için hem teknik hem de güvenlik açısından İğneada&#8217;nın koşullarının uygun olduğu ifade ediliyor. Türkiye Atom Enerjisi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><span class="drop">M</span>ersin Akkuyu ve Sinop&#8217;un ardından üçüncü nükleer santralın adresi olarak İğneada&#8217;nın ismi öne çıkıyor. Kırklareli deniz kıyısına yakın olan İğneada&#8217;nın ismi daha önce de nükleer santral için geçti ancak &#8220;soğuk savaş&#8221; koşullarında askeri gerekçelerle santral yapımından vazgeçildi.<span id="more-8318"></span> Nükleer santral için hem teknik hem de güvenlik açısından İğneada&#8217;nın koşullarının uygun olduğu ifade ediliyor. Türkiye Atom Enerjisi Kurumu (TAEK), İğneada&#8217;da üç gün süren bir çalışma yaptı. Ancak milli parklar ve turizm açısından İğneada&#8217;nın doğal bir cennet olarak görülmesi nedeniyle buraya nükleer santral kurma kararının kamuoyunda büyük tepki toplayabileceği de belirtiliyor.</p>
<p style="text-align: justify;">Akkuyu nükleer santralı için bu yıl ilk kazma vurulacak. Diğer taraftan Sinop&#8217;ta ikinci bir nükleer santral için ön hazırlıklara başlandı. Ancak hükümetin projeksiyonunda üç ayrı bölgede nükleer santral kurulması yer alıyor. Bu kapsamda üçüncü santral için yeni adresin neresi olacağı tartışmaları da Sinop için Güney Kore ile imzalanan işbirliği anlaşması sonrasında gündeme geldi.</p>
<p style="text-align: justify;">Yetkililer, nükleer santral için ilk çalışmaların yapıldığı 1960&#8242;lı yıllarda Türkiye&#8217;de Akkuyu, Sinop ve İğneada olmak üzere 3 ayrı bölge belirlendiğini belirterek o dönemde güvenlik endişelerinden dolayı Akkuyu&#8217;da karar kılındığını ifade ettiler. Ancak bugün Türkiye açısından ülkenin Batı sınırında herhangi bir sorun kalmaması nedeniyle İğneada&#8217;nın yeniden nükleer santral projelerine dahil edilebileceğine dikkat çektiler.</p>
<p style="text-align: justify;">İğneada uygun bulundu</p>
<p style="text-align: justify;">İğneada&#8217;nın bulunduğu bölgede deniz suyu sıcaklığının da nükleer santral için uygun olduğunu vurgulayan yetkililer, İstanbul, Bursa gibi ticari kentlere olan yakınlığı açısından da elektrik üretimi ve bu kentleri besleme noktasında iyi bir lokasyon olacağını kaydettiler. Yetkililer, Bulgaristan tarafında bulunan nükleer santralın İğneada&#8217;ya olan uzaklığının ise 400 kilometre olduğunu belirterek mevcut durumda yakın sayılabilecek bir bölgede bir santralın zaten mevcut olduğunu ifade ettiler. Bu nedenle İğneada&#8217;da nükleer santral kurulmasının komşu ülke Bulgaristan&#8217;ı rahatsız etmeyeceği yorumunu yaptılar.</p>
<p style="text-align: justify;">Sinop bölgesinin geçmişte Sovyetler Birliği döneminde nükleer santral kurulması açısından daha riskli olduğunu anlatan uzmanlar, bunun askeri taraftan alınan görüş yazılarında da vurgulandığını ifade ettiler. Ancak bugüne gelindiğinde bu riskin de ortadan kalktığını ve Sinop&#8217;un Akkuyu&#8217;ya göre daha avantajlı bir konuma geldiğini ifade ettiler. Akkuyu bölgesindeki deniz suyu sıcaklığının elektrik üretim kapasitesini düşürdüğüne dikkat çeken yetkililer, Sinop&#8217;a göre yüzde 3&#8242;lük bir üretim kaybının yaşanacağını belirttiler. Uzmanlar, bunun bin MW&#8217;de 30 MW&#8217;lik bir kayıp anlamına geldiğini ifade ederek Karadeniz&#8217;in teknik açıdan nükleer santral kurulumuna daha uygun olduğunu ifade ettiler.</p>
<p style="text-align: justify;">HÜKÜMETİN LİSTESİNDE HANGİ YERLER VAR</p>
<p style="text-align: justify;">AK Parti hükümeti döneminde nükleer santral ile ilgili ilk çalışmalar Türkiye Atom Enerjisi Kurumu (TAEK) tarafından 2004 yılında başlatıldı. 2006 yılında ise Türkiye&#8217;de nükleer santral kurulabilecek bölgeler teknik, jeolojik, dış politik birçok öğenin yer aldığı 43 parametre doğrultusunda belirlendi ve 8 ayrı bölge ortaya kondu. Bu bölgeler arasında Sinop, Mersin-Akkuyu ve Kırklareli-İğneada da yer alırken Beyşehir-Seydişehir (Konya), Nallıhan-Beypazarı, Akçakoca-Ereğli, Kırıkkale-Nevşehir (Kızılırmak hattı) ve Trakya (Tekirdağ-Edirne) da bu listede yer aldı. TAEK, bu dönemde İğneada&#8217;da 2-3 gün süren bir çalışma da yaptı. İğneada, milli parklar ve turizm açısından da ön planda bulunurken askeri bir bölgeye de ev sahipliği yapıyor. Bu nedenle üçüncü bölge olarak İğneada&#8217;nın seçilmesi durumunda özellikle çevrecilerin buna karşı çıkacağı belirtildi. (Referans Gazetesi)</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://yesilgazete.org/2010/04/02/ucuncu-nukleer-santral-icin-adres-igneada/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Nükleer Saldırı</title>
		<link>http://yesilgazete.org/2010/03/14/nukleer-saldiri/</link>
		<comments>http://yesilgazete.org/2010/03/14/nukleer-saldiri/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 14 Mar 2010 19:45:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Konuk Yazar</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yeşeriyorum]]></category>
		<category><![CDATA[Nükleer Saldırı]]></category>
		<category><![CDATA[Nükleer Santral]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://yesilgazete.org/?p=8055</guid>
		<description><![CDATA[Türkiye&#8217;ye yönelik nükleer  saldırı planı ortaya çıktı. Güneyden Ruslar, kuzeyden Koreliler taarruza  geçtiler. Arkalarında destek aldıkları, çok bilinmeyenli nükleer  anlaşmalarla geliyorlar. Memleket, 1986 yılında meydana gelen tarihin en  büyük endüstriyel kazası Çernobil&#8217;den sonra bir kez daha radyasyon  kuşatması altında.
