Çöllere su serpti Küçük Prens

Kırmızı suratlı bir adamın yaşadığı bir gezegen biliyorum. Adam hiç çiçek koklamamış. Hiç yıldızlara bakmamış. Hiç kimseyi sevmemiş. Bütün vaktini şemalar yaparak geçirmiş. Ve bütün gün “Önemli işlerim var. Önemli işlerim var.“ deyip dururdu. Bundan büyük bir gurur duyardı. Ama o bir insan değil, bir mantar o!“ (Küçük Prens, Antoine de Saint-Exupery)

Eskişehir Adım Sanat’ta, 11 Şubat ve 10 Mart tarihleri arasında, Küçük Prens’in Türkiye’deki ve dünyadaki basım serüvenini anlatan sergi ve etkinlikler gerçekleşiyor. Etkinliği Küçük Prens koleksiyoncularından oluşan ve kitabın soluğunu daha fazla yeşertebilmek, yaşatabilmek, korumak ve sergilemek amacı taşıyan Küçük Prens Müze girişimi düzenliyor. Ali Lidar, Yıldıray Lise ve Mehmet Sobacı’nın koleksiyonlarından 450 Küçük Prens kitabı sergileniyor. İçlerinde yok olmuş ve nadir diller de var; yapay bir dille ya da mors alfabesiyle yazılanlar da.

Benim Küçük Prensim

Fransızca asıl adıyla, Le Petit Prince yani Küçük Prens…

316 dile çevrildi: Ahbazca’dan, Mısırca’ya (Antik, Hiyeroglif) kadar evrenselliğe ulaştı. İyi bir yazarın ruhu dünyanın her yerindeki insanların başını okşadı. Bu yazar, Antoine de Saint-Exupery. Öyle ki, Arjantin’de Evanjelik Kilisesi üyeleri Küçük Prens’i daktilo ile yazdılar ve fotokopi ile çoğaltıp, dağıttılar. Öyle ki, Buenos Aires’te görme engelliler için braille alfabesinde yazılan Küçük Prens, kendilerine mektupla gönderilen malzemelerle tutuklular tarafından yapıldı (Bu kitaptan dünyada yalnızca 14 tane var).

Göz ucumuzun kenarında tutuklu kalan gülüşlerimizin; dudak kenarımızdaki çizgilerin, gerçek yansıması oldu, Küçük Prens. Paylaşıldıkça çoğaldı, dilimizin ucuna kondu.

Dünyanın farklı dil ve lehçelerinde basılan Küçük Prens’in soluğunu yaşatabilmek, yeşertebilmek, korumak ve yeni baskılarını oluşturabilmek adına Küçük Prens Müze Girişimi var.  Nasıl bir yol izlediklerine, fikirlerine http://www.kucukprensmuzesi.com/ adresinden ulaşılabilir. Aynı zamanda Türkiye’deki ve dünyadaki Küçük Prens basımlarına da bakılabilir ki varlığından bir haber olduğum diller de mevcut. Görmek istiyorum derseniz, Eskişehir Adım Sanat’ta, 11 Şubat-10 Mart tarihleri arasında 450 Küçük Prens’i yakından görüp inceleyebilirsiniz.

Küçük Prens Müze Girişiminin düzenlediği sergide mavi fularlı çocuk, Küçük Prens okuyor.

Küçük Prens’in ilk basımları

Saint-Exupery’in Küçük Prens Çizimleri

‘’…Beni üzen ne bu çökük avurtlar, ne bu kamburlar, ne bu çirkinliktir. Bu biraz da, bu insanların her birinde öldürülen Mozart’lardır.’’ (İnsanların Dünyası, Antoine De Saint-Exupery)

Antoine De Saint-Exupery, Küçük Prens ile tanınsa da Savaş Pilotu (Pilote De Guerre), Gece Uçuşu (Vol De nuit), Güney Postası (Courrier Sud), İnsanların Dünyası (Terre des Hommes), Kanayan İspanya (L’Espagne ensanglantée) kitaplarını da yazdı.

İkinci dünya harbinde keşif uçuslarında bulundu Saint-Ex. Bu uçusların etkileri var satırlarında Savaş Pilotu eserinde: “Savaş bir macera değildir. Bir hastalıktır, tifüs gibi.” der.

Antoine de Saint-Exupery ve yardımcı pilot Andre Prevot 30 Aralık 1935’te Sahra çölüne düştü

Antoine de Saint-Exupery Küçük Prens kitabının çizimlerini kendisi yapar. Çocukluğunda büyükler tarafından kırılan resim çizme hevesini, Küçük Prens ile avutur gibi…

Saint-Exupery’in Küçük Prens çizimlerinden.

Saint-Exupery’in Küçük Prens çizimlerinden.

Yazarın resimlerini görmek isterseniz http://imgur.com/a/9rCdG#0 adresinde daha fazlası var. Ayrıca, Küçük Prens Müze Girişimi’nin düzenlediği, Eskişehir Adım Sanat’ta Exupery’nin çocukluktan itibaren tüm çizimlerini bir araya getiren, önsüzünü Hayao Miyazaki’nin yazdığı Desenler kitabını da görebilirsiniz.

Antoine De Saint-Exupery’in Küçük Prens’ini okuduktan sonra aldığım bir notla bitireyim kelamımı,

Büyüklerin kötü eserleridir şehirler, hayattan kopuk resmederler kendilerini.

Yıldızlı geceler.

 

 

Gökçe Atik

Share on Facebook0Tweet about this on TwitterShare on Google+0Share on LinkedIn0Pin on Pinterest0Email this to someonePrint this page