Pınar Aksoğan: “Greenpeace Türkiye’nin 7 bölgesinde kömür kampanyasına başlıyor, Gerze başlangıç”

Greenpeace Akdeniz İklim ve Enerji Kampanyası sorumlusu Pınar Aksoğan

Greenpeace Akdeniz, Sinop’un Gerze ilçesinde Anadolu Grubu tarafından yapılmak istenen kömürlü termik santrala karşı yürüttüğü kampanyayı “Gerze Korkmuyor” diyerek yeni bir sloganla sürdürmeye başladı. Kimkorkar.org web sitesine girenler Gerze’de direnen halkın videolarıyla karşılaşıyor ve imzalarıyla destek olmaya davet ediliyorlar.

“Efes Pilsen’in sahibi olan Anadolu Grubu, Sinop Gerze’de kömürlü termik santral kurmak istiyor. Fakat Gerze korkmuyor ve yıllardır direniyor. Sen de bu cesur direnişe destek ver, “Efes’ten kim korkar?” diyenlere katıl” diyen Greenpeace’in kampanyasında şu ana kadar 88 bini aşkın imza toplandı.

Biz de hem kampanyayı, hem de Türkiye’nin kömür sevdasını kampanya sorumlusu Greenpeace Akdeniz İklim ve Enerji Kampanyacısı Pınar Aksoğan ile konuştuk.

Gerze’de son durum nedir? Son eylemlerden sonra bir gelişme varmı? Süreci kısaca hatırlatabilir misiniz?

Gerze halkı Anadolu Grubu’nun kömürlü termik santral planına karşı 4 yıldır direniyor, iki yıldır da santral sahası önünde nöbet tutuyor. Bu nöbet bugün hala aynı kararlılıkla devam ediyor. Anadolu Grubu, santrali kurmak için gerekli ÇED raporunu henüz alamadı. Santral kurulmak istenen alanın 100 dönümü orman arazisi. Anadolu Grubu halkın tepkisine rağmen orman arazisi ve tarım alanı olan, bölgenin içme suyunu sağlayan havzaya santral kurma planlarına devam ediyor ancak ÇED raporunu alamazsa projeden vazgeçeceğini de belirtiyor. ÇED raporunun bugüne kadar alınamamasında Gerze’deki mücadelenin de büyük etkisi var. Oradaki insanlar sadece çadırda direniş göstermiyor, aynı zamanda santrali neden istemediklerine dair ciddi bir kampanya yürütüyorlar.

Gerze korkmuyor!

Görünen o ki bütün Gerze halkı termik santrala karşı. Ama siz kampanya videosu için Şükran Çiftçi’yi seçmişsiniz. Şükran Çiftçi’nin hikayesini anlatır mısınız?

Şükran Hanım, santrale karşı olan Yaykıl köyü halkından bir çiftçi. Ancak, sadece Şükran Hanım değil tüm Yaykıl halkı bu santrale karşı ve videoların devamında Yaykıl köyünden birçok kişiyle yapılan röportajları görebiliyoruz. Şükran Hanım, korkusuzca iş makinalarının önüne yatıp gaz bombalarına rağmen direnişten yılmayan bir Gerze sevdalısı, Yaykıl köylüsü. Santrali neden istemediğini ve kararlılığını da çok güzel ortaya koyuyor. Kimkorkar.org adresinden hem Gerze hem de Yaykıl halkından santrale karşı görüşlerini dinleyebilirsiniz.

Gerze termik santralına hangi gerekçelerle karşı çıkıyorsunuz? Gerze’nin 50 civarındaki diğer termik santral projeleri arasındaki özelliği ne?

