Eğrelti otu ile yağmur suyu hasadı projesini mucidi 18 yaşındaki Hakan Çakar anlatıyor

Başlığı yazar yazmaz hemen aklıma Hakan ile 1 saate varan telefon konuşmamız geldi, muhtemelen düzeltirdi başlıktaki ifademi, daha doğrusu şu şekilde tamamlardı, “Sadece o değil ama, akıllı ev projesi ile birlikte aslen eğrelti otu ile yağmur hasadı projesi”

Hakan Çakar

Hakan (Çakar), Balıkesir’in Edremit ilçesinde yaşayan 1999 doğumlu 18 yaşında bir delikanlı. Lise son sınıfta okuyor. Onu bir ihtimal, şu aralar sosyal medyada hayli paylaşılan TRT Haber’deki röportajından anımsıyor olabilirsiniz. Lafı geçmişken o röportajı da anımsatayım.

Benim de Hakan’ın projesinden bu şekilde haberim oldu. Sosyal Medya’dan arkadaşım Şehir plancısı, Permakültür tasarımcısı ve çevirmen İlknur Urkun Kelso, kendi sosyal medya hesabından, sağolsun, beni de ekleyerek paylaşmıştı bu röportajın linkini. Buna mutlaka Yeşil Gazete’de de yer vermeliyiz dedim. İlknur ile yazıştım, derken Hakan’a ulaştım. Çarşamba günü de kendisi ile uzun uzadıya konuşma imkanımız oldu projesini.

Sonda yazacağımı başta yazayım. Hakan, projesine katkıda bulunan kişilere teşekkür mesajlarını özellikle belirtmemi rica etmişti benden. O kısma şimdi yer verip hemen akabinde ekoloji alanına gönül emeği veren herkese umut aşılayan öyksüne geçeceğim.

Hakan, Eğrelti otu ile yağmur hasadı ve akıllı ev projesine çeşitli safhalarda destek olan, Harun Sarıoğlu (2 sene önce, Hakan o zamanlar, Lise 2. sınıfta  Ülkü Muharrem Ertaş Anadolu Lisesi’nde okurken kendisini projeler konusunda cesaretlendiren Coğrafya öğretmeni), Yrd. Doç. Dr. Raif Sakin ( Yağmur hasadı projesinin teknik kısmı konusunda kendisine önerilerde bulunan Edremit Meslek Yüksekokulu akademisyeni makine mühendisi), Fazlı Kamalı (Hakan’ın TRT Haber ve Anadolu Ajansı’nda röportajlarının yolunu açan ve halen eğitimini sürdürdüğü Özel Edremit Uğur Anadolu Lisesi Matematik öğretmeni), İlknur Kamalı (Proje yazımında Hakan’a dil bilgisi ve imla konularında yardımcı olan Özel Edremit Uğur Anadolu Lisesi Edebiyat öğretmeni), Murat Kahriman (Okulun imkanları ile Hakan’ın eğrelti otunun suyu temizleme oranına dair çalışmalarını İstanbul Çevre Endüstriyel Analiz Labarotuarınca incelenmesini da sağlayan Özel Edremit Uğur Anadolu Lisesi kurucusu) ve İlknur Urkun Kelso (Hakan’ın projesinin ekoloji camiasında da bilinir hale gelmesini sağlayan Şehir plancısı, Permakültür tasarımcısı) ‘ya destekleri için çok teşekkür ediyor.

Teşekkür kısmını da tamamladıktan sonra sizleri Hakan’ın bana umut aşılayan proje hikayesi ile başbaşa bırakıyorum. Sürç-ü lisan edersem affola…

Eğrelti otu ve su ilişkisi

* Hakan, merhaba. Bana zaman ayırdığın için teşekkürler. Önce seni tanıyalım istiyorum ve ordan hareketle projenin başlangıç kısmını da öğrenmek isterim

Hakan Çakar:  Merhaba, Ben Hakan Çakar, Özel Edremit Uğur Anadolu Lisesi son sınıf öğrencisiyim. Proje üretmeye de daha önceki okulum Ülkü Muharrem Ertaş Anadolu Lisesindeki Coğrafya öğretmenim Harun Sarıoğlu’nun teşviki ile başladım. Lise 2. sınıfa gidiyordum o dönem. 2 sene önce başladım proje üretmeye.

