<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Yeşil Gazete &#187; Kopenhag</title>
	<atom:link href="http://yesilgazete.org/tag/kopenhag/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://yesilgazete.org</link>
	<description>AKTÜEL YEŞİL GAZETE</description>
	<lastBuildDate>Fri, 30 Jul 2010 10:16:52 +0000</lastBuildDate>
	
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>İklim Önerileri BM&#8217;ye İletildi</title>
		<link>http://yesilgazete.org/2010/02/01/iklim-onerileri-bmye-iletildi/</link>
		<comments>http://yesilgazete.org/2010/02/01/iklim-onerileri-bmye-iletildi/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 01 Feb 2010 12:09:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Haber Merkezi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Birleşmiş Milletler]]></category>
		<category><![CDATA[iklim]]></category>
		<category><![CDATA[Kopenhag]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://yesilgazete.org/?p=7267</guid>
		<description><![CDATA[Dünyada karbon salımlarının yüzde 80&#8242;den fazlasından sorumlu olan ülkeler, salımları 2020&#8242;ye kadar azaltmaya yönelik planlarını, kendilerine verilen süre içinde Birleşmiş Milletler&#8217;e iletti.



Aralık ayında Danimarka&#8217;nın başkenti Kopenhag&#8217;da yapılan İklim Zirvesi&#8217;nde, ülkelere, önerilerini iletmeleri için Ocak sonuna dek süre verilmişti.

Çin ve Hindistan planlarını Birleşmiş Milletler&#8217;e iletseler de, Kopenhag&#8217;da varılan mutabakatı açıkça desteklemediler.
Bu iki ülkeden Çin, &#8220;karbon yoğunluğunu&#8221; [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><span class="drop">D</span>ünyada karbon salımlarının yüzde 80&#8242;den fazlasından sorumlu olan ülkeler, salımları 2020&#8242;ye kadar azaltmaya yönelik planlarını, kendilerine verilen süre içinde Birleşmiş Milletler&#8217;e iletti.</p>
<div style="text-align: justify;">
<div>
<div>
<div><img class="alignright" src="http://www.bbc.co.uk/worldservice/assets/images/2009/12/21/091221105402_climate170.jpg" alt="Atmosfere karbon salan bir fabrika" width="226" height="170" />Aralık ayında Danimarka&#8217;nın başkenti Kopenhag&#8217;da yapılan İklim Zirvesi&#8217;nde, ülkelere, önerilerini iletmeleri için Ocak sonuna dek süre verilmişti.</div>
</div>
<p>Çin ve Hindistan planlarını Birleşmiş Milletler&#8217;e iletseler de, Kopenhag&#8217;da varılan mutabakatı açıkça desteklemediler.<span id="more-7267"></span></p>
<p>Bu iki ülkeden Çin, &#8220;karbon yoğunluğunu&#8221; 2005-2020 arası yüzde 40-45 azaltma taahhüdünde bulunurken, benzer bir kavramı benimseyen Hindistan&#8217;ın aynı dönem için vadettiği azaltma oranı yüzde 20-25 oldu.</p>
<h3>ABD ve AB farklı noktadalar</h3>
<p>Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupa Birliği de, karbon salımlarında yüzde 20&#8242;yi bulan kesintiler önerdiler ancak bu kesintileri farklı yöntemlerle hesapladılar.</p>
<p>ABD, 2020&#8242;ye dek 2005&#8242;e kıyasla yüzde 17&#8242;lik bir kesintiden bahsederken, Avrupa Birliği kesinti oranını 1990 düzeyine göre hesapladı.</p>
<p>Avrupa Birliği, esasında karbon salımlarının azaltılmasına ilişkin olarak iki hedef belirlemişti.</p>
<p>Birlik, 2020&#8242;ye kadar salımları yüzde 20 azaltmaya hazır olduğunu açıklamış, diğer büyük ülkelerin de aynı yönde eşit çaba harcamaları halinde bu oranı yüzde 30&#8242;a çıkarabileceğini bildirmişti.</p>
<p>Brezilya 2020&#8242;ye dek yüzde 36-39 civarı bir kesintiden bahsederken, Japonya da salımları 2020&#8242;ye dek 1990m düzeyine göre yüzde 25 azaltmayı önerdi.</p>
<p style="text-align: justify;">Roger Harrabin ise tüm ülkeler önerdikleri kesintileri yapsalar dahi, bunun, bilim adamlarının iklim değişikliğinin yaratabileceği tehlikeden kaçınmak için önerdikleri düzeyin altında olduğuna dikkat çekiyor.</p>
</div>
</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://yesilgazete.org/2010/02/01/iklim-onerileri-bmye-iletildi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İklim Değişikliği Politikasında Kopenhag Dönemeci: Küresel İşbirliğinin Geleceği ve Türkiye</title>
		<link>http://yesilgazete.org/2010/01/08/iklim-degisikligi-politikasinda-kopenhag-donemeci-kuresel-isbirliginin-gelecegi-ve-turkiye/</link>
		<comments>http://yesilgazete.org/2010/01/08/iklim-degisikligi-politikasinda-kopenhag-donemeci-kuresel-isbirliginin-gelecegi-ve-turkiye/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 08 Jan 2010 10:19:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Haber Merkezi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kopenhag]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil Toplumdan]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://yesilgazete.org/?p=6754</guid>
		<description><![CDATA[Marmara Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Araştırma ve Uygulama Merkezi
PANEL
İklim Değişikliği Politikasında Kopenhag Dönemeci: Küresel İşbirliğinin Geleceği ve Türkiye
Oturum Başkanı
Yrd.Doç.Dr. İbrahim MAZLUM
Marmara Üniversitesi, Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü
Konuşmacılar
Haluk ÖZDALGA
TBMM Çevre Komisyonu Başkanı
Yrd.Doç.Dr. Semra CERİT
Marmara Üniversitesi, Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü
Doç.Dr. Etem KARAKAYA
Adnan Menderes Üniversitesi, İktisat Bölümü
Dr. Sibel SEZER ERALP
REC Türkiye, Direktör
Hande BALOĞLU
TÜSİAD Sanayi, Hizmetler ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span class="drop">M</span>armara Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Araştırma ve Uygulama Merkezi</p>
<p>PANEL</p>
<p>İklim Değişikliği Politikasında Kopenhag Dönemeci: Küresel İşbirliğinin Geleceği ve Türkiye<span id="more-6754"></span></p>
<p>Oturum Başkanı</p>
<p>Yrd.Doç.Dr. İbrahim MAZLUM</p>
<p>Marmara Üniversitesi, Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü</p>
<p>Konuşmacılar</p>
<p>Haluk ÖZDALGA</p>
<p>TBMM Çevre Komisyonu Başkanı</p>
<p>Yrd.Doç.Dr. Semra CERİT</p>
