Kamu çalışanı LGBTİ birey: 10 yılın ardından işyerimde kimliğimi açıkladım

Beşiktaş Belediyesi’nde 2001 yılından bu yana çalışan Ejder Narsap kamu çalışanı bir eşcinsel olmayı, işyerinde cinsel yönelimini açıklamasının ardından yaşadıklarını anlattı. 10 sene boyunca heteroseksüel varsayıldığını ama arada hakkında “Eşcinsel olabilir” diye dedikodu yaptıkları birinin “Ben eşcinselim aslında” demesinin kafadaki birçok şeyi yıktığını ifade eden Narsap, cinsel yönelimini işyerine Gezi Direnişi sürecinde açıkladığını ifade etti.

Ejder Narsap Beşiktaş Belediyesi Sosyal Yardım İşleri Müdürlüğü’nde çalışan bir LGBTİ aktivisti. 2001’den beri belediyede çalışıyor. Gezi direnişi sürecinde işyerine cinsel yönelimini açıkladı.

Ejder Narsap kamu çalışanı LGBTİ’lerin büyük çoğunluğunun kimliğini saklamak zorunda kaldığı bir durumda açık kimliğiyle kamu personeli olmayı ve kimliğini saklamak zorunda kaldığı 10 yıl boyunca, “Ne zaman evleniyorsun” gibi sorular ve yönelimine dair dedikodularla uğraştığını söyledi. Narsap, “Zordu çünkü en basitinden çiftlerin katıldığı bir etkinlik oluyor ve sen gidemiyorsun. Gitmezdim. Sorduklarında “hastayım” diye yalan söylerdim. Hâlâ o yıllar içimde yaradır. Şimdi erkek arkadaşımı koluma takıp belediyenin ya da bizim müdürlüğün etkinliklerine gidiyorum” dedi.

Belediyede ilçe sakinleriyle doğrudan iletişimi olduğunu da belirten Narsap’a göre, “halk LGBTİ konusunda devletten çok ileride.” 15 Temmuz darbe girişiminin ardından yaşadığı mahalleyi değiştirmek zorunda kalan Narsap’ın çalışma hayatına ilişkin KaosGL’den Yıldız Tar’ın sorularına yanıtları şöyle:

“Gezi ruhu denen o süreçte açıldım”

Kaç yıldır Beşiktaş Belediyesi’nde çalışıyorsun?

2001’den beri belediyede çalışıyorum. İlk 6 ay kadar geçici işçi statüsündeydim. Daha sonra dönemin başbakanı Tayyip Erdoğan, “devlet kalıcıysa işçi niye geçici olsun” dedi ve kadrolu olduk. Kadrolu bir işçiyim. DİSK Genel-İş delegesiyim. 16 yılı aşkın süredir çalışıyorum.

İşe ilk girdiğinde eşcinsel olduğunu biliyorlar mıydı? Açık mıydın?

Hayır değildim.

Ne zaman açıldın?

Gezi ruhu denen o süreçte açıldım. Gez toplumun her kesimini etkilediği gibi beni de etkiledi. Bütün çalışma arkadaşlarım bir şekilde benim cinsel yönelimimi biliyordu, daha doğrusu tahmin ediyordu ama benim ortada bir beyanım yoktu. Zırılsın çünkü ve dedikodu malzemesi oluyorsun. “Ne zaman evleniyorsun” gibi iğneli laflarla çok karşılaştım. Şimdi aynı sorulara, “Yeni anayasa paketinde evlilik hakkımız tanınırsa evleneceğim” diyorum. Ama o dönem geçiştiriyordum. Cevap veremiyordum.

Açıldıktan sonra çevremdekilerin, iş arkadaşlarımın dişlerini hafif sıkarak yarım ağız sorduğu sorular çok hoşuma gidiyor. Beşiktaş Belediyesi LGBTİ Dostu Yerel Yönetimler sözleşmesini imzalamış bir belediye ama tabanda, çalışanlarda bir farkındalık oluşması o kadar kolay olmuyor. Hâlâ zaman zaman sorun yaşıyorum.

Ejder Narsap işyerinin önünde…

“Açılmamla kafalarındaki algılar yıkılmaya başladı”

İşyerinde açıldığında ilk tepkiler nasıldı?