Nükleer  kuşatmayla beraber başlatılan, nükleer santrallere karşı duranlara  yönelik karalama [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="margin-bottom: 0cm; text-align: justify;" lang="tr-TR"><span class="drop">T</span>ürkiye&#8217;ye yönelik nükleer  saldırı planı ortaya çıktı. Güneyden Ruslar, kuzeyden Koreliler taarruza  geçtiler. Arkalarında destek aldıkları, çok bilinmeyenli nükleer  anlaşmalarla geliyorlar. Memleket, 1986 yılında meydana gelen tarihin en  büyük endüstriyel kazası Çernobil&#8217;den sonra bir kez daha radyasyon  kuşatması altında.<span id="more-8055"></span></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; text-align: justify;"><span lang="tr-TR">Nükleer  kuşatmayla beraber başlatılan, nükleer santrallere karşı duranlara  yönelik karalama kampanyaları da, AKP hükümetinin artık klasikleşmiş  &#8220;cadı avı&#8221; manevralarından bir olarak karşımıza çıktı. İç politikada  işlerin iyi gitmediği şu günlerde, nükleer kozunu oynayarak oy toplamak  isteyen hükümet, olayın iç yüzünü pek anlamayan halkın popülaritesini  kazanmak ve yeni ticari rantlar peşinde koşuyor. Yandaş medya, bir  yerden işaret almış gibi, başta Greenpeace (Yeşilbarış) olmak üzere  nükleer karşıtlarına yönelik iftira kampanyaları düzenliyor. Yandaş  medya dışında kalan basın-yayım organları da sindirilmiş durumda.  Medyanın büyük bir bölümü, nükleer enerjinin ne gerçek maliyetini  yansıtan rakamlara, ne de sık sık rastlanan kaza ve sızıntılara  yıllardır yer vermiyor.  Geçen Şubat ayında Kanada Nükleer Güvenlik  Dairesi (CNSC) tarafından açıklanan, 217 nükleer santral çalışanının  nükleer radyasyona maruz kaldığı haberini</span><sup><span lang="tr-TR"><a name="sdfootnote1anc" href="http://ozgurgurbuz.blogspot.com/2010/03/nukleer-saldr.html#sdfootnote1sym"><sup>1</sup></a></span></sup><span lang="tr-TR"> kaçımız duydu acaba? Kasım 2009 ayında, Bruce Nükleer  Santrali&#8217;nin yenileme çalışmaları sırasında 217 işçinin alfa ışınlarına  maruz kaldığını Şubat 2010&#8242;da açıklayan CNCS, olayla ilgili inceleme  başlatırken, nükleer santrali işleten firma ise klasik bir açklama  yaparak radyasyona maruz kalan işçilerin sınır değerlerin üzerinde doz  almadıklarını söylemekle yetindi. CNCS Kanada&#8217;nın tarihindeki en büyük  kitlesel radyasyona maruz kalma olayını araştırmaya devam ediyor. Ne  kadarı örtbas edilecek göreceğiz. Tek bir gerçek var, o da santrallerin  hala kaza ve sızıntı riski taşıdığı ve bu her ay birer ikişer ortaya  çıkan kaza haberlerinin öncü depremler gibi büyük bir felakete işaret  ettiği.</span></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; text-align: justify;" lang="tr-TR"><strong>Turizm  nükleer tehdit altında</strong></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; text-align: justify;" lang="tr-TR">Kanada&#8217;da olan biteni, Türkiye&#8217;de yaşayan bizlerin  dünyadaki nükleer gelişmelerden nasıl habersiz bırakıldığını anlatmak  için yazmadık. İşin başka bir boyutu daha var. Bugün Akkuyu ve Sinop&#8217;ta  yapılması planlanan nükleer reaktörler hakkında yazılıp çizilenlere bir  bakın. Kimse, güvenlik tedbirlerinden, denetlemenin hangi &#8220;bağımsız&#8221;  kuruluş tarafından yapılacağından, atıkların ne olacağından, fay  hattındaki Türkiye&#8217;de kurulacak reaktörlerin olası bir depremde, nasıl  yönetileceğinden, terör tehlikesine karşı nasıl korunacağından, Akdeniz  ve Karadeniz&#8217;de turizmin ne kadar zarar göreceğinden bahsetmiyor.</p>