<p>Marmara Üniversitesi, Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü</p>
<p>Doç.Dr. Etem KARAKAYA</p>
<p>Adnan Menderes Üniversitesi, İktisat Bölümü</p>
<p>Dr. Sibel SEZER ERALP</p>
<p>REC Türkiye, Direktör</p>
<p>Hande BALOĞLU</p>
<p>TÜSİAD Sanayi, Hizmetler ve Tarım Bölümü</p>
<p>Ömer MADRA</p>
<p>Açık Radyo Genel Yayın Yönetmeni</p>
<p>Tarih: 15 Ocak 2010 Cuma</p>
<p>Saat: 10:00</p>
<p>Yer  : İbrahim Üzümcü Konferans Salonu, Marmara Üniversitesi Göztepe Kampusu</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://yesilgazete.org/2010/01/08/iklim-degisikligi-politikasinda-kopenhag-donemeci-kuresel-isbirliginin-gelecegi-ve-turkiye/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kopenhag&#8217;dan Geriye Kalan</title>
		<link>http://yesilgazete.org/2010/01/01/kopenhagdan-geriye-kalan/</link>
		<comments>http://yesilgazete.org/2010/01/01/kopenhagdan-geriye-kalan/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 01 Jan 2010 08:51:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ümit Şahin</dc:creator>
				<category><![CDATA[KöşeYazıları]]></category>
		<category><![CDATA[iklim değişikliği]]></category>
		<category><![CDATA[Kopenhag]]></category>
		<category><![CDATA[Kopenhag 2009]]></category>
		<category><![CDATA[Küresel Isınma]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://yesilgazete.org/?p=6574</guid>
		<description><![CDATA[Kopenhag'dan geriye kalan, yenilenen bir iklim hareketi... Ortaya çıkan bu yeni durumu iyice hazmetmek, küresel mücadelenin bir parçası olmaktan uzaklaşmamak ve yaratıcı bir şekilde katkıda bulunmak zorundayız.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="size-thumbnail wp-image-6573 alignleft" src="http://yesilgazete.org/wp-content/uploads/yesilgazete_kopdeg-150x150.jpg" alt="yesilgazete_kopdeg" width="150" height="150" /><span class="drop">K</span>openhag iklim zirvesi iklim değişikliğiyle mücadele açısından sadece 2009&#8242;un değil, tüm zamanların en önemli olayıydı. Çıkan sonucun bu kadar büyük bir hayal kırıklığına yol açmasının bir nedeni de büyük bir beklenti yaratmasıydı. Ama Kopenhag zirvesinden bu kadar büyük bir beklentinizin <em>olmaması</em> da kolay değildi. Çünkü bu durumda şunlardan birini düşünmüş olmanız gerekiyordu: 1- İklim değişikliği zaten durdurulamaz.  2- İklim değişikliğini durdurmak mümkün, ama bunu hükümetlerin yürüttüğü uluslararası bir müzakere ve anlaşma zemininde yapmanın anlamı ve imkanı yok. 3- Uluslararası anlaşmalar işe yarayabilir, ama bu hükümetlerden işe yarar bir anlaşma çıkmaz.</p>
<p>Birinci maddeyi geçiyorum. İkinci seçeneği savunanlarla alternatifleri tartışmaya hazırım, ama bugüne dek ikna edici bir alternatifle karşılaşamadık. Benim gibi Kopenhag&#8217;dan beklentisi yüksek olanlar ve toplumdaki beklentiyi özellikle yükseltenler ise daha çok üçüncü görüşe yakın olanlardı. Yani biz de zengin ülke hükümetlerinin iklim değişikliğini çözmekten çok ağırlaştırma kapasitesine sahip olduğunu düşünüyor, ama bu durumu değiştirmenin bir mücadele dahilinde mümkün olduğunu iddia ediyorduk. Kopenhag&#8217;dan çıka çıka mutabakat adı verilen 2,5 sayfalık bir niyet beyanının çıkması öngörümüzde yanılmadığımızı, ama yaratmaya çalıştığımız baskının bu öngörüyü haksız çıkaracak bir güce ulaşamadığını gösteriyordu.</p>
<p>O halde Kopenhag&#8217;a boşuna mı gittik? O kadar eylem ve baskı oluşturma çabası buhar olup uçtuğu için üzülmeli, ya da küresel iklim hareketinin defterine yazılmış şanlı bir sayfa olarak tarihteki yerini aldı diye sevinmeli miyiz?</p>
<p>Ben bütün iyimserliğimle böyle olmadığını ve mücadelenin yeni bir aşamaya girdiğini düşünüyorum. Henüz bunun nasıl bir aşama olduğunu ve dünden farklı olarak ne yapmamız gerektiğini bilemesek de, bundan birkaç yıl önceki durumda olmadığımızı da teslim etmek durumundayız. Kopenhag birkaç noktayı iyice netleştirdi. Mücadelenin bundan sonrası bu temelde yürüyecek:</p>
<p>1-      İklim değişikliğinin ancak karbonsuzlaşmayla mümkün olduğu konusunda kuşku kalmadı. Bunun bir nedeni de ortalığın bu netliği ortadan kaldırabilecek çözüm önerileriyle dolması, ama küresel iklim hareketinin bu tür yanlış çözüm önerilerinin ipliğini pazara çıkarmasıydı. Yanlış çözümler <em>(false solutions</em>), iklim değişikliğini durdurmaya değil, çoğu zaman şiddetlendirmeye hizmet eden çözüm önerilerine deniyor. Bunların arasında uluslararası anlaşmaların ana unsurlarından biri haline getirilen karbon ticaretinden, neyse ki şimdilik pek ciddiye alınmayan zihni sinir projelerine kadar büyük bir çeşitlilik var. Corporate Watch&#8217;un yaptığı sınıflandırmayı kullanırsak yanlış çözüm önerilerini üçe ayırarak inceleyebiliriz:</p>
<p>a.      İklim değişikliğini durdurmaya değil şirketlere para kazandırmaya yarayan ve hedeflenenin tersine salımları arttırabilen piyasa mekanizmaları: Bu mekanizmalar karbon ticareti ve karbon ofset mekanizmaları (kısaca &#8220;kömürü yakarım, karbonu salarım, yerine ağaç dikerim, o da belki o karbonu emer&#8221; mekanizması) olarak ikiye ayrılabilir. Özellikle ofset mekanizması denen yöntemlerin tek derdi &#8220;aman ha fosil yakıtımıza dokunmayın&#8221; olarak özetlenebilir. Küresel iklim hareketi şu anda bir yandan ortalıkta dolaşan emisyon indirim hedefi vaatlerini yukarıya çekmeye çalışırken, bir yandan da hedefe ulaşmayı engelleyecek bu tür piyasa mekanizmalarını teşhir ediyor.</p>
<p>b.      Kirli &#8220;temiz&#8221; enerji yöntemleri: Nükleer santraller, barajlar, kendi başına bir oksimoron olan &#8220;temiz kömür&#8221; ve açları değil arabaları beslemek anlamına gelen biyoyakıtlar neyse ki henüz resmi olarak çözüm adı altında sınıflandırılmış değil. Ama yeni mallarını satmak için her yolu kullanmaya hazır olan şirketler havayı bunlarla puslandırmaya devam ediyorlar.</p>
