<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="0.92">
<channel>
	<title>Yeşil Gazete</title>
	<link>http://yesilgazete.org</link>
	<description>AKTÜEL YEŞİL GAZETE</description>
	<lastBuildDate>Fri, 12 Mar 2010 21:57:43 +0000</lastBuildDate>
	<docs>http://backend.userland.com/rss092</docs>
	<language>en</language>
	
	<item>
		<title>Fransa’da Irkçı Afiş Yasaklandı</title>
		<description>Fransa’nın güney illerinden Marseille’de mahkeme milliyetçi Front National (Millî Cephe) partisinin, üzerinde minareler bulunan Cezayir bayrağıyla kaplı bir Fransa haritası önünde çarşaf içerisinde bir kadının resmedildiği seçim afişinin kaldırılmasına karar verdi.
Aşırı sağcı parti “afişi, ne şekilde olursa olsun yerleştirildiği tüm mecralardan 24 saat içerisinde kaldırmaya ve gecikilen her gün için ...</description>
		<link>http://yesilgazete.org/2010/03/12/fransa%e2%80%99da-irkci-afis-yasaklandi/</link>
			</item>
	<item>
		<title>8 Mart: Dükkanlarda Bugün İndirim VMağazaların tabelalarında bugün indirim var. Kadınlara özel ! Bugün “Dünya Emekçi Kadınlar Günü” ya da “sosyalist jargonu” eleştirenlerin deyimiyle bugün “Dünya Kadınlar Günü”&#8230;  Veyahut  Duygu Asena&#8217;nın ironisiyle “365 Günün Sultanı” bugün. Mahya asalım, tüm feodal beyliklere&#8230; Kadın emeğini sömüren fabrikaların bacaları arasına&#8230;Hoşgelmiş diyelim Sultanımız. Mesala Desa&#8217;ya asalım koca bir mahya, ışıklı ışıklı&#8230; Patron, kadınlar gününe özel belki birer çanta verir kadın işçilerine, ya da “işçi kadın”lara&#8230; Unutturur belki geçen yılki işten attığı kadınları, fazla mesaileri küçük bir çantayla&#8230; İşçilerin bir saatte, belki otomasyonla 5 dakikada ürettiği maaşları ayarındaki çantayla&#8230;  Kırmızı rujlarını sürsün bugün kadınlar, mini eteklerini giysin, zifiri karanlık ortasına çıksınlar bugün.Ama korkmaca olmasın bugün, çekinmece de. Korktuk altlarında sıkı sıkı tuttukları çantalarını almasınlar yanlarına, son aranan numaraya bir erkek yereştirmesinler evden çıkarken&#8230; Bütün ihtişamıyla yürüsünler, arkak sokakta aylak aylak gezen herhangi birisi gibi&#8230;  Gebzeye bugün beyaz bir duvak gönderelim.Ertesi gün aynı trenle geri dönsün&#8230; Ama kirlenmeden&#8230; Bembayaz&#8230;  Bugün bütün erkek polisler izine çıksın. Değil kadınlar. Erkekler çıksın tatile. Kadınlar korusun bizi. Tarlabaşı&#8217;ndan inerken, sohbete dursun bir travestiyle kadın polis. Dertleşsinler sabaha kadar. Ya da Harbiye yoluna çıksın, dövülen seks işçisi kadınları görsün&#8230;Korusun&#8230; Belki de, “bu fahişeyi mi koruyorsun?”u duyup bir tekme de o yesin, azgın bir magandadan.. Sonra kadın polis, sorsun kendine birşeyler. Ya da polis kadın&#8230;  Bugün tüm analar kız çocuğu doğursun mesela&#8230; Narin ağlama sesleriyle sarsılsın dünya&#8230; Babaları kahveye gitsin koşa koşa, kahvede poker oynayan tüm adamlara çay söylesin “benden herkese demli bir kaçak çay” narasıyla&#8230;  Meclise bugün kadınlar gelsin bir tek&#8230;Ya da ,ya da eşlerinin altından, yıldızlı vekil rozetlerini  döşlerine taksınlar, otursunlar en rahat koltuklara&#8230; Meclis Başkanı da bugün kim olsun mesala&#8230; Pınar Selek olsun misal&#8230; Sabiha Gökçen mi?.. O da olur; Sebahat Tuncel de olur aslında&#8230; Ya da-a-a Sennur Sezer, en şairane sesiyle açsın oturumu&#8230;Takır takır kaldırıp indirsinler Ana-yasamızı&#8230;  ***  Ya yarın?.. Herkes eski biçilen “rol”üne devam mı eyleyecek?..   *** Mağazaların tabelalarında bugün indirim var. Tek taş pırlantalar bile mor renge bürünmüş bugün. Kadınlara özel! Bugün “Dünya Emekçi Kadınlar Günü” ya da “sosyalist jargonu” eleştirenlerin deyimiyle bugün “Dünya Kadınlar Günü”&#8230; Kimisi “Cennet anaların ayakları altındadır” edebiyatıyla, biçilmiş kaftanıyla örter kadını, ritueli gösterir kadına/kadınına, en yüce/ilahi hediyeyle. Kimi “Erkek şiddetine son”, “Tacize son”&#8230; Kimi “Eşit işine eşit ücret” talep eder, büyük sermayesinden patronun. Kimi de küçük bir mor pırlanta koparır kocasından, plazada yanan ışıklar da morartılır! Koca Mart&#8217;ı morluklarla geçirir, ondan bundan habersiz kimisi de.   Kapitalizme entegre olmuş cinsiyetçilik: İşçi Kadın-Kadın işçi  1857 yılında Newyork&#8217;ta  çalışma koşullarına karşı direnen dokuma işçisi kadınların grevine polisin uyguladığı baskı ve tekabülünde çıkan yangında, 129 tane işçi kadının  can verdiğini kimse unutmadı. 1910 yılında 2. Enternasyonel&#8217;e bağlı Sosyalist Kadınlar Konferansı&#8217;nda Clara Zetkin&#8217;in; 129 işçi kadın anısına 8 Mart&#8217;ın “Dünya Emekçi Kadınlar Günü” ilan edilmesi önerisinin direkt kabul edilişini de unutmadı kimse. 1975 yılına kadar düzenli/düzensiz kutlanan , 1977 yılı Birleşmiş Milletlerin “Dünya Kadınlar Günü” çıkarmasıyla daha da kurumsallaşan gün; Türkiye&#8217;de 1975&#8242;den itibaren daha yaygın kutlanmaya başladı. 1970 li yıllarda  Amerkida  iş hayatında ırk ve cinsiyete göre yapılan ayrımcılığa karşı seslerini yükselten emekçi kadınlari ücretlerin iyileştirilmesinden, kayıt dışı çalıştırılmaya, cinsiyete bağlı iş istihdamını ortadan kaldırmaya kadar, kapitalizmle entegre olmuş cinsiyetçiliğin eleştirisini fabrikalarda başlatarak kadın hareketını başlattılar. 1970&#8242;lerden sonra büyüyen kadın hareketi pozitif ayrımcılık tartışmlarına kadar gitti. Tartışmalarla sınıfın toplumsal cinsiyeti üzerine deneyimler sağladılar. Hatta cinsiyet ayrımının yanında ırksal ayrımdan dolayı “öteki” addedilenlerin  iş sahasında ayrımclığını(job seggration) engelleyen, ayrımcılığı önleyici yasalar (anti-discrimination laws) kazanımlarının, daha sonra “modern kadın hareketine” katkısı yadsınalamaz. Türkiye&#8217;de ise 1980 sonrasında  dağıtılan sol oluşumların arasından  küçük bir grup  entelektüel kadının bir araya gelmesinden oluşan Feminist  hareket  ise daha çok cinsiyet(gender) ve cinsellik(sexuality) özerine odaklanan gruplar oldu.1975&#8242;den itibaren daha düzenli kutlanılmaya çalışılan 8 Mart, 1980 darbesi sonrası 4 yıl sekteye uğratıldı. 