<p style="margin-bottom: 0cm; text-align: justify;"><span lang="tr-TR">Bilgilendirme adeta tek parti dönemi gibi,  bakanlığın verdiği mesjlardan ibaret. Enerji Bakanı Taner Yıldız&#8217;ın  yaptığı açıklamalar, reaktörler şu kadar güçte olacak, şu kadar elektrik  üretecekle ve bununla birlikte teknik değeri sıfır olan onlarca yanlış  ve yanıltıcı bilgilerle dolu. Taner Yıldız, nükleer reaktörler kurulunca  doğalgaza bağımlılığın azalacağını söylüyor. Eğer Sayın Bakan, kurulan  reaktörlerden üretilen elektrikle evlerin ısıtılmasını planlıyorsa vay  halimize! Isı enerjisinden elektrik üretip onu yeniden ısı enerjisine  çevirmenin ne kadar verimsiz olduğunu, 58 nükleer reaktörü olan ve  nükleer endüstriye her yıl milyarlarca dolarlık destek veren Fransızlar  bile biliyor. 2007-2008 yıları arasında Fransa&#8217;da harcanan doğalgaz  miktarı 45 milyar metreküp, Türkiye&#8217;de ise 35.</span><sup><span lang="tr-TR"><a name="sdfootnote2anc" href="http://ozgurgurbuz.blogspot.com/2010/03/nukleer-saldr.html#sdfootnote2sym"><sup>2</sup></a></span></sup><span lang="tr-TR"> Üstelik Fransa doğalgazın neredeyse yarısını ticarethane  ve konutlarda yani ısınma amaçlı kullanıyor. Bizde bu oran yüzde 22  civarında.</span><sup><span lang="tr-TR"><a name="sdfootnote3anc" href="http://ozgurgurbuz.blogspot.com/2010/03/nukleer-saldr.html#sdfootnote3sym"><sup>3</sup></a></span></sup><span lang="tr-TR"> Bu açıklama, 2010 yılına gelmemize rağmen enerji  verimliliğinden hiçbir şey anlamadığımızın bir göstergesi olarak da  kabul edilebilir. Eğer Yıldız, nükleer reaktörler kurulduğunda mevcut  elektrik talebimizin yarısına yakınını karşılayan doğalgaz santrallerini  kapatmayı planlıyorsa, ki birçoğunun al ya da öde anlaşması var,  kendisinden kapatılacak santrallerin adlarını ve hangi yıllarda bunu  gerçekleştireceğini tek tek açıklamasını rica ediyorum. Hem özel sektör  başına gelecekleri bilsin hem de bizler doğalgazdan kurtulma planının  laftan ibaret olmadığını görelim. Uzun dönemli gaz alım anlaşmalarına  imza atan BOTAŞ da, Nabuko&#8217;dan ülkeye gaz sağlamaya uğraşanlar da rahat  bir nefes alır. Kaldı ki, tüm nükleer rönesans masallarına rağmen,  Batı&#8217;da nükleer rekatörlerinin hala kömür, rüzgar ve doğalgaza yenik  düşmesinin ardında &#8221; yüksek maliyet&#8221; diye adlandırılan bir gerçek var.  Bu durumda hükümetinin çaktırmadan, &#8220;Size nükleer santral kuruyorum ama  elektriğe de ciddi bir zam yapıyorum&#8221; dediğini alamamız mı lazım? Çünkü  nükleer serbest piyasa koşullarında hala doğalgaz ve kömürden çok daha  pahalıya elektrik enerjisi üreten bir kaynak. Bunu ben söylemiyorum,  Citi Grup söylüyor. </span></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; text-align: justify;"><strong>Citi Bank da  nükleer ekonomik değil diyor</strong></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; text-align: justify;">&#8220;<span lang="tr-TR">Yeni Nükleer – Ekonomi Hayır Diyor&#8221; başlıklı ve 9 Kasım  2009 tarihli araştırmalarında Citi Grup uzmanları, İngiltere&#8217;nin uzun  yıllar sonra yeni santraller kurulmasına ilişkin aldığı kararın önündeki  5 ana risk alanına dikkat çekiyor. Planlama, inşaat, elektrik satış  fiyatı, santralin işletimi ve nükleer atık sorunuyla miyadı dolan  santralin söküm işlemleri, yatırımcının çözmesi gereken beş riskli  nokta. Türiye&#8217;de bizzat Enerji Bakanı tarafından yapılan açıklamalarda  veya sözkonusu yatırım için Kore ve Rusya ile işbirliği içerisindeki  yerli şirketlerin demeçlerinde, bu sorunları nasıl çözeceklerine dair   en ufak bir ipucu yok. Citi raporuna göre, nükleer reaktörün yapım  maliyeti kurulu kilovat güç başına 2500 ile 3500 avro arasında  değişiyor. Bu durumda, Sinop&#8217;a kurulması düşünülen 5600 MW&#8217;lık santralin  bedeli ortalama 17 milyar avro oluyor. Raporda, bir nükleer reaktörün <em><span style="text-decoration: underline;">zarar  etmemesi için</span></em> üretilen elektriğin kilovatsaatinin piyasada en  az 6,5 avro sentten satılması gerektiğine vurgu yapılmış. Türkiye&#8217;de bu  rakama ve altnda üretim yapabilecek onlarca rüzgar ve jeotermal santrali  kurulabilirken nükleerde ısrar neden? Yakıt teknolojisini elinde tutan 5  ülkeye bağımlı olmak için mi?</span></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; text-align: justify;"><span lang="tr-TR">Finlandiya&#8217;da  olduğu gibi, santralin inşasında olası bir gecikme bu fiyatı daha  yukarılara çıkarabilir. 