DİSK Genel-İş’ten işyeri temsilcisi arkadaşlar erkek arkadaşımla beraber yaşadığımı öğrendiklerinde anlam verememişlerdi. Sosyal medyamda bir şey paylaşmıştım ve “Ya senin yanındaki kim” diye sorgulamışlardı. Ben de “Sendikalısınız, DİSK’lisiniz, LGBTİ hareketi sendikalarla çalışıyor ve ben bu soruyu duymamış olayım, siz de sormamış olun” demiştim.

İş arkadaşlarımın bir kısmı cinsel yönelimimi öğrendiğinde merak unsuru oldum. Ben biliyorum kafalarında sorular var ama soramıyorlar. Bana gelen laflara göre en çok merak edilen konu aktif mi olduğum pasif mi… Klişe soruların hepsini süsleyerek, başka şekilde sormaya çalıştılar.

Bir yandan sirke gider gibi “Bizi ortamlarına götürsene” diyenler oluyordu. Ama seneler sonra biraz değiştiler. Ortada bir 657’ye tabi memur kafası var. Değişmesi zor oluyor. Kafalarındaki kalıpları kırıyorsun. 10 sene boyunca heteroseksüel varsaydıkları ama arada “eşcinsel olabilir” diye dedikodu yaptıkları birisi birden “Ben eşcinselim aslında” diyor. Kafalarındaki birçok şey yıkılıyor.

Çalışma arkadaşlarının bir şekilde hakkında tahminler yürüttüğü ama kimliğini saklamak zorunda kaldığın o 10 sene nasıl geçti?

Zordu çünkü en basitinden çiftlerin katıldığı bir etkinlik oluyor ve sen gidemiyorsun. Gitmezdim. Sorduklarında “hastayım” diye yalan söylerdim. Hâlâ o yıllar içimde yaradır. Şimdi erkek arkadaşımı koluma takıp belediyenin ya da bizim müdürlüğün etkinliklerine gidiyorum. Bizi gördüklerinde yüzlerindeki şok ifadesi hoşuma gidiyor bir yandan.

İşyerindeki huzurun, çalışma düzenin, verimin açıldıktan sonra değişti mi?

Müthiş değişti. Rahatladım, özgüvenim yerine geldi. Beşiktaş sosyo-kültürel açıdan zengin ve yaşlı nüfusun yoğun olduğu bir ilçe. Masamda gökkuşağı bayrağı var. Masama geldiklerinde gökkuşağı bayrağına bakıp gülümsemeleri, olumlu yaklaşımları beni işyerinde çok rahat hissettiriyor.

“Kazandığımız hakları kaybetmemek bizim mücadelemizle de alakalı”

Beşiktaş Belediyesi Gezi sürecinden sonra LGBTİ hakları için çok olumlu adımlar attı. Bu senin çalışma hayatını etkiledi mi?

Özellikle 2014 seçimlerinden sonra belediyenin SPoD’un LGBTİ Dostu Yerel Yönetimler Bildirgesi’ni imzalaması ile birlikte farkındalık yükseldi. Elimde bir materyal oldu. Umarım önümüzdeki süreçte de bu rüzgar devam eder. Memleketin politik atmosferi sürekli değişiyor. Kazandığımız hakları kaybetmemek bizim mücadelemizle de alakalı. Ben mesela klişe devlet ve 657 algısını kırmaya çalışıyorum. Bunun gibi mücadeleler çok önemli.

Memleket şartları her şeyi etkiliyor ama Beşiktaş Belediyesi’nin LGBTİ alanında kazandığı ivmenin artarak sürmesi gerekiyor. Burada LGBTİ aktivistlerine de önemli görevler düşüyor. Belediyeleri takip etmek ve çalışmalarına ilişkin geribildirimde bulunmak gerekiyor. Gelin, sorun, eleştirin…

“Halk devletten daha ileride…”

Belediyenin Sosyal Yardım İşleri’nde çalışıyorsun. Belediyenin ilçe sakinleriyle çok iç içe olduğu bir alan…

Belediyenin yüzü diyebiliriz. Geçenlerde yaşlı bir teyze aradı. Eski İstanbul teyzesi ve ayol’lu konuşuyor. Ben de ayol’lu konuştum ve inanılmaz bir iletişim oluştu aramızda. Genel olarak vatandaşlar beni çok seviyor. Belediyedeki personel özlük dosyamda onlarca teşekkür mektubu var. Yani aslında halk LGBTİ’ler konusunda çok ileride. Devletten ve devlet kadrolarından daha ileride.