<p>c.      Yüksek teknoloji hayalleri: Hiçbiri anlamlı düzeyde fiiliyata geçememiş ve yakın gelecekte geçmesi de beklenmeyen karbon gömme teknolojileri, nükleer füzyon, uzaya ayna yerleştirmek, okyanuslara demir iyonu serpmek gibi projeler çözüm gibi gösterilerek teknolojiden medet ummaya hazır kitleler heyecanlandırılıp, asıl çözüm olan karbon salımını önleme seçeneğinin üzeri örtülüyor. Teknofiks, iklim değişikliğine karşı mücadelede en tehlikeli zihniyet biçimi&#8230;</p>
<p>İşte küresel iklim hareketinin bütün bu yanlış çözüm önerilerini tanımlayıp ortaya koyması hem inkarcıların, hem de gezegenin cenazesinden para kazanmayı planlayanların işini zorlaştırıyor. Bunun önemli bir gelişme olduğunu düşünmek mümkün.</p>
<p>2-      İklim değişikliğini durdurmak için karbon salımlarını sınırlamak ve uzun vadede sıfırlamak elimizdeki tek seçenek. Ama nihayet  bunun ne anlama geldiğini daha açıklıkla söyleyen radikal bir seçenek, yani sadece bacadan veya egzostan çıkan karbondioksite değil, o karbondioksitin yeraltındaki kaynağına odaklanmak da popülerlik kazanmaya başladı. Friends of the Earth gibi örgütlerin öncülük ettiği petrol ve kömür madenciliğine karşı mücadele, artık hareket içinde yaygın bir kabul görmüş durumda. Bu da iklim değişikliği mücadelesinin daha radikal ekolojist bir karaktere bürünmesi demek.</p>
<p>3-      İklim borcu ve adalet kavramı hareketin asıl motifi haline geldi. İklim değişikliğine neden olan sanayileşmiş Batı ülkeleri ile ceremesini çeken yoksul ülkeler arasında Kopenhag&#8217;da yaşanan gerilim (hatta savaş), yoksul ülkelerin tarihsel sorumluluğu &#8220;kategorik olarak reddeden&#8221; Amerika Birleşik Devletleri&#8217;ne (ABD) kafa tutması ve iklim borcu kavramı sayesinde bu borcun &#8220;tazmin&#8221; edilmesinin gündeme gelmesi meseleyi tam bir adalet mücadelesi haline getirdi. Kopenhag&#8217;da kaydedilen bu aşama küresel ısınmayı kutup ayılarının sorunu gibi göstermeye çalışanların işini iyice zorlaştıracak.</p>
<p>4-      İklim adaleti hareketi aynı zamanda küresel ısınmanın herhangi bir çevre sorunu olarak değil, tamamen politik bir mesele olarak düşünülmesi gerektiği konusunda yaygın  bir bilinç yarattı. Sorun Batı merkezli bir ekoloji mücadelesi olmanın ötesine geçti ve merkez yoksul Güney ülkelerine kaydı. Aynı şekilde çevreciliğin merkezinin de kaymakta olduğu, yoksul ülkelerden gelen aktivist liderlerin çoğalmasından da belli oluyor. Friends of the Earth&#8217;ün Nijeryalı başkanı Nnimmo Bassey, Nobel ödüllü Kenyalı aktivist Wanghari Mathai, Maldivler başbakanı Mohammed Nasheed, hareketin en saygın isimlerinden Hintli <strong>Vandana Shiva</strong>, Greenpeace International&#8217;ın başkanı Güney Afrikalı <strong>Kumi Naiddo</strong> gibi isimler sembolik olarak da olsa yetmişlerin ve seksenlerin Avrupa merkezli ekolojizminin iklim mücadelesinin etkisiyle aşılmakta olduğunu gösteriyor.  Kopenhag bu dönüşümü iyice açık hale getirdi.</p>
<p>5-      Bolivya&#8217;nın yerli devlet başkanı <strong>Evo Morales</strong> öncülüğünde Birleşmiş Milletler&#8217;e &#8220;Toprak Ana&#8217;nın Hakları Evrensel Bildirgesi&#8221;ni bir öneri olarak sunacağı haberinin Kopenhag&#8217;da yayılması bütün ezberlenmiş etiketlerin nasıl geçersizleşmeye başladığını gösteriyordu. Bolivya&#8217;nın &#8220;sosyalist&#8221; yönetimi, içinde canlıların &#8220;içsel değerinden&#8221; ve ekolojik bütünsellikten bahsedilen böylesi radikal, hatta derin ekolojist bir metni Birleşmiş Milletler&#8217;e sunarken, Evo Morales verdiği röportajlarda yeşil çözümlerden bahsediyordu. Solun yıllardır spritüel bulup küçümsediği derin ekolojist kavramların küresel iklim mücadelesinin öncülerinden Bolivya&#8217;nın &#8220;sosyalist&#8221; liderinden gelmesi, sokaktaki mücadelenin, eski sosyalist, yeşil, ekolojist ayrım ve ayrışmaları aşmakta olduğunu gösteriyor.</p>
<p>Kopenhag işte önümüze böyle yeni bir mücadele alanı açmış durumda. Bu alanı nasıl dolduracağımız bize bağlı. Ama her şeyden önce ortaya çıkan bu yeni durumu iyice hazmetmek, küresel mücadelenin bir parçası olmaktan uzaklaşmamak, olan biteni takip etmekle yetinmeyip yaratıcı bir şekilde katkıda bulunmak zorundayız.</p>
<p>Evet, iklim değişikliğinde geri dönülmez noktaya hızla yaklaşıyoruz ve zaman giderek daralıyor. Ama Kopenhag&#8217;dan geriye kalan şey umutsuzluk olamaz. Sadece aceleci değil, kararlı da olmamız gerek. Dünyanın tabutuna son çiviyi çakmak için sabırsızlananlar bizden daha organize olurlarsa işimiz zor. Ada ülkelerini destekleyen genç aktivistlerin Kopenhag&#8217;da dediği gibi: &#8220;Sessizce ölümü beklemeyeceğiz&#8221;.</p>
<p><em>(Eş zamanlı olarak Bianet&#8217;te de yayınlanmıştır.)</em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://yesilgazete.org/2010/01/01/kopenhagdan-geriye-kalan/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İngiltere&#8217;den Çin&#8217;e İklim Suçlaması</title>
		<link>http://yesilgazete.org/2009/12/21/ingiltereden-cine-iklim-suclamasi/</link>
		<comments>http://yesilgazete.org/2009/12/21/ingiltereden-cine-iklim-suclamasi/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 21 Dec 2009 17:37:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Haber Merkezi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Beynelmilel]]></category>
		<category><![CDATA[Kopenhag]]></category>
		<category><![CDATA[Çin halk Cumhuriyeti]]></category>
		<category><![CDATA[COP 15]]></category>
		<category><![CDATA[Kopenhag 2009]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://yesilgazete.org/?p=6352</guid>
		<description><![CDATA[İngiltere&#8217;nin iklimden sorumlu bakanı Ed Miliband, Çin&#8217;i Kopenhag&#8217;da hazırlanan iki önemli anlaşmayı veto etmekle suçladı.
Guardian gazetesinde yer alan makalesinde Miliband küresel salımların yüzde 50 azalması ve kalkınmış ülkelerin yüzde 80 oranında kesintiler yapması konusunda çoğu gelişmekte olan ülkenin olur verdiğini ancak anlaşmanın engellendiğini savundu.
İngiliz bakan görüşmelerin yürütülme biçiminin de reforma tabi tutulması gerektiğini söyledi.