1600 MW&#8217;lık son teknoloji Olkiluoto reaktörü,  dünyanın nükleer enerji konusunda bir numarası kabul edilen Fransız Avea  tarafından 3 milyar avroya yapılacak ve 2009&#8242;un Mayıs ayında elektrik  üretmeye başlayacaktı. 2004&#8242;te inşasına başlanan reaktör hala  bitirlemedi. Şu anda reaktörün tahmin edilen maliyeti 5,6 milyar avro.  Yapılan denetimler, inşa sırasında onlarca hata buldu ve bu hataların  firma tarafından düzeltilmesi istendi. Yaklaşık 3 milyar avroyu bulan  maliyeti üstlenmeyecek olan Finlandiyalı firma TVO ile AVEA tahkimlik  oldular. Bütün Avrupa&#8217;nın konuştuğu bu olaylar yine Türkiye&#8217;de gazete  sayfalarına ve televizyon haberlerine yansımadı. Citi&#8217;nin raporunda  olası gecikmelerde maliyetin kim tarafından yüklenileceği soruluyor. Biz  de soralım, inşaatı kim deneteyecek, olası maliyet artışları elektrik  zamlarıyla bizim cebimizden mi yoksa firmadan mı çıkacak? Denetimi,  Çernobil faciasında çayları gömerek ve yakarak önlem aldığını düşünen,  ülkeye giriş ve çıkışı sorumluluğu altında olan radyoaktif izotopları  İkitelli&#8217;deki hurdalıklardan toplayan TAEK mi yapacak? Hayatlarında batı  standartlarında denetim görmemiş, ülkelerinde inşa ettikleri  reaktörleri yine devlet kuruluşlarınca denetlenmiş(!) Kore ve Rus  firmalarının, işi doğru yapıp yapmadığını santralde sızıntı olunca mı  öğreneceğiz? Başından beri Korelilerin nükleer işi almalarını isteyen ve  bu konuda birçok gezi ve toplantı düzenleyen TASAM adlı kuruluşun, &#8220;</span><span lang="tr-TR"><strong>Güney Kore Nükleer Teknoloji İnceleme Gezisi&#8221; </strong></span><span lang="tr-TR"><span style="font-weight: normal;">adlı yayınından bir  alıntı yapalım. </span></span><span lang="tr-TR">Kore&#8217;nin nükleer  teknolojisini incelemek için düzenlediği teknik bir geziye katılan iki  uzman arasındaki konuşmayı yorum yapmadan aktarıyorum:</span></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; text-align: justify;">&#8220;<span lang="tr-TR"><em>&#8230;Önder Bey uzun yıllar Uluslararası Atom  Enerjisi Kuruluşu, IAEA&#8217;de çalışmıştı. Dünya&#8217;nın çeşitli yerlerinde  güvenlik denetimlerine gitmiş. Hazır aklıma gelmişken sorayım dedim:  &#8216;Ya, Önder Bey; bu Koreliler reaktörlerini artık A&#8217;dan Z&#8217;ye kendileri  yapıyor, %100&#8242;e varan verimle işletiyorlar. Güç arttırımlarına, ömür  uzatmalarına filan gidilmiş. Koreliler sanki bu işi Japonya&#8217;dan bile  daha iyi götürüyorlar. Çünkü orada ikide birde kazalar, sızıntılar filan  oluyor. Hatta ölümler de oldu: Bu nasıl iş?&#8217; </em></span></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; text-align: justify;"><span lang="tr-TR"><em>Bir an durup düşündükten sonra, &#8216;Japonlar daha açık bir  toplum&#8217; dedi; &#8216;bu konuda daha hassaslar, Hiroşima ve Nagazaki nedeniyle.  Koreliler bazı şeyleri daha iyi gizliyor&#8230;&#8217; Hmmm, vay canına. Öyle ya;  kadının ayağına basıp da kaçtıktan sonra, gittiği yerde hatasını  anlatacak değildi tabii</em></span><sup><span lang="tr-TR"><em><a name="sdfootnote4anc" href="http://ozgurgurbuz.blogspot.com/2010/03/nukleer-saldr.html#sdfootnote4sym"><sup>4</sup></a></em></span></sup></p>
<p style="margin-bottom: 0cm; text-align: justify;" lang="tr-TR">Hükümet,bazı bilim insanları  tarafından verilen, &#8220;1-2 cente elektrik üretiriz&#8221; beyanlarına kanıp  girdiği bu yolda, &#8220;ucuz nükleer&#8221; diye bir şey olmadığını görünce başka  çözüm yolları aramaya başladı. En sonunda kendini soru şaretleriyle dolu  Rus ve Kore teknolojisinin kucağına attı. Sadece çevresel ve ekonomik  riskler tehdit altında değil. Kapalı kapılar ardında yapılan anlaşmalar,  Türkiye&#8217;de oluşturulmaya çalışılan elektrik sektöründeki serbest  piyasayı da derinden sarsıyor. Bir taraftan lisans başvurusunu iki yıl  önce yapmış, teminat yatırmış rüzgarcıları bekleteceksin, güneş enerjisi  yatırımcılarını bir köşeye iteceksin. Öte yandan, nükleer yatırımcılara  250 bin yıl radyoaktif kalacak atığı nereye koyacaksın diye sormayacak,  araziyi bedava verecek, söküm işleri için sadece cüzi bir miktar  almakla yetineceksin. Bakanlık, serbest piyasada nükleerin rakipleri  karşısında çaresiz kalacağını bildiği için, santral yatırımında devletçi  politika izliyor. Öte yandan termik santrallerin özeliştirmesine  hazırlanıyor. Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu? AKP hükümeti, girdiği  bu çıkmazdan, temiz enerjilerin önünü açacak yeni bir enerji  plitikasıyla çıkarsa kimse hükümeti eleştirmez, tersine oy bile  kazanabilir. Bu yolda gitmeye devam ederse, ekonomik ya da ekolojik bir  kaza kaçınılmaz görünüyor. Aynı otobüsün yolcusu olmasak hiç umrumda  olmazdı ama biz de bu otobüste yolcuyuz.</p>
<p style="margin-bottom: 0cm; text-align: justify;" lang="tr-TR">
<p style="margin-bottom: 0cm; text-align: justify;" lang="tr-TR">Özgür Gürbüz / http://ozgurgurbuz.blogspot.com adresinden alınmıştır</p>
<p style="margin-bottom: 0cm; text-align: justify;" lang="tr-TR">
<div id="sdfootnote1" style="text-align: justify;">
<p><span style="font-size: xx-small;"><a name="sdfootnote1sym" href="http://ozgurgurbuz.blogspot.com/2010/03/nukleer-saldr.html#sdfootnote1anc">1</a>The  	Glob and Mail, </span><span style="color: #000080; font-size: xx-small;"><span lang="zxx"><span style="text-decoration: underline;"><a href="http://www.theglobeandmail.com/news/national/nuclear-incident-exposes-217-workers-at-bruce-power/article1469970/">http://www.theglobeandmail.com/news/national/nuclear-incident-exposes-217-workers-at-bruce-power/article1469970/</a></span></span></span><span style="font-size: xx-small;">, 	12 Mart 2010.</span></div>
<div id="sdfootnote2" style="text-align: justify;">
<p><span style="font-size: xx-small;"><a name="sdfootnote2sym" href="http://ozgurgurbuz.blogspot.com/2010/03/nukleer-saldr.html#sdfootnote2anc">2</a>Eurogas,  	Natural Gas Consumption report, 12 Mart 2009. </span></div>
<div id="sdfootnote3" style="text-align: justify;">
<p><span style="font-size: xx-small;"><a name="sdfootnote3sym" href="http://ozgurgurbuz.blogspot.com/2010/03/nukleer-saldr.html#sdfootnote3anc">3</a>Eurogas,  	Statsitical data of 2008. </span></div>
<div id="sdfootnote4" style="text-align: justify;">
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: xx-small;"><a name="sdfootnote4sym" href="http://ozgurgurbuz.blogspot.com/2010/03/nukleer-saldr.html#sdfootnote4anc">4</a> Vural Altın, &#8220;Stratejik Rapor No:18&#8243;, <strong>Güney Kore Nükleer 	Teknoloji  İnceleme Gezisi</strong>, İstanbul, TASAM, 2007, s. 25.</span></p>
</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://yesilgazete.org/2010/03/14/nukleer-saldiri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Obama&#8217;dan Nükleer Enerjiye Destek</title>
		<link>http://yesilgazete.org/2010/02/17/obamadan-nukleer-enerjiye-destek/</link>
		<comments>http://yesilgazete.org/2010/02/17/obamadan-nukleer-enerjiye-destek/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 17 Feb 2010 10:33:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Haber Merkezi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Amerika Birleşik Devletleri]]></category>
		<category><![CDATA[Barack Obama]]></category>
		<category><![CDATA[Nükleer Santral]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://yesilgazete.org/?p=7631</guid>
		<description><![CDATA[

ABD başkanı otuz yıl aradan sonra iki nükleer enerji santrali inşası için 8 milyar dolarlık kredi garantisi verileceğini açıkladı.

İki yeni nükleer santral Georgia eyaletinde Amerikan enerji şirketi Southern Company tarafından inşa edilecek.

Başkan Obama santrallerin &#8220;güvenli ve temiz&#8221; olacağını ve ülkenin gelecekteki enerji ihtiyacının karşılanması için elzem olduklarını söyledi.
