ODTÜ Rektörlüğü: “Yerleşkemizde yaşanan şiddeti kınıyoruz”

ODTÜ Rektörlüğü, 18 Aralık’ta Göktürk-2” uydusunun fırlatılışı sırasında güvenliği sağlamak gerekçesiyle ODTÜ’ye gelen güvenlik güçlerinin yarattığı şiddeti kınayan bir basın açıklaması yayınladı.

Protestocu öğrencilerin herhangi bir hareketi olmaksızın polisin gaz kullanmaya başladığının ifade edildiği açıklamanın tam metni şöyle:

“ODTÜ Rektörlüğünden Basın Açıklaması:

Göktürk-2” uydusunun fırlatılışı nedeniyle 18 Aralık 2012 Salı günü TÜBİTAK tarafından ODTÜ yerleşkesinde bulunan TÜBİTAK Uzay Teknolojileri Araştırma Enstitüsü binasında bir tören düzenlenmiştir. Törene, TÜBİTAK tarafından davet edilen Meclis Başkanı, Başbakan ve diğer yetkililer katılmıştır. Başbakanın da törene katılması nedeniyle yerleşkede, güvenlik birimleri tarafından çok sayıda polisin ve polis aracının katıldığı geniş güvenlik tedbiri alınmıştır.

TÜBİTAK Uzay binasına yürümek isteyen yaklaşık 300 kişilik bir öğrenci grubu, saat 16.00’ya doğru Endüstri Mühendisliği ile Elektrik ve Elektronik Mühendisliği Bölümü arasında yol boyunca bir hat oluşturan polisle karşı karşıya gelmiştir. Olay çıkmasını önlemek için orada bulunan öğretim üyelerimiz, protestocu gruptan herhangi bir hareket gelmeden polisin yoğun gaz bombası kullanmaya başladığını ifade etmişlerdir. Protestocu grup ise polise taş ve şişe atarak karşılık vermiştir.

Polis tarafından kullanılan çok sayıdaki gaz bombasından sınıflarda bulunan öğrenciler, ofislerinde çalışan mensuplarımız yoğun şekilde etkilenmiştir. Atılan gaz bombası kapsüllerinin isabet ettiği öğrenciler yaralanmış, binaların camları kırılmış, mensuplarımıza ait araçlar hasar görmüştür. TOMA tabir edilen araçlardan öğrenciler üzerine su sıkılmış ve polisin “ses bombası” kullandığı belirtilmiştir. Geniş bir bölge içindeki binalarımızda dersler, laboratuvarlar ve sınavlar aksamış, derslikler ve ofisler boşaltılmak zorunda kalınmıştır.

Törenin bittiği saat 19.00’dan sonra 60-70 kişilik bir öğrenci grubu Rektörlük önüne gelerek polisin uyguladığı şiddeti protesto eden sloganlar atmış ve Rektörle görüştükten sonra dağılmışlardır.

Ancak, A7 kapısından yerleşkeyi terk etmeye başlayan polis ile protestocular arasında Eğitim Fakültesi çevresinde çatışma saat 20.00 sonrasında da sürmüştür.
Polisin yerleşkeden ayrılmasından sonra saat 21.15 civarında A7 bölgesinden Rektörlük önüne gelen 80-100 kişilik protestocu grup, Rektörle görüşme talebiyle zorla Rektörlük binasına girmek istemiş ve olay sırasında binanın camları kırılmıştır.

Rektör, Rektör Yardımcısı, Genel Sekreter Vekili, Öğretim Elemanları Derneği Başkanı, ODTÜ Mezun Dernekleri Başkanı, bazı öğretim üyeleri ve mezunlar ile protestocu grubun katıldığı P1 amfisindeki toplantı 21.30’dan saat 02.00’ye kadar sürmüştür.

Konuşmalarda öğrenciler, törenin bittiği ve davetlilerin çok büyük oranda yerleşkeden ayrıldığı 19.00’dan sonra, polisin uzun süre yerleşkede kalmasına ve Eğitim Fakültesi çevresinde protestocu grubu kıskaç altına alarak darp etmesine tepkilerini ifade etmişlerdir. Polisin orantısız şiddet kullandığını, yoğun gaz bombası kullanımından çok sayıda öğrencinin etkilendiğini ve atılan gaz bombası kapsüllerinden ciddi şekilde yaralanmalar olduğunu dile getirmişlerdir.

Bu son derece üzücü ve endişe verici olaylarda, ODTÜ Sağlık ve Rehberlik Merkezi’ne, Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne ve diğer hastanelere sevk edilen protestocular olmuştur. Elde edilen bilgilere göre ODTÜ öğrencisi olmayan bir protestocunun çarpan kapsül nedeniyle ağır yaralandığı, bazı ODTÜ öğrencilerinin de ayakta tedavi gördüğü anlaşılmıştır.

Orta Doğu Teknik Üniversitesi olarak, dün yerleşkemizde yaşanan şiddeti kınıyoruz. ODTÜ’nün ve ülkemizin bir an önce şiddetten arınması için öncelikle güvenlik kuvvetlerinin dikkatli davranmasını bekliyoruz. Polisin, protesto hakkını kullanmak isteyen öğrencilere karşı şiddet kullanmaktan kaçınmasının, güvenlik tedbiri alırken olaylarla ilgisi olmayan öğrencilerin ve çalışanların yaşadıkları büyük olumsuzluklara karşı duyarlı olmasının önemini ve gereğini bir kez daha vurgulamak istiyoruz.

Üniversite yönetimi olarak, şiddet içermeyen, başkalarının özgürlüğünü kısıtlamayan, eğitim-araştırma faaliyetlerimizi engellemeyen ve çevreye zarar vermeyen protestoları özgürlük ortamının parçası olarak görüyoruz. Üniversitemizde özgürlük ve özgür düşünce ortamının sürdürülebilmesi için, öğrencilerimizin de protesto haklarını şiddete başvurmadan kullanmaları gerektiğini düşünüyoruz. Bu ortamın korunması için öğrencilerimizi, çalışanlarımızı ve mezunlarımızı gerekli sorumluluk içinde davranmaya davet ediyoruz.”

(Yeşil Gazete)

Share on Facebook0Tweet about this on TwitterShare on Google+0Share on LinkedIn0Pin on Pinterest0Email this to someonePrint this page