Miliband görüşmeleri [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><span class="drop"></span>ngiltere&#8217;nin iklimden sorumlu bakanı Ed Miliband, Çin&#8217;i Kopenhag&#8217;da hazırlanan iki önemli anlaşmayı veto etmekle suçladı.<span id="more-6352"></span></p>
<p style="text-align: justify;">Guardian gazetesinde yer alan makalesinde Miliband küresel salımların yüzde 50 azalması ve kalkınmış ülkelerin yüzde 80 oranında kesintiler yapması konusunda çoğu gelişmekte olan ülkenin olur verdiğini ancak anlaşmanın engellendiğini savundu.</p>
<p style="text-align: justify;">İngiliz bakan görüşmelerin yürütülme biçiminin de reforma tabi tutulması gerektiğini söyledi.</p>
<p style="text-align: justify;">Miliband görüşmeleri &#8220;usul oyunlarına saplanan kaos içinde bir süreç&#8221; olarak niteledi.</p>
<p style="text-align: justify;">İngiltere Başbakanı Gordon Brown da az sayıda ülkeyi zirvedeki görüşmeleri &#8216;rehin almakla&#8217; suçluyor.</p>
<p style="text-align: justify;">Başbakanın podcast olarak hazırlanan bir açıklamada, görüşmeler sırasında zaman zaman hiç bir anlaşmaya varılamayacağı korkusuna kapıldığını söyleyeceği anlaşılıyor.</p>
<p style="text-align: justify;">Brown da görüşmelerin yürütülme biçiminin değişmesi çağrılarına destek veriyor.</p>
<p style="text-align: justify;">Ancak her iki siyasetçi de &#8217;sulandırılmış bir anlaşmanın hiç anlaşma olmamasından iyi&#8217; olduğunu belirtiyor.</p>
<p style="text-align: justify;">Çin memnundu</p>
<p style="text-align: justify;">Asya&#8217;nın önde gelen ülkeleri Çin ve Endonezya Kopenhag&#8217;da varılan iklim anlaşmasını övgüyle karşılarken, zirvenin sonucunda gelinen nokta yardım örgütleri ve çevrecilerin tepkisine hedef oldu.</p>
<p style="text-align: justify;">Çin Dışişleri Bakanı, anlaşmayı yeni bir başlangıç olarak nitelerken, Endonezya lideri de anlaşmadan memnuniyet duyduğunu söyledi.</p>
<p>ABD Başkanı Barack Obama da Çin ve diğer ülkelerin yardımıyla varılan anlaşmayı savunmuştu.</p>
<p>Yasal bağlayıcılığı olmayan anlaşma Danimarka&#8217;daki zirvede katılımcıların tamamının onayını almadı.</p>
<p style="text-align: justify;">193 ülkenin 2 hafta boyunca kıran kırana süren pazarlıklarına sahne olan zirve, heyetlerin &#8221;anlaşmanın varlığını not etmeleriyle&#8221; cumartesi günü sabah saatlerinde sona ermişti.</p>
<p>Anlaşma, ısınmanın 2 derecenin altında tutulmasının gerekliliğini kabul ediyor ve önümüzdeki üç yıl içinde kalkınmakta olan ülkelere 30 milyar dolarlık yardım yapılmasını öngörüyor.</p>
<p>Anlaşma ayrıca 2020 yılına kadar yoksul ülkelere iklim değişikliğinin etkileriyle mücadele edebilmelerine yardımcı olmak amacıyla 100 milyar dolar sağlanması hedefini içeriyor.</p>
<p>Bir sonraki iklim zirvesi altı ay sonra Bonn&#8217;da. Burada Kopenhag zirvesinin sonuçları irdelenecek.</p>
<p>Ancak nihai iklim anlaşmasi için şimdi 2010&#8242;un sonunda Meksika&#8217;da yapılacak zirve adres gösteriliyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://yesilgazete.org/2009/12/21/ingiltereden-cine-iklim-suclamasi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Asya Anlaşmadan Memnun, Çevreciler Öfkeli</title>
		<link>http://yesilgazete.org/2009/12/21/asya-anlasmadan-memnun-cevreciler-ofkeli/</link>
		<comments>http://yesilgazete.org/2009/12/21/asya-anlasmadan-memnun-cevreciler-ofkeli/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 21 Dec 2009 17:33:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Haber Merkezi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Kopenhag]]></category>
		<category><![CDATA[COP 15]]></category>
		<category><![CDATA[Kopenhag 2009]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://yesilgazete.org/?p=6350</guid>
		<description><![CDATA[Asya&#8217;nın önde gelen ülkeleri Çin ve Endonezya Kopenhag&#8217;da varılan iklim anlaşmasını övgüyle karşılarken, zirvenin sonucunda gelinen nokta yardım örgütleri ve çevrecilerin tepkisine hedef oldu.
Çin Dışişleri Bakanı, anlaşmayı yeni bir başlangıç olarak nitelerken, Endonezya lideri de anlaşmadan memnuniyet duyduğunu söyledi.
ABD Başkanı Barack Obama da Çin ve diğer ülkelerin yardımıyla varılan anlaşmayı savunmuştu.
Yasal bağlayıcılığı olmayan anlaşma Danimarka&#8217;daki [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><span class="drop">A</span>sya&#8217;nın önde gelen ülkeleri Çin ve Endonezya Kopenhag&#8217;da varılan iklim anlaşmasını övgüyle karşılarken, zirvenin sonucunda gelinen nokta yardım örgütleri ve çevrecilerin tepkisine hedef oldu.</p>
<p style="text-align: justify;">Çin Dışişleri Bakanı, anlaşmayı yeni bir başlangıç olarak nitelerken, Endonezya lideri de anlaşmadan memnuniyet duyduğunu söyledi.</p>
<p>ABD Başkanı Barack Obama da Çin ve diğer ülkelerin yardımıyla varılan anlaşmayı savunmuştu.</p>
<p>Yasal bağlayıcılığı olmayan anlaşma Danimarka&#8217;daki zirvede katılımcıların tamamının onayını almadı.</p>
<p style="text-align: justify;">193 ülkenin 2 hafta boyunca kıran kırana süren pazarlıklarına sahne olan zirve, heyetlerin &#8221;anlaşmanın varlığını not etmeleriyle&#8221; cumartesi günü sabah saatlerinde sona ermişti.</p>
<p>BBC çevre muhabiri Richard Black, anlaşmanın BM bilimadamlarının iklim değişikliğini önlemek için gerektiğini söyledikleri &#8221;ısınmanın 2 derecenin altında tutulması hedefini içermesi olasılığının yüksek olmadığını&#8221; söylüyor.</p>
<p>Anlaşma, ısınmanın 2 derecenin altında tutulmasının gerekliliğini kabul ediyor ve önümüzdeki üç yıl içinde kalkınmakta olan ülkelere 30 milyar dolarlık yardım yapılmasını öngörüyor.</p>
<p>Anlaşma ayrıca 2020 yılına kadar yoksul ülkelere iklim değişikliğinin etkileriyle mücadele edebilmelerine yardımcı olmak amacıyla 100 milyar dolar sağlanması hedefini içeriyor.</p>
<p style="text-align: justify;">Anlaşmanın içerdiği bir diğer hüküm de, sanayileşmiş ülkelerin karbon emisyonlarında kesintiye gittiklerinin doğrulanması için bir mekanizma oluşturulması. ABD, Çin&#8217;in bu önleme direnişine son vermesi için uzun süre baskı yaptı.</p>
<p style="text-align: justify;">Çin Dışişleri Bakanı Yang Jiechi, zirveyi överken, &#8221;Kalkınmakta olan ve kalkınmış olan ülkelerin tarihsel emisyon sorumlulukları, halihazırdaki emisyon düzeyleri, temel ulusal karakterleri ve gelişmişlik düzeyleri çok farklı. Bu nedenle, iklim değişikliğiyle mücadelede farklı yükümlülükleri ve sorumlulukları üstlenmeleri gerekir&#8221; dedi.</p>
<p style="text-align: justify;">Çinli Bakan, &#8221;Kopenhag zirvesi bir sonuç değil, yeni bir başlangıçtır&#8221; diye konuştu.</p>
<p style="text-align: justify;">Çin&#8217;in iyimserliği Endonezya tarafından da paylaşıldı. Ormansızlaşma düzeyi dikkate alındığında ABD ve Çin&#8217;in ardından atmosferi en çok kirleten üçüncü ülke olan Endonezya&#8217;nın lideri Susilo Bambang Yudhoyono, &#8221;dünyanın ve çocukların korunmasındaki içten duruşumuz nedeniyle çok memnunuz&#8221; dedi.</p>