1979 yılında Three Mile İsland&#8217;daki nükleer santralde meydana [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>
<div>
<p style="text-align: justify;"><span class="drop">A</span>BD başkanı otuz yıl aradan sonra iki nükleer enerji santrali inşası için 8 milyar dolarlık kredi garantisi verileceğini açıkladı.</p>
<div style="text-align: justify;">
<div><img class="alignright" src="http://www.bbc.co.uk/worldservice/assets/images/2010/01/27/100127155252_obama.jpg" alt="Obama" width="226" height="170" />İki yeni nükleer santral Georgia eyaletinde Amerikan enerji şirketi Southern Company tarafından inşa edilecek.<span id="more-7631"></span></div>
</div>
<p style="text-align: justify;">Başkan Obama santrallerin &#8220;güvenli ve temiz&#8221; olacağını ve ülkenin gelecekteki enerji ihtiyacının karşılanması için elzem olduklarını söyledi.</p>
<p style="text-align: justify;">1979 yılında Three Mile İsland&#8217;daki nükleer santralde meydana gelen kazadan bu yana ABD&#8217;de yeni nükleer santral kurulmamıştı.</p>
<p style="text-align: justify;">Pennsylvania eyaletindeki bir tesisteki reaktörlerden birinde meydana gelen kazaya kısmi çekirdek erimesi yol açmıştı.</p>
<p style="text-align: justify;">Erime sonucu radyoaktif gazlar atmosfere yayılmıştı.</p>
<p style="text-align: justify;">Başkan Obama yeni nükleer santrallerin inşası projesinin önümüzdeki sekiz yıl boyunca inşaat alanında binlerce kişiye iş açacağını, inşaatlar tamamlandığında da bu kez santrallerde yüzlerce kişinin yüksek maaşlı kalifiye işlerde çalışabileceğini söyledi.</p>
<p style="text-align: justify;">Başkan bunun iklim değişikliğiyle mücadeleye katkı sağlayacak, yeni nesil güvenli, temiz ve enerji tasarrufuna dayalı teknolojilerin kullanımı konusunda bir başlangıç oluşturacağını da kaydetti.</p>
<p style="text-align: justify;">İnşaatı üstlenen Southern Company, yapım çalışmaları sırasında 3000 kişiye iş sahası açılacağını, daha sonra santrallerde 850 sürekli personel çalışacağını bildiriyor. (BBC)</p>
</div>
</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://yesilgazete.org/2010/02/17/obamadan-nukleer-enerjiye-destek/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Almanya&#8217;da &#8220;Nükleer&#8221; Tartışması</title>
		<link>http://yesilgazete.org/2010/02/12/almanyada-nukleer-tartismasi/</link>
		<comments>http://yesilgazete.org/2010/02/12/almanyada-nukleer-tartismasi/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 12 Feb 2010 17:40:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Haber Merkezi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Beynelmilel]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Alman Yeşilleri]]></category>
		<category><![CDATA[Almanya]]></category>
		<category><![CDATA[Almanya Yeşiller Partisi]]></category>
		<category><![CDATA[Angela Merkel]]></category>
		<category><![CDATA[CDU]]></category>
		<category><![CDATA[Claudia Roth]]></category>
		<category><![CDATA[CSU]]></category>
		<category><![CDATA[FDP]]></category>
		<category><![CDATA[Norbert Röttgen]]></category>
		<category><![CDATA[Nükleer Santral]]></category>
		<category><![CDATA[SPD]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://yesilgazete.org/?p=7553</guid>
		<description><![CDATA[Cevre Bakanı Norbert Röttgen, Almanya&#8217;nın nükleer enerjiden tümüyle vazgeçilmesine yönelik açıklama yaparken, hükümet içinde ve muhalefet tepkisiyle karşılaştı.
Hıristiyan Demokrat Birlik Partisi (CDU) ve Hür Demokrat Parti (FDP) içinden nükleer enerjinin devamından yana tavır alınırken, muhalefet bakanın çevreci çıkışı eleştirildi.
ZDF&#8217;nin haberine göre, Çevre bakanının bu açıklaması Süddeutsche Zeitung&#8217;da yayınlandı. CDU&#8217;lu Bakan Norbert Röttgen, Almanya&#8217;nın en kısa [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><span class="drop">C</span>evre Bakanı Norbert Röttgen, Almanya&#8217;nın nükleer enerjiden tümüyle vazgeçilmesine yönelik açıklama yaparken, hükümet içinde ve muhalefet tepkisiyle karşılaştı.</p>
<p style="text-align: justify;">Hıristiyan Demokrat Birlik Partisi (CDU) ve Hür Demokrat Parti (FDP) içinden nükleer enerjinin devamından yana tavır alınırken, muhalefet bakanın çevreci çıkışı eleştirildi.<span id="more-7553"></span></p>
<p style="text-align: justify;">ZDF&#8217;nin haberine göre, Çevre bakanının bu açıklaması Süddeutsche Zeitung&#8217;da yayınlandı. CDU&#8217;lu Bakan Norbert Röttgen, Almanya&#8217;nın en kısa sürede nükleer enerji üretiminden vazgeçmesi gerektiğini söyledi. Röttgen, Almanya&#8217;daki nükleer santrallerin ortalama 40 yıl üretim yapabilmesi halinde bile yeni güvenlik sistemleri ile donatılmasının önemine dikkat çekti.</p>
<p style="text-align: justify;">Röttgen, atom enerjisinin artık Alman halkı tarafından tepkiyle karşılandığını ve yenilenebilir enerji üretimine ağırlık verilmesini isterken, nükleer santrallerden vazgeçme planlarını önümüzdeki sonbaharda hükümet üyelerine sunacağını bildirdi.</p>