O dönem evimizdeki çeşmeyi söküp incelemiştim ve ordan dökülen kalıntılar, çıkan solucanlar dikkatimi çekmişti. Bu su insan sağlığına zararlı olmalı diye düşündüm. Literatür taraması ile başladım işe. Amacım doğal yöntemler kullanarak suyu temizlemek idi. Gene o dönemlerde annem ile gerçekleştirdiğimiz doğa yürüyüşleri sırasında annem eğrelti otunun siyanürü ve ağır metalleri ayrıştırdığını aktardı bana ve bu yönde çalışmamı ilerletmemi tavsiye etti.

Araştırmalarımı bu yöne doğru kaydırdım bende. Makalelere baktım, daha önce yapılmış çalışmaları inceledim. Bir zamanlar eğrelti otu kanser tedavisi için de düşünülmüş hatta. Araştırmalarım sırasında bunu da öğrenmiş oldum.

Ardından eğrelti otunun sudaki etkisini keşfetmek amacı ile Edremitteki farklı farklı mahallelerdeki çeşmelerden su örnekleri aldım. Bu suları iki kapta 5 gün beklettim. Bir kapta suya bir şey eklemezken diğerinin içine eğrelti otu kattım. 5 günün sonunda kendi kısıtlı imkanlarımla tds metre ve elektrolizle ölçümler yaptım iki farklı kaplarda bulunan sulara ilişkin. Aslında niyetim labarotuara göndermekti ama buna o dönem için imkanım yoktu. Deneyimin sonucunda çıkan sonuç şuydu, hiçbir şey katmadan beklettiğim tüm sulardaki sayısal değerler insan kullanımı için içilebilir değerlerin altında çıkarken eğrelti otu ile beklettiğim sulardaki oranlar içilebilir seviyelerde idi.

O sene projemi TUBİTAK’a gönderdim. TUBİTAK her sene projeler ile ilgili bir yarışma düzenliyor. İlk sene, 10. sınıfta katıldığım sene yani iyi bir puan aldım fakat bölge finallerine davet edilmedim.

Projeye yağmur suyu dahil oluyor

*Ama bu daha ilk deneme idi. Sonrasında da projeni geliştirdin sanırım

Hakan Çakar: Evet, geliştirdim. 2 sene önceki ilk projemde yağmur yoktu mesela. Çeşme sularını kullanarak projemi olulşturdum. Proje yazımında da deneyimim çok fazla değildi diyebilirim. Bir de tabi sonuçları labarotuardan alamamış olmanın da etkisi vardır diye düşünüyorum.

2. yıl, yani geçtiğimiz sene, yağmuru kullanarak yazdım projemi. Yağmur doğal hali ile insan kullanımı için uygun değildir. Yağmur barajlara gideceğine herkes evinin çatısına kurduğu bir düzenek ile temiz ve sağlıklı suya erişebilsin istedim. Bunu sağlamak için de bir akıllı ev projesi geliştirdim. Bu sistemin hazırlanmasında da Edremit Meslek Yüksekokulu’ndan Yrd. Doç. Dr. Raif Sakin destek oldu bana.

Akıllı ev projesinde ise sistem, çatılarda yağmuru biriktiriyor, çatıdaki kaba ya da ince kum filtreleri bulunan paslanmaz borular aracılığı ile de yağmur suları merdiven altlarında toplanıyor, Merdiven altındaki su eğrelti otları ile birlikte 5 gün bekletiliyor. Daha sonra da çatıdaki depoya ters ozmos basıncı ile aktarılıyor. Temiz şekilde suyun çatıya iletilmesi için ters ozmos basıncını kullanıyoruz.  Ve en nihayet çatıdaki temiz ve içilebilir su da gene borular vasıtası ile dairelere dağıtılıyor. Bu akıllı ev sisteminin çok yağış alan yerlerde, örneğin Karadeniz’de etkili olacağını da öngörüyorum.