<p style="text-align: justify;">Ancak çevre örgütleri ve yardım kuruluşları anlaşmayı başarısızlık olarak niteliyor.</p>
<p style="text-align: justify;">BM iklim paneli ise, zirvenin sonuçlarını bir başlangıç olarak niteledi ve ülkelere anlaşmayı bağlayıcı kılmaları çağrısında bulundu.</p>
<p style="text-align: justify;">Bir sonraki iklim zirvesi altı ay sonra Bonn&#8217;da. Burada Kopenhag zirvesinin sonuçları irdelenecek.</p>
<p style="text-align: justify;">Ancak nihai iklim anlaşması için şimdi 2010&#8242;un sonunda Meksika&#8217;da yapılacak zirve adres gösteriliyor.</p>
<p style="text-align: justify;">
<p style="text-align: justify;">
<p style="text-align: justify;">Kopenhag Mutabakatı</p>
<p style="text-align: justify;">
<p style="text-align: justify;">* Mutabakatın yasal bağlayıcılığı konusunda bir ifade içermiyor.</p>
<p style="text-align: justify;">* Küresel sıcaklık artışının 2 dereceye ulaşmamasını amaçlayan çalışmalar yapılmasını öngörüyor.</p>
<p style="text-align: justify;">* Kalkınmakta olan ülkelere iklim değişikliğiyle mücadelede yardımcı olmak için, gelişmiş ülkelerin 2020 yılına kadar 100 milyar dolar yardım yapmasını öngörüyor.</p>
<p style="text-align: justify;">* Karbon piyasasıyla ayrıntılı bir çerçeve sunulmuyor, &#8220;farklı yöntemlerin&#8221; izleneceği belirtiliyor.</p>
<p style="text-align: justify;">* Ülkeler iklim değişikliğiyle mücadele konusundaki çabalarını kendileri izleyip BM&#8217;ye iki yılda bir rapor sunacak. Bu izleme bazı uluslararası kontrollerle desteklenecek. (BBC)</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://yesilgazete.org/2009/12/21/asya-anlasmadan-memnun-cevreciler-ofkeli/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kopenhag’da Güzel Tesadüfler</title>
		<link>http://yesilgazete.org/2009/12/21/kopenhag%e2%80%99da-guzel-tesadufler/</link>
		<comments>http://yesilgazete.org/2009/12/21/kopenhag%e2%80%99da-guzel-tesadufler/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 21 Dec 2009 17:26:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Konuk Yazar</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kopenhag]]></category>
		<category><![CDATA[Yeşeriyorum]]></category>
		<category><![CDATA[COP 15]]></category>
		<category><![CDATA[Kopenhag 2009]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://yesilgazete.org/?p=6345</guid>
		<description><![CDATA[Keşke biz seninle tanışmak için bu kadar beklemeseydik. Taa 2009&#8242;un Aralık&#8217;ı olmuş, beklenir mi, bekletilir mi bu kadar!
Seni ilk gördüğümde aynı trende iki vagon arasında oturuyorduk, aynı pasaport kontrolüne takılmıştık. Hani polis başka kimseyi değil de, bizi sorguya çekmişti sadece. Bir daha görmem sanıyordum seni. Baktım ertesi gün beni herhangi bir x-ray cihazından geçirmeden içeri [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><span class="drop">K</span>eşke biz seninle tanışmak için bu kadar beklemeseydik. Taa 2009&#8242;un Aralık&#8217;ı olmuş, beklenir mi, bekletilir mi bu kadar!<span id="more-6345"></span></p>
<p style="text-align: justify;">Seni ilk gördüğümde aynı trende iki vagon arasında oturuyorduk, aynı pasaport kontrolüne takılmıştık. Hani polis başka kimseyi değil de, bizi sorguya çekmişti sadece. Bir daha görmem sanıyordum seni. Baktım ertesi gün beni herhangi bir x-ray cihazından geçirmeden içeri alan kişi yine sensin. Üstüne üstlük geldiğime mutlu olmuştun. &#8220;Hadi işe koyulalım&#8221; demiştin. “O arada tanışırız nasılsa! Çok ciddi bir iş yapıyoruz. Bir şarkı çalalım önce, sen de birama ortak ol bir yandan.&#8221;</p>
<p style="text-align: justify;">O günden beri çok şey yaşadık seninle. Meğer sen Alaska&#8217;dan gelmişsin, Amerikan Büyükelçiliği’nin önünde öfke içindesin, içimden ağlamak geliyor, sen benden hızlı davranıyorsun. Başka bir gün soğukta bütün gün beklemiştin, vegan beslenmek iklim değişikliğinin çözümünde çok önemli idi, bunu anlatmak için soğuk falan dememiştin. İçeri dalıp birlikte &#8220;gençlere bir şans verin&#8221; diye şarkı söylemiştik, hatırlarsın. Sen bozuk bisiklet parçalarından topladığın bisikletle şehri turluyordun, bisiklet yollarına alışık olmadığımdan önüne atlamıştım yanlışlıkla. Şaşırmaz olmuştum karşılaşmalara. Bir gece, ortak noktaları 4X4&#8242;leri -aynı sebepten- sevmemek olan dört kişi yine bizdik. Ne güzel, artık daha hızlı koşabiliyorduk!</p>
<p style="text-align: justify;">Bu küçücük şehirde kaybolmayı başardığımda karşıma çıkan ilk sana soruyordum, aynı yere gidiyorduk ne de olsa. &#8220;Sen de La  Via Campesina eylemine, değil mi? Harita vardır sende kesin, çabuk aç çabuk.” Kar yağıyordu ama gezmeye, doldurmaya doyamamıştık bütün sokakları. Şehrin sakinleri bizi sevdi sanırım, hepsi işi gücü bırakıp pencereden bakmakta. Dönüşte deniz kenarından yürümek pahasına bütün soğuk rüzgarlarla tanışmıştık. “Bu sokaklarda niye hiç hayvan yok, her nerede iseler rahattalar mı acaba?”</p>
<p style="text-align: justify;">İsveç&#8217;te ekip biçtiğin tarlaların verdiklerini yüklenip gelmiştin, sıcacık nefis çorbalar ikram ediyordun herkese. Her zamanki gibi bulaşık benden soruluyordu. Yine hareketli bir şarkı çalıyor bak, bulaşıktan sonra ısınmak için birebir. Dans etmeyi bırakmadan hayatını anlatmaya başlamıştın, Belçika’daki komşularının bahçelerinde yaptığın perma kültürle başlayan hikaye…Ateşin başındaki planlarda İstanbul’daki işlere koşup geleceğine söz vermiştin, unutma.</p>
<p style="text-align: justify;">Bir takım politikacıların toplantı salonlarına tıkılıp konuştuğu iklim politikaları hakkında bir sözümüz vardı kısacık. Onu söylemeye gidiyorduk. “Bir söz söylemek için korkmaya gerek yok” dercesine koluma girmiştin. Sıkı ve birlikte durmak insanı kendine getiriyor, korkusunu sinirini alıyor, iyi geliyor her türlü. Şiddetten hiç korkmadığım ender anlardan birini yaşamıştım yanında. Korkusuz ve özgür hissetmek kolay kolay başına gelmiyor insanın. Korkuyu gözlerinde gördüğüm kocaman, kask takmış adamlara senin çorbalarından mı ikram etsek acaba? “Sakin olun, bir şey dedikten sonra gideceğiz” demek yetmiyor.</p>
<p style="text-align: justify;">Ayrılmak üzere trene binmiştik. İlk mola yerinde karşıma elindeki kartopuyla çıkmasaydın şaşardım. Barışçıyım dediğime kanıp kartopu savaşında sana acıyacağımı sanmıştın sanırım. Olan çevrede bizi izleyenlere oldu tabi, herkes nasibini aldı. Güzel zamanlardı yani&#8230;Bundan sonrası mı? Seni nerede bulacağımı biliyorum. Sen de beni. Birlikte neler yapabileceğimizi gördükten sonra, bu kadar yoğun duygularla aynı şeye inandıktan ve adaletin kendiliğinden gelmeyeceğini gördükten sonra ayrılmak olmaz. Geri alınacak sokaklar, tarlalar, salonlar var daha. Bekletmeyeceğiz değil mi bu sefer?</p>
<p style="text-align: justify;">-Esra Özkan-</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://yesilgazete.org/2009/12/21/kopenhag%e2%80%99da-guzel-tesadufler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Dağ Fare Doğurdu!</title>