1980 darbesi sonrası, sosyalist bileşkelerin kadınların mücadelerine bir armağanı, mücadeleyi anma günü olana 8 Mart, siyasi partilerin kadın örgütleri ve Türkiye&#8217;de hızlanan Feminist hareketin  sahip çıktığı noktalardan birisi olarak gündeme oturdu.1980-1990 arasından Feminist hareket hızlı bir yükselişe geçti,  Feminist hareketin kadın görünürlüğü ve hak alma mücadelesinde  bir boşluğu doldurduğu su götürmez bir gerçek iken, sol- sosyalist partiler kadın mücadelesinde sınıfın toplumsal cinsiyeti politikası ile, 80 sonrası yok edilmeye çalışılan sınıf hareketinin içinde çırpınarak da olsa mücadelesini sürdürürdü.Teorik ve pratik anlamda, kadınların bu hak mücadelesine yeri/günü geldiğinde bir “sınıf” mücadelesini kısmen hakkını veren sosyalist partiler, kadın cinsel/beden kimliği üzerinden yapılan acımasız baskılara karşı politika üretemenin ve pratik yoksunluğunun getirisi/götürüsü olarak kadın hareketini tam manasıyla oluşturamadı. Diğer yandan;Türkiyedeki Feminist örgütler, Birlemiş Milletler Kurulunun “emekçi” lafını çıkarmasını pek de umursamayan -veyahut kapitalist sistem içerisinde tüm kadınların &#8211; eve emeği gibi- emekçi olduğu gerçeğini göz önünde tutarak &#8211; “sosyalist jargonun” emekçi ibaresi ve kadın emeği hakkı mücadelesinde geri kalan, daha çok orta sınıf ve küçük burjuva içerisinde örgütlenen bu hareketler, kadın hareketi içerisinde yerel ağız oluşturamadı. Ama son yıllarda Femisit hareketin kısmen de olsa alt sınıf söylemleri ve pratik örgütlenmeleri, sosyalist camianın toplumdaki kadının cinsel/beden algısı hakkındaki bilinçlenme hali kadın hareketi açısından gözden kaçırılmayacak durumlar oldu.  Kadın Mücadelesinde Erkekler  Feminist hareketin örgütlendiği orta sınıf entellektüel ağız; bu hareketi alt sınıftan kendini koparırken, toplum gözünde oluşturdukları “femist erkek algısı” çoğu  çevre tarafından eleştirildi. 8 Mart&#8217;ın kadınlara özel, sadece kadınların kutlama günü hareketi, diğer camialar tarafından “erkek düşmanlığı” diye algılanırken, kadın örgütleri kendi açıklamasını oluşturmuştu: “Anti-ataerkilizm” Yüz yıllardır süren biyolojik ayrımın ahlak algısına infiltre olduğu, kadının her ortamda  ikinci plana atıldığı bir dünyada kadınların kendi  mücedelesinde insiyatif/görev almaları için erkek hegomanyasının “bir günlük” kırılışı idi bu. Ama kadın mücadelesinin erkek algısının, toplum ahlak yapısının bir birleşeni olan erkekler tarafından anlaşılmazlığı ve bu ahlak yapısının tüm birleşenler tarafından yıkılması ya da zamanla revize edilmesinin yolunun birleşik bir mücadeleden geçtiği de göz ardı edilmemeli idi. Öte yandan kapitalizmin insan emeğine yükeldiği misyon yani kadını fabrikanın ithal yedek parça alıgısı ve bu yedek parçayı en ucuza indirgeme çabası,(dünyadaki işlerin %66’sı kadınlar tarafından görülüyor. buna karşın kadınlar dünyadaki toplam gelirin ancak %10’una, dünya’daki mal varlığının ise % 1’ine sahipler.) kadın-erkek emek mücadelesinin kazanılmasında bu iki bileşenin ne kadar mühim olduğunu gösterme yolunda herkesi sınamaya devam ediyor. Bunula birlikte Feminist hareket içerisinde meyadan gelen sosyalist zemin üzerinden feminist dünya özlemi, salt kapitalizmin kadın algısının yıkılmasıyla feminist dünyanın gerçekleşmesinin gerçekleşmesi imkansız bir dünya olması, sosyalist bilinçlenmeyle feminist bir hareket yaratmaya, ve sosyalist partileri ise kadının cinsel/beden politikası üretmeye, toplumun düşünce yapısına yerleşmiş olan kadın üzerinden beslenen ahlak hegamonyasını eleştirmeye/bilinçlenmeye itmiştir  Yani, gelişen durumlarda Feminist hareket kendini emek eksenine yakınlaştırırken, sosyalist harketinin kadının cinsel/beden&#8217;i üzerinden yapılan