Gerze

Gerze, kömürlü termik santrallere karşı bir mücadele örneği olarak güçlü bir direniş sergiliyor. Bu projenin diğer projelerden farkı, halkın 7′den 70′e bu projeye karşı olması ve 4 senedir direncinden hiçbir azalma göstermeden mücadeleye devam etmesi. Ancak, Gerze direnişi Türkiye’deki tek mücadele değil; Amasra’dan Adana’ya, İzmir’den Zonguldak’a tüm bölgelerde termik santrallere karşı direnişler devam ediyor. Biz Gerze’deki mücadelenin kazanılmasının diğer mücadeleler için çok güzel bir örnek, ilham ve motivasyon olacağına, tüm Türkiye’deki kömür karşıtı mücadelelere bir domino etkisi yaratacağına inanıyoruz.

Gerze’de termik santral yapılmasını Tuncay Özilhan ve Anadolu Grubu dışında savunan var mı?

Yaykıl köylüleri

Gerze’de kurulması planlanan termik santrale Tuncay Özilhan ve Anadolu Grubu dışında destek veren bir grup olmadığını rahatlıkla söyleyebiliriz. Bunu Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından onaylanmayan ÇED raporundan ve Gerze halkının taleplerine destek veren odalar, birlikler ve birçok sivil toplum kuruluşu ve girişimin görüşlerinden görebiliriz.

Siz Greenpeace olarak Tuncay Özilhan’a ulaşmayı denediniz mi? Şirket bölgedeki büyük tepkiden etkilenmiyor mu ve geri çekilmeyi düşünmüyor mu?

Tuncay Özilhan, geçtiğimiz yıl Gerze halkı için bir avuç insan tanımlaması yapmıştı.  Bugün dünya çapında en önemli 5 direniş arasında seçilen Gerze direnişi durumun böyle olmadığını ispatladı. Aynı şekilde, Tuncay Özilhan ÇED olumlu raporu alınmazsa projeden vazgeçeceğini açıklamıştı. Bu konuda Tuncay Özilhan ile görüştük, kendisi süreçten haberdar. Anadolu Grubu’nun bu gelişmeleri en doğru şekilde yorumlayıp bu projeden vazgeçeceğine inanıyoruz.

Türkiye son raporlara göre dünyada kömür santrali projesi sayısı açısından Çin ve Hindistan’dan sonra üst sıralarda görünüyor ve hükümet bu yılı kömür yılı ilan etti. Bu durumu hükümetin iklim değişikliği politikalarıyla birlikte nasıl değerlendiriyorsunuz?

Bugün Türkiye’de 50 yeni termik santral planının yanında, faaliyette olan 17 santral ve inşaat halinde 16 termik santral var. Türkiye, 50 yeni santral planı ile Çin ve Hindistan’dan sonra dünyanın 4. kömür tehdidi. Buna ragmen 2012’yi kömür yılı ilan etti. Türkiye, enerji politikalarında doğru yola girmeyi kabul etmiyor. Türkiye’nin 1990 yılında kişi başına 3,3 ton olan karbondioksit salımları, 2010 yılında 5,5 tona çıktı. Türkiye’nin 2023 enerji vizyonu stratejisi ile bu rakam 2 katına çıkabilir. Sadece Afşin Elbistan’da planlanan 6 yeni ünite, Türkiye’nin toplamının 6 katı karbon salımına sebep olacak. Buna geri kalan 51 planı dahil ettiğimizde iklim değişikliği politikalarından bahsedilemez hale geliyor.

Türkiye elindeki tüm linyit kaynaklarının kullanımını teşvik ederken, fosil yakıtlara olan bağımlılığı azaltacak herhangi bir politika geliştirmiyor. Türkiye bugün enerji teknolojisini yurtdışından sağlıyor. Buna yakıt maliyetleri de eklendiğinde, enerji politikalarının sürdürülemez olduğu aşikar. Bu politikaların çevre ve insan sağlığına olan maliyetleri ise hiç konuşulmuyor. Türkiye’nin sahip olduğu en değerli kaynak güneş ve rüzgar. Hükümet artık bu gerçeği kabul etmeli, ve sağlam bir enerji yoluna çıkmak için adım atmalı. Aksi halde 20 yıl sonra da aynı sorunları konuşuyor olacak ve enerji çıkmazının yanına olumsuz sağlık etkileri ve çevresel yıkımın sonuçlarını nasıl telafi edeceğimiz sorununu da ekleyeceğiz.