		<link>http://yesilgazete.org/2009/12/21/dag-fare-dogurdu/</link>
		<comments>http://yesilgazete.org/2009/12/21/dag-fare-dogurdu/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 21 Dec 2009 10:13:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Devin Bahçeci</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kopenhag]]></category>
		<category><![CDATA[KöşeYazıları]]></category>
		<category><![CDATA[COP 15]]></category>
		<category><![CDATA[Kopenhag 2009]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://yesilgazete.org/?p=6326</guid>
		<description><![CDATA[Kopenhag’da kızışan tartışmaların ortasında, Türkiye, “Ulusal İklim Stratejisi” adlı bir toplantı düzenleyerek açıklamalarda bulundu. Çevre ve Orman Bakanlığı Müsteşarı Hasan Zuhuri Sarıkaya’nın Moderatörlük yaptığı toplantıda, bakanlıktan Fulya Somunkıranoğlu, İş Dünyası ve Sürdürülebilir Kalkınma Derneği’nden Engin Güvenç, Otomotiv Sanayi Derneği’nden Hülya Özbudun, Türkiye Karbon Platformu’ndan Gediz Kaya, İgdaş’dan Oğuz Can ve UNDP Türkiye’den Atila Uras sunum [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><img class="alignleft size-medium wp-image-6327" src="http://yesilgazete.org/wp-content/uploads/DSC02021-300x225.jpg" alt="DSC02021" width="300" height="225" /><span class="drop">K</span>openhag’da kızışan tartışmaların ortasında, Türkiye, “Ulusal İklim Stratejisi” adlı bir toplantı düzenleyerek açıklamalarda bulundu. Çevre ve Orman Bakanlığı Müsteşarı Hasan Zuhuri Sarıkaya’nın Moderatörlük yaptığı toplantıda,<span id="more-6326"></span> bakanlıktan Fulya Somunkıranoğlu, İş Dünyası ve Sürdürülebilir Kalkınma Derneği’nden Engin Güvenç, Otomotiv Sanayi Derneği’nden Hülya Özbudun, Türkiye Karbon Platformu’ndan Gediz Kaya, İgdaş’dan Oğuz Can ve UNDP Türkiye’den Atila Uras sunum yaptı.</p>
<p style="text-align: justify;"><!--more--></p>
<p style="text-align: justify;">Türkiye’nin Kyoto’yu imzalamış olmasına rağmen özel bir durum olduğundan bahseden Bakanlık temsilcisi, bir stratejiden ziyade, Türkiye’yi tanıtan teknik bilgiler veriyor gibiydi. Türkiye’nin emisyon kalemlerini açıklandığı toplantıda (enerji  %77.4, sanayi %7, tarım %17.1 ve katı atıklar %8.5) Türkiye’nin gelecek için “iyi niyetinden” bahsedildi. Ayrıca, ülkenin büyük bir yenilenebilir enerji potansiyeli olduğu iletilirken, bu potansiyelin kullanılamadığı itirafı yapıldı.</p>
<p style="text-align: justify;">Türkiye’nin Protokol’de EK-1 ülkesi olmasına rağmen emisyon azaltım taahhütlerinin olduğu EK-B’ye girmeyen tek ülke olduğunun da ortaya konduğu toplantıda aynı zamanda gelecekte de böyle bir taahhüdün olmasının pek mümkün olmadığı görüldü.  Ayrıca Türkiye COP 15’ten “Pragmatik bir sonuç” beklediği belirtildi.</p>
<p style="text-align: justify;">“Sivil toplum ile yakın işbirliği yapıyoruz” diyen Türkiye delegasyonunun üç adet iş dünyası temsilcisi ile toplantıya katılması ve sivil toplum temsilcisi olarak tanıtması ve başka bir STK temsilcisinin olmaması,  biz dinleyiciler tarafından hayretle karşılandı.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu arada, strateji sunum, iklim değişikliği ile mücadele için hiçbir somut adım ve hedef içermediği için, katılımcı olarak  “dağın fare doğurduğunu” ifade edebilirim.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Burası yeri Değil! </strong></p>
<p style="text-align: justify;">1.5 saatlik etkinlikte, tam 85 dakika teknik bilgi veren delegasyonumuz sorulara pek zaman bırakmamasına rağmen ağır eleştiriler ile karşılaştı.</p>
<p style="text-align: justify;">İlk olarak “Türkiye’nin COP15’teki pozisyonu nedir? Pragmatik bir sonuç, tüm gelişmekte olan ülkelerin dile getirdiği hukuki bağlayıcı bir anlaşma mıdır?” soruları soruldu ve bakanlık temsilcisi cevaplamadı. “Burası bu soruların yeri değil ama dışarıda konuşabiliriz” diyen Fulya Somunkıranoğlu, dinleyicileri hayrete düşürdü. Sorduğum “Türkiye’nin hedefi ne?” sorusu da cevapsız kaldı. “Türkiye Çözüme Ortak Oluyor” sloganı ile düzenlenen toplantının, hiçbir somut adım içermemesi garipti.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>&#8220;Tabiki Kömürü Kullanacağız”</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Tüm dünya, az yada çok, ne kadar emisyon azaltacağını tartışırken, biz herkes gider Mersine, Türkiye Gider tersine misali, yerli kaynağımız olan kömürü daha fazla kullanacağız dedik.  Kömür, iklim değişikliğine en çok zarar veren enerji kaynaklarının başında geliyor. 1 kg kömürün yakılması yaklaşık 3 kg CO2 emisyonuna sebep oluyor.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Yeşiller ve KEG “Türkiye Kömürü Durdur!” dedi.</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Toplantının başlamadan önce COP15’in gerçekleştiği Bella Center’da Türkiye Yeşilleri’nin ve Küresel Eylem Grubu temsilcilerinin sessiz eylemi vardı. “Türkiye Kömürü Durdur! Diye afiş asan ve Türkiye’deki kömür santrallerinin yerini gösteren bir harita açan Yeşiller ve KEG, “Türkiye’nin bir iklim değişikliği stratejisi olmadığını ve kömüre devam demenin, UNFCCC ve tüm dünya ile dalga geçmek olduğunu” ifade ettiler.</p>
<p style="text-align: justify;">Devam eden müzakerelerin ve çetin pazarlıkların arasında, Türkiye’nin herhangi bir pozisyonu olmadığını varsa bile bu duruşun sadece delegasyon tarafından bilindiğini söyleyen aktivistler, delegasyonun çözümün değil sorunun parçası olduğunu belirttiler.</p>
<p style="text-align: justify;">1990’dan beri Türkiye’nin emisyonunun %120 arttığını da belirten katılımcılar, “Kömür Santralleri bir İklim Suçudur, Türkiye kömürden vazgeçmesi gerek!” dediler.</p>
<p style="text-align: justify;">Ama hiç oralı olmayan sevgili devlet “büyüklerimiz”, anlaşılan utanmadan ve sıkılmadan hayatımız ile oynamaya devam etmek niyetinde.  Çevre’yi korumaktan sorumlu bakanlığımız da peşkeşe devam diyerek gözümüzün içine baka baka çevreci geçinmeye devam edecek!</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://yesilgazete.org/2009/12/21/dag-fare-dogurdu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bürokratlar Kopenhag&#8217;da Dünya&#8217;yı Kurtaramadı, Şimdi Sıra Bizde!</title>
		<link>http://yesilgazete.org/2009/12/21/burokratlar-kopenhagda-dunyayi-kurtaramadi-simdi-sira-bizde/</link>
		<comments>http://yesilgazete.org/2009/12/21/burokratlar-kopenhagda-dunyayi-kurtaramadi-simdi-sira-bizde/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 21 Dec 2009 00:26:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Haber Merkezi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[COP 15]]></category>
		<category><![CDATA[Kopenhag]]></category>
		<category><![CDATA[Kopenhag 2009]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://yesilgazete.org/?p=6313</guid>
		<description><![CDATA[BM iklim zirvesinden bağlayıcı olmayan bir anlaşma önerisi çıktı. 360 örgütse, alternatif forumun sonunda &#8220;iklim değişikliği değil, sistem değişikliği&#8221; çağrısı yaptı.