Projenin yenilenmiş hali ile bir kez daha TUBİTAK’a başvuru yaptım ve bu sefer Eskişehir bölge finallerine davet edildim. Projem ile hayli ilgi de çektim. 4 gün devam eden proje sergisinde pekçok kişi proje ile ilgilenip benden projeye dair bilgi aldı. Fakat bu sefer de bölge finallerinde elendim ve Ankara’daki Türkiye finallerine kalamadım.

Patent Başvurusu

*Peki Hakan, dünyada senin projene benzer örnekler var mı? Buna dair araştırmalar yaptın mı?

Hakan Çakar: Eğrelti otunun temizleyici etkisi eskiden beri biliniyor. Ama suyu temizlemesi ile ilgili Türkiye içinde bir projeye rastlamadım ben araştırmalarımda.

Eğrelti otu ile yapılan pekçok proje var ama. Raif Hoca da bana projemin patentini almam konusunda öneride bulundu bununla ilgili. Ben de Türk Patent Enstitüsü’ne patent başvurusunda bulundum. Projemi incelemeye aldılar ve 2 hafta önce bana başvuruma dair bilgi geldi. Enstitü, Türkiye içinde bu projeye benzer bir çalışma yok ABD’de benzeri bir çalışma var cevabını iletti. Ben de ABD’deki projeyi araştırdım. Evet, eğrelti otu ile ilgili bir çalışma var ama o sadece eğrelti otunun suyu temizleme özelliğine dair 2002’de yapılan bir çalışma. Benimki gibi içinde yağmur hasadı ve akıllı ev sistemi buluna bir proje değil.

Ben şu anda bir patent firması ile çalışıyorum ve Türk Patent Enstitüsü’ne yanıtımı hazırlıyorum. Uzman görüş formu hazırladım. Bana, patenti almak istiyorsan tek olduğunu ispatla dediler ve biz de şu anda o konudaki yanıtımızın son aşamasındayız.

Geçen sene TUBİTAK dışında Aziz Sancar Uluslararası Bilim Olimpiyatlar’na da katıldım. Sergiye davet edildim araştırma projeleri kategorisinde. Bilim Olimpiyatlarına tüm dünyadan gençler geliyor ve çok iyi projeler var. Orada da şansım yaver gitmedi, herkesin projesi iddialı olduğu için ben ufak farkla elendim.

*Şimdi 2017 yılındayız ve sen 3. kez TUBİTAK’a başvurdun. Ne aşamada şu an durum?

Hakan Çakar: Evet, bu sene bir kez daha TUBİTAK’a başvuruda bulundum. Lise son sınıfta Özel Edremit Uğur Anadolu Lisesine geçtim. Kayıt sırasında da projelerimi söyledim. Bu sene de başvuracağıma dair bilgi verdim ve okul da beni destekleyeceğini ifade edince hem eğitimim hem de projeme destek için geldim.

Bu sene yeni okulumun da katkısı ile İstanbul Çevre Endüstriyel Analiz Labarotuarı’na gönderme imkanım oldu bulgularımı. TUBİTAK başvurusu için son başvuru tarihi Ocak ayı sonu olduğu için analiz sonuçları Ocak ayının ilk haftası elimize ulaştı. 1 hafta içinde yetiştirdiler sağolsunlar. Ve o analizlerde de eğrelti otunun suyu arıttığını gördüm, Çok mutlu oldum, içimden “Artık oldu” düşüncesi geçti .  Akıllı ev projem de var bunun yanında ve çeşme suyunu alıp eğrelti otu ile arıttığım için insan hayatına, yağmuru da entegre edebilirim diye düşünüyorum.

TUBİTAK, kendisine yapılan başvuruları 13 Mart gibi açıklıyor, geçen sene de böyle olmuştu. Kabul edilen projeler bölge finallerine davet edilecek. 4 ya da 5 günlük proje sergisinin ardından da bölge sonuçları ve Türkiye finaline kalan projeler belirlenecek.