baskı/ayrımcılığına karşı politikasını şekillendirmesi totalinde daha oturaklı bir kadın hareketi doğuracağının müjdesi iken, çoğu sol sosyalist partilerinde bir sorunu olan, alt sınıfa inememe olgusu kadın mücadelenin de mihenk taşlarından birisi olarak durmaktadır&#8230; Türkiye&#8217;deki tüm kadın hareketi; kapitalizminde içerisinde şekillenen cinsiyet algısı ve oluşturulan cinsiyetçilik ve gelenekselleştirilmiş olan ahlak yapısınına  karşı mücadele ve sınıfın toplumsal cinsiyet algısını oluşturarak, sınıfsız sömürüsüz-eşit bir dünya özlemini gerçekleştirme yolunda ileriliyor.  ***  Mağazaların tabelalarında bugün indirim var. Kadınlara özel! Beyoğlunda, en güzel çiçekleri satan Roman kadınlar yoğun bugün&#8230;En çok satılan çiçek Leylaklar&#8230;Mor mor&#8230; Roman kadın satıyor çiçekleri, paralı eşlerine  kadınların&#8230; .  Bugün “Dünya Emekçi Kadınlar Günü” ya da “sosyalist jargonu” eleştirenlerin deyimiyle bugün “Dünya Kadınlar Günü”&#8230; Roman Kadın yoruldu bugün&#8230; Geçmiş olsun&#8230;ar</title>
		<description>Mağazaların tabelalarında bugün indirim var. Kadınlara özel ! Bugün “Dünya Emekçi Kadınlar Günü” ya da “sosyalist jargonu” eleştirenlerin deyimiyle bugün “Dünya Kadınlar Günü”...  Veyahut  Duygu Asena'nın ironisiyle “365 Günün Sultanı” bugün. Mahya asalım, tüm feodal beyliklere... Kadın emeğini sömüren fabrikaların bacaları arasına...Hoşgelmiş diyelim Sultanımız. Mesala Desa'ya asalım koca bir mahya, ...</description>
		<link>http://yesilgazete.org/2010/03/12/8-mart-dukkanlarda-bugun-indirim-vmagazalarin-tabelalarinda-bugun-indirim-var-kadinlara-ozel-bugun-%e2%80%9cdunya-emekci-kadinlar-gunu%e2%80%9d-ya-da-%e2%80%9csosyalist-jargonu%e2%80%9d-elestirenl/</link>
			</item>
	<item>
		<title>İngiltere &#8220;Tükeniyor&#8221;</title>
		<description>İngiltere'de yaklaşık 500 hayvan ve bitki türünün son iki yüzyılda  neslinin tükendiği bildirildi.
Soyu tükenenler arasında kelebek türleriyle  amfibilerin (hem karada hem de suda yaşayan hayvan) başı çektiği  belirtildi.
İngiltere  Tabiatı adlı, hükümete bağımsız danışmanlık yapan kuruluşun "Kaybolan  Yaşam" adlı raporunda, hemen hemen 1000 yerli türün geleceğininse ...</description>
		<link>http://yesilgazete.org/2010/03/12/ingiltere-tukeniyor/</link>
			</item>
	<item>
		<title>Yunanistan&#8217;da Bir Hafta İçinde İkinci Genel Grev</title>
		<description>

Yunanistan'da hükümetin kemer  sıkma politikasını kınamak üzere kamu sektöründe çalışanların greve  gitmesi sonucu ulaşım felce uğradı, okullar ve hastaneler kapandı.


Yunanistan'ın en büyük iki sendikasının  düzenlediği bir hafta içindeki ikinci 24 saatlik genel greve, yüz  binlerce kamu çalışanı katılıyor.

Hava trafiğini yöneten görevlilerin greve  katılması dolayısıyla Yunanistan ...</description>
		<link>http://yesilgazete.org/2010/03/12/yunanistanda-bir-hafta-icinde-ikinci-genel-grev/</link>
			</item>
	<item>
		<title>Peki, Gökçek’in Hiç Mi Suçu Yok?</title>
		<description>AKP’nin yargı kararlarından kendisine karşı olanlarıyla mücadelesinde yeni bir kulvar açılmış görülüyor. İbretlik bir kulvar. Bir belediye ne iş yapar? Bir başbakan halka hizmete nasıl bakar? Belediye başkanı bir şehri kilitliyorsa ona arka mı çıkar, yoksa uyarır mı?