Kopenhag&#8217;da yapılan iklim zirvesinden mücadele yönünde bağlayıcı bir karar çıkmazken aktivistler tepkili fakat sorunu görünür kılmayı başardıkları için memnun.
10 gün süren Birleşmiş Milletler zirvesi atmosfere en fazla sera gazı salan Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><span class="drop">B</span>M iklim zirvesinden bağlayıcı olmayan bir anlaşma önerisi çıktı. 360 örgütse, alternatif forumun sonunda &#8220;iklim değişikliği değil, sistem değişikliği&#8221; çağrısı yaptı.<span id="more-6313"></span></p>
<p style="text-align: justify;">Kopenhag&#8217;da yapılan iklim zirvesinden mücadele yönünde bağlayıcı bir karar çıkmazken aktivistler tepkili fakat sorunu görünür kılmayı başardıkları için memnun.</p>
<p style="text-align: justify;">10 gün süren Birleşmiş Milletler zirvesi atmosfere en fazla sera gazı salan Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve Çin&#8217;in de aralarında olduğu beş ülkenin ortaya çıkardığı &#8220;Kopenhag Anlaşması&#8221;yla sonlandı. Yasal bağlayıcılığı olmayan anlaşma, bu konuda da bir tarih öngörmüyor. Sera gazı salımlarıyla ilgili düşüş öngören Kyoto Sözleşmesi 2012&#8242;de sonlanacak. ABD, zaten Kyoto&#8217;ya taraf değil.</p>
<p style="text-align: justify;">ABD ve Çin&#8217;in yanı sıra Brezilya, Güney Afrika ve Hindistan&#8217;ın imzaladığı anlaşmanın resmi bir BM belgesi olup olmadığı bile tartışmalı. BM Genel Sekreteri Ban Ki-moon önümüzdeki yıl bağlayıcı bir anlaşma ortaya çıkarmanın şart olduğunu söyledi.</p>
<p style="text-align: justify;">&#8220;Anlaşma&#8221;nın içeriği</p>
<p style="text-align: justify;">Metin endüstrileşme öncesi döneme göre ısınmanın iki derecenin üzerine çıkmaması gerektiğini söylüyor. Tüm ülkelerden 1 Şubat&#8217;a kadar karbon salımlarında 2020&#8242;ye kadar yapacakları indirimi bildirmeleri isteniyor.</p>
<p style="text-align: justify;">Kalkınmakta olan ülkelere iklim değişikliğinin etkileriyle mücadele için üç yılda 30 milyar dolar (yaklaşık 45 milyar TL) yardım yapılacak. 2015&#8242;te anlaşma gözden geçirilecek.</p>
<p style="text-align: justify;">Aktivistler 2010&#8242;da Meksika&#8217;da buluşuyor</p>
<p style="text-align: justify;">İki haftalık zirve boyunca resmi görüşmelerden dışlanan ve polis şiddetiyle karşılaşan aktivistlerse, halkların taleplerini düzenledikleri Klimaforum09 toplantısında ortaya çıkamrdı.</p>
<p style="text-align: justify;">Friends of the Earth (Gezegenin Dostları) örgütünden Eduardo Giesen, IPS&#8217;e, &#8220;Genel kanı zirvede ortaya çıkamayan sonucun Klimaforum&#8217;da çıktığı yönünde&#8221; dedi. &#8220;Kalkınmakta olan ülkelerin endüstrileşmiş ülkelere karşı ortak hareket edebilmesi için ve kimi zaman sömürgeciliğe varan taleplere karşı durabilmeleri için çaba harcadık.&#8221;</p>
<p style="text-align: justify;">Kanadalı araştırmacı ve yazar Naomi Klein de umutsuz olmama çağrısı yaptı. &#8220;Zirveden bir karar çıkmaması onların önerdiği modelin çöktüğüne kanıt. Şimdi sıra bizde.&#8221; Klein&#8217;e göre bir anlaşmaya varılamamasının ana nedeni piyasa merkezli bir çözüm aranıyor olması.</p>
<p style="text-align: justify;">&#8220;İklim değişikliği teknokratların ve bürokratların meselesi haline getirildi. İnsanların söz söylemesinin önü kapanıyor.&#8221;</p>
<p style="text-align: justify;">Forumda &#8220;İklim Değişikliği Değil, Sistem Değişikliği&#8221; başlığını taşıyan bir bildiri yayınlandı ve dünyanın farklı yerlerinden 360 örgüt bildiriyi imzaladı. (<a href="http://bianet.org">BİA</a>)</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://yesilgazete.org/2009/12/21/burokratlar-kopenhagda-dunyayi-kurtaramadi-simdi-sira-bizde/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kopenhag Ekranı 8 ve Son – İklim Zirvesi&#8217;nden Canlı Yorumlar (17 Aralık 2009)</title>
		<link>http://yesilgazete.org/2009/12/19/kopenhag-ekrani-8-ve-son-bolum-1-ve-2-%e2%80%93-iklim-zirvesinden-canli-yorumlar-17-aralik-2009/</link>
		<comments>http://yesilgazete.org/2009/12/19/kopenhag-ekrani-8-ve-son-bolum-1-ve-2-%e2%80%93-iklim-zirvesinden-canli-yorumlar-17-aralik-2009/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 19 Dec 2009 14:12:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Haber Merkezi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kopenhag]]></category>
		<category><![CDATA[COP 15]]></category>
		<category><![CDATA[Kopenhag 2009]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://yesilgazete.org/?p=6298</guid>
		<description><![CDATA[Kopenhag’da sürmekte olan COP-15 iklim zirvesini izleyen ekipten izlenimler ve yorumlar. Zirvenin genel değerlendirmesinin yapıldığı son Kopenhag Ekranı yaklaşık 35 dakika sürdü ve Ümit Şahin, Ömer Madra, Durukan Dudu, Esra Özkan, Mahir Ilgaz ve Erdem Temel katıldı. Bu program Yeşiller Kopenhag İletişim Merkezi tarafından yayınlanmıştır. (Klimaforum, Kopenhag, 16 Aralık 2009)
http://www.kureselisinmayidurdur.com/?p=532

]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><span class="drop">K</span>openhag’da sürmekte olan COP-15 iklim zirvesini izleyen ekipten izlenimler ve yorumlar. Zirvenin genel değerlendirmesinin yapıldığı son Kopenhag Ekranı yaklaşık 35 dakika sürdü ve Ümit Şahin, Ömer Madra, Durukan Dudu, Esra Özkan, Mahir Ilgaz ve Erdem Temel katıldı. Bu program Yeşiller Kopenhag İletişim Merkezi tarafından yayınlanmıştır. (Klimaforum, Kopenhag, 16 Aralık 2009)<span id="more-6298"></span></p>
<p><a href="http://www.kureselisinmayidurdur.com/?p=532">http://www.kureselisinmayidurdur.com/?p=532</a></p>
<p style="text-align: justify;">
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://yesilgazete.org/2009/12/19/kopenhag-ekrani-8-ve-son-bolum-1-ve-2-%e2%80%93-iklim-zirvesinden-canli-yorumlar-17-aralik-2009/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İÇAÇEP: İklim Mücadelesi Artık Halkların Elinde.</title>