<p style="text-align: justify;">Röttgen&#8217;in sözlerine Hıristiyan Sosyal Birlik Partisi (CSU) nükleer enerjinin kolay kolay vazgeçilemez olduğunda ısrar etti. CDU Fraksiyon önderlerinden Michael Fuchs, bakanın söylediğinin aksine nükleer santrallerin 60 yıl daha kullanılabileceğini iddia etti. Fuchs, santrallerden sağlanan üretimin nükleer enerjiye oranla daha pahalı ancak çevre dostu olan rüzgar ve güneş enerjisi ile temin edilmesinin mümkün olamayacağını savundu.</p>
<p style="text-align: justify;">Norbert Röttgen&#8217;in sözleri, FDP&#8217;nin Genel Başkanı ve Dışişleri Bakanı Guido Westerwelle tarafından da eleştirildi. Westerwelle, kabine arkadaşının söylediklerinin hükümeti bağlamadığını bildirirken, FDP yönetimi Röttgen&#8217;in nükleer enerjiye yönelik belirsiz korkulara teslim olduğunu ileri sürdü.</p>
<p style="text-align: justify;">Muhalefetteki Sosyal Demokrat Parti (SPD) lideri Sigmar Gabriel, &#8221;Sayın Röttgen ve bazıları hokkabazlık yaparak, erteleme (nükleer santrallerin süresini) planları hazırlıyorlar gibi&#8221; sözleriyle tepki gösterdi. Yeşiller Eşbaşkanı Claudia Roth ise &#8221;Çevre bakanı insanların gözünü boyarken, koalisyon hükümeti arka odalarda atom enerjisinden çıkışı engelleyerek, güneş enerjisi teşvikini ortadan kaldırıyorlar&#8221; diyerek eleştirdi.</p>
<p style="text-align: justify;">Almanya&#8217;da halen faaliyette olan 19 nükleer santralin 17&#8217;sinden 20 milyar megawattın üzerinde enerji elde ediliyor. Tüm enerji üretiminin 5&#8242;te 1&#8242;inden fazlasını sağlayan santraller Çernobil benzeri patlama tehlikesi nedeniyle Almanlar&#8217;ın tepkisine neden oluyor.</p>
<p style="text-align: justify;">Başbakan Angela Merkel&#8217;in, çevreye verdiği zarar nedeniyle yerini yenilenebilir enerji kaynaklarına bırakılması istenen bazı nükleer reaktörler için Ekim ayında karar vereceği belirtildi. Hükümet, petrol fiyatlarının önümüzdeki yıllarda aşırı düzeyde artacağı ve diğer çevre dostu enerji üretimlerinin maliyeti nedeniyle nükleer santrallerin devre dışı kalmasını savunuyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://yesilgazete.org/2010/02/12/almanyada-nukleer-tartismasi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Başbakanım</title>
		<link>http://yesilgazete.org/2010/02/11/basbakanim/</link>
		<comments>http://yesilgazete.org/2010/02/11/basbakanim/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 11 Feb 2010 21:11:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Aydan Çelik</dc:creator>
				<category><![CDATA[KöşeYazıları]]></category>
		<category><![CDATA[Nükleer Santral]]></category>
		<category><![CDATA[Nükleer Santral İhalesi]]></category>
		<category><![CDATA[Recep Tayyip Erdoğan]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://yesilgazete.org/?p=7520</guid>
		<description><![CDATA[Biliyor musunuz ömrümde ilk defa bir başbakana mektup yazıyorum. Ve inanın nasıl hitap edilir bilmiyorum. 
Faize Hücum filmi geliyor aklıma. Hani orada banker mağduru aile, derdini kimseye anlatamayınca, oturup başbakana mektup yazmaya karar veriyor, ama nasıl bir hitapla başlayacağını bilemiyor, sonunda “Sevgili Başbakanımız” diye başlayan bir mektup kaleme alıyordu ya&#8230; 
Ben öyle yapmayacağım. Sahte bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><img class="alignright size-large wp-image-7521" title="tayyip burns" src="http://yesilgazete.org/wp-content/uploads/tayyip-burns-904x1024.jpg" alt="tayyip burns" width="325" height="368" /><span class="drop">B</span>iliyor musunuz ömrümde ilk defa bir başbakana mektup yazıyorum. Ve inanın nasıl hitap edilir bilmiyorum. <em></p>
<p>Faize Hücum</em> filmi geliyor aklıma. Hani orada banker mağduru aile, derdini kimseye anlatamayınca, oturup başbakana mektup yazmaya karar veriyor, ama nasıl bir hitapla başlayacağını bilemiyor, sonunda “Sevgili Başbakanımız” diye başlayan bir mektup kaleme alıyordu ya&#8230; <span id="more-7520"></span></p>
<p>Ben öyle yapmayacağım. Sahte bir yakınlığın manası yok. Ama Ahmet Hakan’ın yaptığı gibi, “Dinle Sayın Başbakan!” diye başlayan, üst perdeden/ bol ünlemli bir üslupla da işim olmaz.</p>
<p>“Emret Başbakanım!” diyesim var, ama o da bize çok uzak. BBC yapımı şahane dizinin bizim politik kültürümüzle hiç alakası yok ki.</p>
<p>Ama, madem konu oradan açıldı, bakın sizin de hoşunuza gidecek bir hikâye anlatayım. Seksenli yılların ortasında o dizide başbakanı oynayan oyuncu Türkiye’ye gelmiş, Turgut Özal ile görüşmüş; görüşmeye Semra Hanım da iştirak etmişti. Toplantı sonunda gazeteciler oyuncuya mikrofon uzatıp, başbakanımızı nasıl bulduğunu sormuşlardı. O da: “Çok sempatik, çok hoş bir insan. Özellikle kocasına bayıldım” diye cevap vermişti.</p>
<p>Siz söyleyin Başbakanım, şimdi içimizden kim çıkıp böyle bir espri yapmaya cesaret edebilir.</p>
<p>Hepimiz bir öfke topu halinde yuvarlanıp duruyoruz şu memlekette. Üzerimiz dikenlerle kaplı. Birbirimize çarptıkça daha çok batıyoruz&#8230;</p>
<p>Kabul: Hepimiz Celali’yiz. Peki, böyle mi devam edeceğiz?</p>