Belediyede bir günün nasıl geçiyor? Sosyal Yardım İşleri ne yapar?

Ben müdürlükte gelen şikayetleri cevaplıyorum. Sosyal yardım, eğitimi yardımı başvurularıyla ilgileniyorum. Öğrenci yurtlarındaki öğrencilerin müracaatları geliyor. Belediyemizin hastalara dönük bez yardımıyla ilgileniyorum. Müdürlüğümüzün sosyal medyasını da ben yönetiyorum. Sosyal medyada lubunya gullümü çok işe yarıyor. Belediye takipçilerinin hoşuna gidiyor.

Bir yandan İstanbul LGBTİ Dayanışma Derneği gönüllüsüsün…

İstanbul LGBTİ Dayanışma Derneği’nden Yerel Yönetimler sorumlusuyum. Özellikle Trans Misafirhanesi ile yerel yönetimler arasında bir dayanışma örgütlemeye çalışıyoruz. Şişli Belediyesi geçtiğimiz günlerde misafirhaneye günde bir öğün sıcak yemek desteği sunmaya başladı. Ondan önce Beşiktaş Belediyesi olarak gıda desteği sunduk, doktorlarımız periyodik olarak sağlık kontrolleri için gidiyor. Birkaç sefer de misafirhaneden kalan arkadaşlarla tiyatroya gittik. Erzak desteği ya da sağlık kontrolü dışında kültürel etkinlikler de yapmaya çalışıyoruz.

“15 Temmuz’dan sonra taşınmak zorunda kaldım”

Dernek ve belediyedeki bu olumlu gelişmelerin yanı sıra yakın zamanda sen ve sevgilin ev değiştirmek zorunda kaldınız değil mi?

Küçükarmutlu’da yaşıyorduk. Aktivist olmamla mahallede “teşhir” olmam aynı sürece denk geldi. Geçen sene Alperen Ocakları’nın tehdit ettiği Trans Onur Yürüyüşü ile ilgili basında ismim ve fotoğrafımın yer almasından sonra mahallede bakışların değiştiğini hissettim. Daha sonra 15 Temmuz’un ardından “demokrasi nöbeti” adı altında mahallenin girişinde bekleyenlerin saldırısına uğradık. Barınamadık. Ev sahibimiz de “artık burayı boşaltın” deyince ayrıldık.

Darbe girişimi gecesi hayatımın en zor gecelerinden biriydi. Köprüye çok yakın bir mahalle. Yalnızdım. Kapıya ayakkabılık çekip bekledim. Elinde silahlarla köprüye gidenler geçiyordu. Mahallede kimliğim de biliniyor. O geceyi korkuyla atlattım ve en sonunda mahalleden ayrılmak zorunda kaldık.

Kamu çalışanı LGBTİ’ler iş yerinde hangi problemlerle karşılaşıyor?

Kaos GL’nin “Türkiye’de Kamu Çalışanı Lezbiyen, Gey, Biseksüel, Trans ve İntersekslerin Durumu” araştırmasına göre 20 kamu çalışanı LGBTİ’den sadece biri, iş yerinde cinsel kimliğini çekinmeden ifade ediyor.

Araştırmaya göre işyerinde cinsel kimliğin açık olup olmadığı sorusuna çalışanların %41’i, yani 5 kişiden 2’si, “tamamen kapalı oldukları” beyan ediyor. % 37’si kısmen açık olduğunu, sadece %5’i ise cinsel kimliği açısından işyerinde tamamen açık olduğunu belirtiyor. Yani 20 kamu çalışanı LGBTİ’den sadece 1’i cinsel kimliğini doğrudan, hiç kimseden çekinmeden ortaya koyabiliyor. Açık olmasalar da tahmin edildiklerini düşünenlerin oranı da %15, yani 11 kişi.

Araştırma katılımcılarının ifadelerine göre zorunlu askerlik süreci, çalışanın cinsiyet kimliği ya da cinsel yöneliminin iradesi dışında açığa çıkması konusunda önemli bir eşik. Bu nedenle bazı katılımcılar, askerlik sürecini istekleri dışında çeşitli biçimlerde yerine getirmek zorunda kalıyor veya neden askerlik yapmadıklarına dair resmi veya informel belgeler kimliklerinin ifşa olmasına neden oluyor.

 

(Kaos GL)

Share on Facebook0Tweet about this on TwitterShare on Google+0Share on LinkedIn0Email this to someonePrint this page