*TUBİTAK’ta Türkiyenin 1.si oldun diyelim. Ne oluyor birinci olunca?

Hakan Çakar: Ünvan anlamında çok önemli bu paye öncelikle.

Hayatınız boyunca cv’nizde çok önemli bir veri olarak duracak bu başarı. Bir de şimdi benim patent başvurum var size aktardığım gibi. Onun da yakında sonucu gelecek. Hem TUBİTAK birinciliği hem de patent çok yollar açabilir benim önümde. Bunun dışında birinci olamasanız bile Türkiye finalindeki sergilere çok önemli sektör temsilcileri, bilim insanları da geliyor. Bu açıdan da çok önemli finallere katılmak.

*İlknur Urkun Kelso’nun paylaşımında bir destek ricası vardı. O konuda bilgi verebilir misin?

Hakan Çakar: İlknur Hanıma da çok teşekkür ederim. Annem tanıyor aslında kendisini. Benim projemi akademik dille ve projenin gerektirdiği jargon ile ingilizceye de çevirmek istiyoruz. Bu aşamada temas kurduk İlknur Hanım ile, o da sağolsun, sosyal medyadan yaptığı paylaşımının ardından kısa zamanda bu çeviri desteğini sağladık.

İlknur Hanım’ın paylaşımının ardından Edremit Belediyesi Proje Bölümünden de benimle temas kurdular. Şimdi onlar ile de yurtdışına dair bir çalışmamız var.

*Lise son sınıfta okuyorsun Hakan, üniversite için planların var mı?

Hakan Çakar: Bahçeşehir Üniversitesi’ne applybau üzerinden projem ile başvuruda bulunmak istiyorum.

Bahçeşehir eğitim kalitesi olarak çok iyi bir üniversite ve Türkiye’de sadece Bahçeşehir’de applybau tarzında bir sistem var. Applybau üzerinden başvurunuz kabul edilirse üniversiteye alınmanızın yanı sıra  verilecek karar doğrultusunda %25, 50 ya da %100 burslu eğitim görme imkanı da sağlanıyor.

*Hakan: son olarak sana şunu da sorayım. 10 sene sonra hem projeni hem de kendini nerede görüyorsun?

Hakan Çakar: Yağmurun hem ülkemizde hem de dünyada çok daha fazla kıymetlendiği bir dünya tahayyülüm var. Kendimi ise, eğer Bahçeşehir’e %100 burslu girer isem üniversite sonrası çalışmalarımı ve eğitimimi yurtdışında pekiştirerek sürdürmek istiyorum.

Benim aslında bir projem daha var. Madde bağımlısı gençlerin tedavi yöntemleri için de bir proje yazdım. Hatta bu proje çalışması için İzmir Çematem‘de bir hafta madde bağımlısı gençler ile çalışmalar yaptım.

*Hakan sana çok teşekkür ediyorum kendim ve Yeşil Gazete adına. Umarım bu çalışmaların daha yaşanabilir bir gezegende bulunmamızı sağlama konusunda da umut aşılayacak hepimize

Hakan Çakar: Ben de bu imkanı verdiğiniz çok teşekkür ederim. İlknur Hanımın paylaşımını takip ediyorum, TRT Haber videosuna yapılan yorumları okuyorum. Anadolu Ajansı röportajı sonrası ulusal ve yerel 20 kadar gazetede projeme dair haberler çıktı. Hepsi de çok motive ediyor beni. TRT Haber linki son baktığımda 3.300 kez izlenmişti.

Bir de ricam olacak. Projeme dair açtığım facebook sayfamı da haberinizde paylaşabilir misiniz?

Hakan Çakar’ın Bilimi Destekle Geleceğe Yön Ver facebook sayfasına buradan erişim mümkün

 

 

Röportaj: Alper Tolga Akkuş

(Yeşil Gazete)

 

 

Share on Facebook0Tweet about this on TwitterShare on Google+0Share on LinkedIn2Pin on Pinterest0Email this to someonePrint this page