Dünya’nın en yoksul ülkelerinden Başkan Obama’ya açık mektup

İklim Değişikliği görüşmeleri Az Gelişmiş Ülkeler Grubu Başkanı Pa Ousman Jarju, 6 Kasım’da gerçekleşen seçimler sonucunda ikinci bir dört yıl için ABD Başkanlığına seçilen Barack Obama’ya konunun aciliyetini ve ABD’nin sorumluluğunu belirten bir mektup yazdı.

Mektubu M. Can Tonbil‘in çevirisi ile yayınlıyoruz.

 

Sevgili Başkan Obama,

İklim Değişikliği görüşmeleri Az Gelişmiş Ülkeler grubu başkanı Pa Ousman Jarju

Dünya’nın az gelişmiş ülkelerinin BM iklim değişikliği görüşmelerindeki temsicilisi olarak sizi tekrar seçilmenizden ötürü kutlarım. Ayrıca Süper fırtına Sandy’ye karşı takındığınız tutumdan ötürü de takdirlerimi sunarım. Sizin hazırlıklarınız olmasaydı, fırtınanın yarattığı etki hissedilenden çok daha yıkıcı olabilirdi. ABD’nin kuzeydoğusunda başlayan yeniden inşa ve rehabilitasyon süreciyle beraber dünya iklim değişikliği konusunda yeni ve gerçeklere dayanan bir tartışma içerisine girdi.

Sizden tek bir ricam var: Dünyanın en gelişmiş ülkeleri içerisinde bu tartışma sürmekteyken, lütfen en yoksul bölgelerde yaşayan insanları unutmayın. İklim değişikliğinin bir sonucu olarak ortaya çıkan bu hava olaylarının bizim gibi halkını korumak için altyapı ve kaynak sıkıntısı çeken ülkeler için sıradanlaştığını hatırlayın.

Brown Universitesi’nin İklim ve Kalkınma laboratuarından biliminsanlarının gösterdiği üzere, iklimle bağlantılı olarak ortaya çıkan kuraklık, aşırı hava sıcaklıkları, seller ve fırtınalar 1980’den bu yana 1.3 milyon insanın canına mal oldu. Hayatını kaybedenlerin üçte ikisi (909.000’in üzerinde) az gelişmiş ülkelerde yaşamaktaydı. Dünya nüfusunun sadece %10’unu oluşturmamıza rağmen, başa çıkmak zorunda kaldığımız iklim kaynaklı felaketler dünya genelinden beş kat fazla!

Bütün bu gerçekliğe ve bilimsel çalışmalar sonucu ortaya çıkan verilere rağmen, iklim değişikliğinden konusundan yeniden seçilmek için yaptığınız seçim kampanyaları sırasında sadece birkaç kez bahsedip; rakibiniz Mitt Romney ile karşı karşıya geldiğiniz tartışma programlarında ise hiç bahsetmemenize çok şaşırdım. ABD vatandaşlarının %70’inin iklim değişikliğini insan eliyle ortaya çıktığını kabul ettiğini biliyoruz. Dünyanın en büyük ekonomisine sahip olan ABD’nin bu konuda harekete geçmek için, hem sorumluluğu hem de büyük bir fırsatı var.

Önümüzdeki ay, tüm dünyadan birçok ülkenin temsilcileri İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’ni tartışmak üzere Katar’ın başkenti Doha’da biraraya gelecek. İlk kez seçildiğiniz zaman verdiğiniz sözler, sizin iklim değişikliği ile mücadele konusunda dünyaya liderlik edeceğinize dair bizi ümitlendirmişti. Ama sözlerinizi yerine getirmediniz. İklim değişikliği konusunda belirlediğiniz çerçeve gezegenin tehlikeli biçimde ısınmasının önünü açıyor ve harekete geçmeyi 2020’ye erteliyor – bu çok geç. Bu yıl Katar’da gerçekleştirilecek olan toplantı, yeni bir vizyon geliştirmemiz ve bu durumu tersine çevirmemiz için son şansımız olabilir. Çocuklarımızın ve torunlarımızın geleceği sizin bırakacağınız bu mirasa bağlı. Sizden iki konuda önderlik yapmanızı istiyoruz.

İlk olarak, çevre kirliği konusunda AB, az gelişmiş ülkeler ve küçük ada devletleri saflarına katılın. 2009’da, Kopenhag’da verdiğiniz sözlerin ardında durun. İklim değişikliği düşündüğümüzden daha hızlı ilerliyor ve bizim de çabalarımızın ölçeğini büyütmemiz gerekiyor.

İkinci isteğimiz ise, az gelişmiş ülkeler ve bu sorundan birincil derecede muzdarip olan ülkelere yeni iklim gerçekliği ile başa çıkabilmeleri için yeterli fonu sağlama konusunda öncülük yapmanız. 2010 yılında dünyanın en zengin ülkeleri gelişmekte olan ülkelere iklim değişikliğine adapte olabilmeleri için 1.5 milyar dolar yardımda bulundu. Ama aynı zamanda, fosil yakıt sanayiine 400 milyar dolar destek sağladılar. Bu hesapla, insan kaynaklı iklim değişikliğinin bir numaralı kaynağına, iklim değişikliğinden en kötü etkilenenlere verdiklerinin 250 katı destek vermiş oldular.

Gambia’dan Haiti’ye, Malawi’den Bangladeş’e kadar birçok ülke, vatandaşlarını koruyabilmek için yardıma ihtiyaç duyuyor. Bu yardım için bu ülkelere Kopenhag’da söz verilmişti. Yani içme suyuna erişim, kıyıdan uzak bölgelerde sulama yapılabilmesi, tuzlu sudan etkilenmeyecek akiferlerin yapımı gibi kuraklığa dayanıklı tarım ürünlerinin yetişmesini sağlayan, küçük çiftçi ve yarı-kurak iklimlerde yaşayanların hayatta kalmasına yardımcı olacak unsurlara ihtiyaç duyuluyor. Yollarımızı, şehirlerimizi, köylerimizi ve tarlalarımızı sellerden, fırtınalardan, sıcak dalgalarından korumalıyız. İnsanlarımızı hava tahminleri doğrultusunda hazırlamak için gelişmiş ülkelerde olmamasının akla gelemeyeceği erken uyarı ve acil durum sistemlerine ihtiyacımız var.

İklim müzakereleri 20 senedir devam ediyor. Artık zengin ülkelerin verdikleri sözleri yerine getirmek için harekete geçmelerini engelleyecek bahaneleri veya zamanları kalmadı. Öncelikli olarak zengin ülkelerin karbon emisyonlarını düşürmeleri şart, ama bu durumun etkileri ile uğraşmak zorunda kalan bizim gibi en dünyanın yoksul ülkelerine destek olmaları da acil bir gereklilik teşkil ediyor.

Bay Başkan, lütfen iklim değişikliğinin etkilerinin dünyanın bütün vatandaşlarının ortak sorunu olduğunu hatırlayın ve bu gerçekliğin değişebilir olduğunu unutmayın. Bu değişim sizin mirasınız olsun.

 

Pa Ousman Jarju

İklim değişikliği görüşmeleri Az Gelişmiş Ülkeler grubu başkanı


 

 

21 Total Views 1 Views Today