		<link>http://yesilgazete.org/2009/12/18/icacep-iklim-mucadelesi-artik-halklarin-elinde/</link>
		<comments>http://yesilgazete.org/2009/12/18/icacep-iklim-mucadelesi-artik-halklarin-elinde/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 18 Dec 2009 21:50:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Haber Merkezi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kopenhag]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil Toplumdan]]></category>
		<category><![CDATA[COP 15]]></category>
		<category><![CDATA[İÇAÇEP]]></category>
		<category><![CDATA[Kopenhag 2009]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://yesilgazete.org/?p=6277</guid>
		<description><![CDATA[ 
7-18 Aralık 2009 tarihleri arasında Danimarka’nın başkenti Kopenhag’ da gerçekleşen Dünya İklim Konferansı-COP 15 dünya halkları ve ekolojistler için hayal kırıklığı yaratmanın ötesine geçememiştir. Kopenhag’da yaşanan skandallar, yer yer durmak zorunda kalan müzakereler ve Türkiye’nin müzakereler sırasında takındığı pasif tutum dünyada ve ülkemizde iklim mücadelesinin daha çetin geçeceğine dair işaretler barındırmaktadır.
Nükleerin, kömürün-fosil atıkların kullanımına [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><strong> </strong></p>
<p style="text-align: justify;"><span class="drop">7</span>-18 Aralık 2009 tarihleri arasında <strong>Danimarka’nın başkenti</strong> Kopenhag’ da gerçekleşen Dünya İklim Konferansı-COP 15 dünya halkları ve ekolojistler için hayal kırıklığı yaratmanın ötesine geçememiştir. <span id="more-6277"></span>Kopenhag’da yaşanan skandallar, yer yer durmak zorunda kalan <strong>müzakereler ve </strong>Türkiye’nin müzakereler sırasında takındığı pasif tutum dünyada ve ülkemizde iklim mücadelesinin daha çetin geçeceğine dair işaretler barındırmaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;">Nükleerin, kömürün-fosil atıkların kullanımına karşı çıkması gereken Türkiye, kömür santrallerine, nükleere evet diyerek zaten ciddi anlamda bir <strong>politik ve teknik</strong> hata yapmış, karbon salımının azaltılması konusunda ise 2012 sonrasında neler yapabileceğini ortaya koyamaması, çözüme değil , soruna ortak olduğunun en bariz göstergesi olarak karşımıza çıkmıştır.  Kapitalizmin ve bilinçsiz tüketimin kıskacı altında , Türkiye tarihinde yeni bir ilke imza atarak ,  1990 yılından beri % 119 karbon salım oranı ile birinci olmayı başarmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;">Bununla da kalınmamış Müzakere Başsözcüsü Mithat Rende’nin 16 Aralık’ta  yapmış olduğu “Hiçbir hedef açıklamayacağız” sözü kendi sürecinde paradoksal hatalar içermektedir.</p>
<p style="text-align: justify;">Türkiye’nin tam da Kopenhag’da eğer gerçekten çözüme ortak olacaksa somut öneriler getirmesi gerekirken bu da ayrı bir tarihsel yanılgı getirmektedir.Eğer gerçekten böyle düşünülüyorsa bu Konferansa katılmanın hiçbir anlam ve önemi yoktur. İçanadolu’da Tuz Gölü’nün, Seyfe’in. Göller Bölgesindeki Göllerin durumu düşünüldüğünde bile, Türkiye’nin Kopenhag süreci, başarısız, etkisiz , hazırlıksızdır. Öyle anlaşılmaktadır ki, Türkiye, konusunda uzmanlarla bu sürece hazırlanmamış, iklim değişikliği sürecine gereken özeni göstermeyerek, adını ilk defa duyduğumuz Tuvalu’nün çok ötesinde kalmıştır. Bu da, biz ekolojistlere tam da buradan ne kadar iş düştüğünün en bariz göstergesidir. Süreç bize, Çevre Bakanlığı –Enerji Bakanlığı olan bir ülkenin doğru enerji –ekoloji politikalarını üretemediğini ve Kopenhag’da komik duruma düştüğümüzü göstermektedir.</p>
<p style="text-align: justify;">Bir başka konu ise, Kyoto Protokolu’nden sonra Kopenhag zirvesine katılanlar ilk baştan zaten çok ciddi bir sonuç çıkmaması gerektiğini ısrarla anımsatmışlardır. Bu konuda da haklı çıkmışlar ve en son Dünya Dostları Derneği’nin akreditasyonu ellerinden alarak sivil toplumu iklim müzakerelerinden dışlamış, kendi işlerine göre yöntemler bulacaklarını göstermişlerdir. Krallar ve piyonların katıldığı, kapitalizmin tarihin en ciddi krizine girdiği bir süreçte, büyük beklentileri, Amerika ve Çin gibi, karbon salımında başa güreşen ülkelerin olduğu bir konferanstan olumlu sonuçlar beklemenin, Pamuk Prenses’in gerçek olduğuna inanmak gibi, sürreel olacağının farkında olmamıza rağmen, değil Obama , liberal yada sağci hiçbir ülkenin bu sürece katkı koymayacağını, koyamacağını, sorunun asıl onları yarattığını bilmememize rağmen yine de Kopenhag, ekolojistlerin eylemleri, inadına mücadelesi dışında bizim için umut değil , hayal kırıklığı olmanın ötesine geçememiştir. Son umudumuzun Kopenhag diye düşünürken, Kopenhag umudun bittiği yerde gelişmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">Önümüzdeki süreçte, ekolojistleri sermaye ve düzene karşı çok daha ciddi bir başkaldırının beklediğini, çözümün ancak bizlerin elinde olduğunun bilinç- ve sorumluluğu ile İçanadolu Çevre Platformu –İÇAÇEP üzerine düşenleri kavgadan ve bedel ödemeden kaçmadan fazlasıyla yapacaktır.</p>
<p style="text-align: justify;">Kamuoyuna duyurulur.</p>
<p style="text-align: justify;">İÇAÇEP-İçanadolu Çevre Platformu</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.icacep.org/">www.icacep.org</a></p>
<p style="text-align: justify;">e-posta: <a href="mailto:icacep@yahoo.com">icacep@yahoo.com</a></p>
<p style="text-align: justify;">tel:0382-2140623/05355122124</p>
<p style="text-align: justify;">18 Aralık 2009.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://yesilgazete.org/2009/12/18/icacep-iklim-mucadelesi-artik-halklarin-elinde/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