<p>Özellikle siz, Başbakanım. Ne kadar öfkelisiniz. Oysa ne kadar hoş olurdu değil mi, şu yukarıdaki espriyi yapmak için İngiltere’den birini beklemeye gerek kalmasa.</p>
<p>İnanın siz de kendinizi iyi hissedeceksiniz böyle olduğunda.</p>
<p>Ancak ısrarla öbür türlü yapıyorsunuz.</p>
<p>Bugün Greenpeace’ten arkadaşlar partinizin grup toplantısında nükleer karşıtı pankart açınca ağzınızdan şu cümleler dökülmüş:</p>
<p>“&#8230;Elinde iki tane paçavrayla gelecek ve Türkiye’nin nükleer enerjiden istifade etmesini provoke etmeye gayret edenlere biz bu ülkede prim vermeyiz. Bunun adımlarını atacağız, atıyoruz. Bunların yaptıkları, ülkenin kalkınması, şu bu falan değil; Türkiye’nin enerji ihtiyacının karşılanması falan değil. Bildiklerinden de değil, birileri ellerine iki tane paçavra tutuşturuyor, onunla beraber buraya kadar geliyor&#8230;”</p>
<p>Siz paçavra deyince aklıma geldi Başbakanım. Hatırlar mısınız bundan bir kaç ay evvel Genelkurmay Başkanı da bir belge için “kâğıt parçası” demişti. Ha kâğıt parçası, ha bez parçası, ne fark eder Başbakanım?</p>
<p>Haklısınız, bildiğimizden de değil. Elimize birileri ya bir bez parçası tutuşturuyor, ya kâğıt kalem ya da bisiklet pedalı. Onların aleti oluyoruz. Geçen yıl Sinop’ta nükleer karşıtı kamp kuran bisikletli Ekotopyacılar da sizin yaklaşımınıza sahip yöneticiler tarafından derdest edilmişlerdi. Maşalara böyle muamele edilir değil mi Başbakanım? Hele bir de kökleri dışarıdaysa.</p>
<p>Haklısınız bilmiyoruz bir şey. Ama korkuyoruz Başbakanım. O yüzden yarın radyoaktif olmaktansa bugün aktif olmayı tercih ediyoruz.</p>
<p>Siz de korkun Başbakanım. Hadi kendiniz için korkmuyorsunuz, geçen gün güzel oyuncaklar aldığınız torunlarınız için korkun.</p>
<p>Dilerim mektuba eklediğim fotoğraf size bir şey söyler. <em>Simpsonlar</em>’daki nükleer santral patronu Mr. Burns’u tanıdığınızı sanıyorum.</p>
<p>O karede Mr. Burns hiç değişmedi. Pozisyonunu hep korudu. Sizin yerinizde olanlar geldi geçti sadece: Kenan Evren, Turgut Özal, Cahit Aral vd..</p>
<p>Mr. Burns’a bir daha bakın Başbakanım ve bence siz de korkun.</p>
<p>Saygılar.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://yesilgazete.org/2010/02/11/basbakanim/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Akp&#8217;ye Göre Muhalif Her Şey Paçavra</title>
		<link>http://yesilgazete.org/2010/02/09/akpye-gore-muhalif-her-sey-pacavra/</link>
		<comments>http://yesilgazete.org/2010/02/09/akpye-gore-muhalif-her-sey-pacavra/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 09 Feb 2010 17:27:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Haber Merkezi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Adalet ve Kalkınma Partisi]]></category>
		<category><![CDATA[Akkuyu]]></category>
		<category><![CDATA[Greenpeace]]></category>
		<category><![CDATA[Mersin]]></category>
		<category><![CDATA[Nükleer Santral]]></category>
		<category><![CDATA[Recep Tayyip Erdoğan]]></category>
		<category><![CDATA[Sinop]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://yesilgazete.org/?p=7460</guid>
		<description><![CDATA[Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, partisinin grup toplantısında konuşma yapmak için kürsüye geldiği sırada balkondaki izleyiciler arasında bulunan Greenpeace üyesi iki kişi nükleer santral karşıtı pankart açtı. 
Hızla olay yerine koşan görevliler “Mersin, Sinop Nükleer istemiyor” yazılı pankartı topladı.
takım elbiseli olduğu gözlenen eylemci, yaka paça dışarıya çıkardı.
Protesto için kızan Başbakan Erdoğan, şunları söyledi:  “Ülkenin ciddi meselerini [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><img class="alignleft size-full wp-image-7461" title="fft5_mf356002" src="http://yesilgazete.org/wp-content/uploads/fft5_mf356002.Jpeg" alt="fft5_mf356002" width="360" height="240" /><span class="drop">B</span>aşbakan Recep Tayyip Erdoğan, partisinin grup toplantısında konuşma yapmak için kürsüye geldiği sırada balkondaki izleyiciler arasında bulunan Greenpeace üyesi iki kişi nükleer santral karşıtı pankart açtı. <span id="more-7460"></span></p>
<p style="text-align: justify;">Hızla olay yerine koşan görevliler “Mersin, Sinop Nükleer istemiyor” yazılı pankartı topladı.<br />
takım elbiseli olduğu gözlenen eylemci, yaka paça dışarıya çıkardı.</p>
<p style="text-align: justify;">Protesto için kızan Başbakan Erdoğan, şunları söyledi:  “Ülkenin ciddi meselerini takip edenler, bizimle beraber takip ediyorlar zaten. Ama gayrı ciddi dinlemek isteyenler için kapıları açın, gitsinler; serbest bırakın. Bizim ciddi meselelerle işimiz var. Elinde iki tane paçavrayla gelerek, Türkiye’nin nükleer enerjiden istifade etmesini provoke etmeye garyet edenlere prim vermeyiz. Bunun adımlarını atacağız, atıyoruz.Bunların yaptıkları ülkenin kalkınması değil. Buna medyanın çanak tutmasını da anlamıyorum.&#8221; (NTV)</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://yesilgazete.org/2010/02/09/akpye-gore-muhalif-her-sey-pacavra/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