İklim değişikliğiyle mücadelede kömür herhalde en önemli hedef. Siz Greenpeace olarak bu tür genel bir kömür kampanyası mı yürütüyorsunuz? Gerze bunun bir parçası mı?

Kömür, iklim değişikliğinin en büyük sebebi. Türkiye de bu korkunç senaryoda başrol oyuncularından biri. Greenpeace Akdeniz olarak Türkiye’de kömür en önemli hedefimiz.  Önümüzdeki birkaç yıl içerisinde bu planları durdurup Enerji Devrimi yoluna çıkamazsak, iklim değişikliğinde geri dönülmez eşiği geçmiş olacağız. Bu da, önümüzdeki dönemde kömürün iklim ve enerji adına önceliğimiz olacağının bir göstergesi. Bunun yanında Enerji Devrimi’ni başlatmak adına da ciddi çalışmalarımız olacak.

Gerze, kömür kampanyamızın başlangıcı oldu. Anadolu Grubu santral planından vazgeçene kadar da devam edeceğiz. Ancak kömür kampanyası Gerze ile sınırlı kalmayacak. 2013 itibarı ile Türkiye’de kömür santrali planları yoğun olan 7 bölgeyi hedef alacak geniş kapsamlı bir kampanya yürüteceğiz. Bundan sonra birçok bölgede ve farklı açılardan ele alınmış bir kömür kampanyası göreceksiniz.

Greenpeace’in kampanyasından bahsedebilir misiniz? Kampanyacılar neden 5 metrekarelik yere sahip oluyor? Bu fikir nereden aklınıza geldi ve kaç imza hedefliyorsunuz?

Santral kurulmak istenen alanın 100 dönümü orman arazisi. Aynı zamanda santral arazisi içinde kalan birçok alan hala bölge halkına ait. Bu kişiler arazilerini Anadolu Grubu’na satmayı reddediyorlar. Kampanyaya katılan kişilerden bir isteğimiz de, arazilerini satmayan bu kişilere destek vermeleri ve araziyi hep beraber koruma altına almaları. Böylece hem direnişi Türkiye çapında bilinir hale getirmek ve arazilerini satmayan bu cesur insanlara destek vermek istiyoruz. Sembolik bir sahiplenme olsa da, Gerze halkı için yüz binlerce insanın o toprakları Anadolu Grubu’na vermemek için sahipleniyor olması inanın büyük bir motivasyon.

Kampanya nasıl gidiyor?

Bu kampanya, geçtiğimiz sene başlayan ve bukapaginaltında.org sitesi üzerinden yürüyen kampanyanın devamı. Kampanyanın başlangıcından itibaren Gerze halkı ile birlikte ilerledik, tüm aktivite ve eylemlerimizi birlikte gerçekleştirmeye, Gerze’nin sesini olduğu gibi paylaşmaya çalıştık ve bunda başarılı da olduk. Kimkorkar.org kampanyası ile aynı şekilde devam etmeyi hedefliyoruz. Karşımızda büyük bir reklam veren olduğunu düşününce tabii medya etkisi bir yere kadar. Ama yine de şu ana kadar gelen tepkiler güzel ve imza sayıları da giderek artıyor.

Yeşil Gazete okurlarına bir çağrınız var mı?

Gerze halkının yanında olmak isteyen herkesi arazinin 5 m2′sini sahiplenmeye ve arazisini sonuna kadar savunan bu cesur halkın yanında olmaya çağırıyoruz. Türkiye’nin dört bir yanında devam eden direnişlere ilk olumlu haberin Gerze’den gitmesini diliyoruz ve bu kazanımların çoğalarak ortak mücadele ile Türkiye’nin kömür tehdidinden bir an önce kurtulması için herkese destek çağrısında bulunuyoruz.

Teşekkür ederiz.


Kampanyayı desteklemek için web sitesini ziyaret edebilirsiniz.

Röportaj: Ümit Şahin – Yeşil Gazete