Kulvarı açan Danıştay. Ankara Büyük Şehir Belediyesi’nin kontrolünde olan şehir içi ulaşımın ücretlerini, ...</description>
		<link>http://yesilgazete.org/2010/03/11/peki-gokcek/</link>
			</item>
	<item>
		<title>Gerçek Oyuncu Aslına En Uygun Biçimde &#8220;Gibi&#8221; Yapandır</title>
		<description>Altan Erbulak söylemiş: " Gerçek oyuncu aslına en uygun biçimde 'gibi' yapandır, diye." Ve oyuncu ile gerçek oyuncu arasındaki fark, mukavva bir kemanla Stadivarius bir keman arasındaki farka benzer.." diye devam etmiş.
Ne kadar doğru bir benzetme.
Her şeyden önce belirteyim ki, Murat Mahmutyazıcıoğlu, bir tiyatro tutkunu olarak çok özel bir yere ...</description>
		<link>http://yesilgazete.org/2010/03/11/gercek-oyuncu-aslina-en-uygun-bicimde-gibi-yapandir/</link>
			</item>
	<item>
		<title>Küresel Isınma: Bu Yaz Hava Bir Derece Daha Sıcak</title>
		<description>Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürü Mehmet Çağlar, bu yıl ülke Türkiye genelinde hava sıcaklıklarının mevsim normallerinin bir derece üzerinde seyredeceğini açıkladı. 

Çağlar dün düzenlediği basın toplantısında yaklaşan yaz mevsimi öncesinde sıcaklıklarla ilgili bilgi verdi: “Önümüzdeki dönemde Mart sonu Nisan, Mayıs ve Haziran aylarında sıcaklıklar ülke genelinde ortalamanın bir derece üzerinde ...</description>
		<link>http://yesilgazete.org/2010/03/11/kuresel-isinma-bu-yaz-hava-bir-derece-daha-sicak/</link>
			</item>
	<item>
		<title>Sayıştay Denetimine Askeri İtiraz</title>
		<description>Genelkurmay Başkanlığı, askeri harcamaların Sayıştay denetimine açılmasını öngören Sayıştay Yasa Teklifi’ne itiraz etti. Gerekçe ‘projelerin gizliliği’. Genelkurmay’ın en önemli itirazlarından biri teklifin Sayıştay’ın Türk Silahlı Kuvvetleri’nde (TSK) ‘performans denetimi’ yapmasını öngörmesi. ‘Performans hedeflerine ulaşılıp ulaşılmadığının açıklanmasının istihbarat açısından sakınca doğuracağını’ savunan Genelkurmay, “Askeri hizmetlerin özellikleri göz önüne alındığında Silahlı Kuvvetler ...</description>
		<link>http://yesilgazete.org/2010/03/11/sayistay-denetimine-askeri-itiraz/</link>
			</item>
	<item>
		<title>&#8220;Göle Su Gelene Kadar, Kurbağanın Gözü Çıkar&#8221;</title>
		<description>Konut Edindirme Yardımı (KEY) ödemelerinin 2008 Temmuz ayından bu yana benim gibi milyonlarca emekçinin mağdur edilmesi tepki gösterilmeyecek gibi değil. KEY hesaplarında biriken paraların sahiplerine yani bizlere gerçek faizi ile birlikte ödenmesi, uzatmalardan kaynaklı gecikme faizlerinin de hesaba katılması ve öyle ödenmesi gerekirken, yapılan son açıklamalar 1555 Tl. Ödeneceği yönünde. ...</description>
		<link>http://yesilgazete.org/2010/03/11/gole-su-gelene-kadar-kurbaganin-gozu-cikar/</link>
			</item>
	<item>
		<title>&#8220;Adil ve Demokratik Bir Seçim&#8221;</title>
		<description>
Bugun Taxim Hill Otel'de on uç siyasi partinin girisimiyle "Seçim Barajı" kaldırılsın basin çıklaması yapıldı.
Açiklama Yeşiller Partisi Eş Sözcüsü Hüseyin Güngör tarafindan okundu.


SİYASİ  PARTİLERDEN ORTAK ÇAĞRI:
"SEÇİM BARAJI KALDIRILSIN, ADİL VE DEMOKRATİK BİR SEÇİM SİSTEMİNE GEÇİLSİN!"
Siyasi partiler, her türlü düşüncenin politik süreçlere katılmasını sağlayan en önemli araçlardır. Bu işlevlerini yerine getirmeleri ...</description>
		<link>http://yesilgazete.org/2010/03/10/adil-ve-demokratik-bir-secim/</link>
			</item>
</channel>
</rss>
