Batıda ve doğuda yaşanan sokak şiddeti ve ardından gelen Tokat saldırısından sonra demokratik açılım sürecine baştan beri karşı çıkan sayın Deniz Baykal ” açılım bitti ” açıklamasını yaptı. MHP genel başkanı sayın Bahçeli’nin de açılımı sona erdirmek için dağa çıkmasına gerek kalmadı. Çünkü dağdakiler Tokat saldırısını üstlenip, sayın Bahçeli’yi bu zahmetten kurtardılar. Bu muhteşem işbirliği hakikaten insanın gözlerini yaşartıyor.
Barış sürecini sürükleyen sağlam taban desteğiyle DTP açılım sürecinin en önemli bileşenlerinden biriydi. Kürt sorununun siyaset zemininde dialogla çözümü için de kendi tarifleriyle köprü işlevi görecek önemli bir araçtı. Bir de baktık ki bir buçuk yıldır bekleyen DTP’ yi kapatma davası da birden gündeme alınmış ve Anayasa Mahkemesi DTP’yi bir hafta içinde kapatıvermiş.
DTP ile PKK arasında organik bağ olmadığı ancak bağlantı olduğu tespit edilmiş. Bu bağlantı kapatma ve siyasi yasaklara gerekçe olarak gösterilmiş. İnsanın aklına gelmiyor değil! DTP’yi kapatmak kolay. Madem kapatacaktınız PKK’yı kapatsaydınız. Ayrıca da madem şiddetten yana olanlarla bağlantı içinde olmak, şiddeti övmek hukiki olarak suçtur, kapatılacak partiler arasına CHP ve MHP‘yi BBP’ni vb.de almak gerekmez mi .Üstelik de her konuştuklarında savaş çığırtkanlığı yapan pek çok siyasetçinin de siyasi yasaklı olması gerekir ki pek değerli Anayasa Mahkemesi üyeleri umarım ülkemize böyle bir iyiliği çok görmezler. Malum anayasa mahkemesi üyeleri vicdanlarıyla karar veriyor asla Cemil Çiçek’ten talimat almıyorlar demokratik açılımmış, barış süreciymiş, anaların gözyaşını dindirmekmiş gibi konularla asla ilgilenmiyorlar.
Altı yıllık iktidarları boyunca ancak sermaye sahiplerini memnun edecek neoliberal politikaları sahiplenirlerse iktidarını sürdüreceğini iyice ezber etmiş gözüken AKP hükümeti demokratik açılım süreci de dâhil olmak üzere memleketin tüm diğer meselelerini parmağının ucuyla tutmaya devam ediyor. Siyaseten kendisine rakip gördüğü DTP’yi yok etmek için elinden geleni yapan AKP, DTP içinde şiddetten yana olanların elini güçlendirecek uygulamalarından hiç vazgeçmedi. AKP ‘nin DTP nin kapatılma sürecinin aslında kendilerinin de sonu olduğunu, şark kurnazlığının her zaman ”kazan kazanla’’ sonuçlanmayacağını öğrenmeleri de epeyce zaman alacağa benzer.
Üç beş sene öncesinde hiç aklımıza gelmezdi değil mi? CHP MHP ve PKK’nın aynı cephede yer alıp, benzer kaygı ve söylemlerle bu kadar umutsuzca kader birliği edecekleri…Demek ki devran dönüyor, taşlar bir daha eski haline dönmemmek üzere yerinden oynuyor. Her üçü de sonuna yaklaştıkları ömürlerini bir kaç yıl daha uzatabilmek için şiddetten savaştan gencecik insanların yok yere kanlarının dökülmesinden medet umuyorlar.Kürt sorununun siddetsiz çözümünün ülkemizin demokratikleşmesinde en önemli aşama olduğunu zaten biliyorduk da hem siyasal alanda hem de toplumsal yaşamda bu kadar şiddetli bir depreme yol açaçağını hayal etmek hiç kolay değildi.
Malum olduğu üzere barış gerçekleşir, demokratik açılım süreci başarıya ulaşırsa ki er geç ulaşacak ne CHP, ne MHP, ne de PKK kalacak…



Stumble et
Digg et
Tweet eyle
3 Yorum, Yorum Yapın ya da Ping
çiçuv
iyi bi sizle idare ederiz artık.
özlem yasar
cok yanlis bi yorum. hpg catismasizlik karari uygularken, devlet firsat bilip saldiriyor. 80 gerillanin öldürülmesine kimse ses cikarmazken, tokat saldirisina- acilimi sabote etmek- gibi yorum yapiliyor. pkk 93 ten bu yana hep baris stratejisi uyguladi ve hep karsilikli müzakereden yana tavir sergiledi. savasta israrci olan devlet ve onun ordusuydu. bence pkk`nin chp ve mhp gibi partilerle ortak bir anlayis icinde olmalarini düsünmek, bu savasin tarihsel gercegini bilmemektir. pkk bu sürec baslamadan önce de, iki tarafin masaya oturmasi gerektiginden bahsediyordu ve stratejini de hep cözüme dönük uyguladi. devlet cözüm isterken, pkk acilimi sabote ediyor gibi yorumlar dogru degil. cözümsüzlükte israrci olan devletin kendisidir. ahmet türk`ün dedigi gibi, devlet bir adim atsa pkk on adim atar. olaylari, sadece günümüzü esas alarak yorumlamayalim,bu isin tarihsel gelisimini de bilmek ve ona göre yorumlamak daha dogru olur. devlet pkk ile savasirken, pkkyi taraf olarak görmeme yanilgisina sahiptir. kimse zevkinden daglara cikmamistir,oradaki yasam kosullari bu kadar agirken, kimse barisin olmamamasini dileyemez. zira buna en cok ihtiyac duyanlar ise onlar ve kürt halkidir.
s .karadavut
pkk da biraz supem var ama chp ve mhp herzaman ayni dusunceyi savundular milliyetcilikden hic vaz gecmediler-ve acilimin onundeki tek engelde chp cunku mhp zaten belli onlarin fasist olduyunu herkes biliyor ama cdp de iyice fasistlesti ben hollandada yasiyorum haitiye debrem yardimi toplandi tv . ve radyodan basbakan ve tum parti baskanlari telefon basinda yardim topladiler inanmassiniz fasist parti genel baskanida oradaydi oda yardim topladi 84 hilyon topladilarbunlarin fasisti bizim chp den daha demokrat deyilmi anlamiyorum acilima omuz vermek varken chp bir yigin engel cikariyor cok ayip ama bunlarin politikasi her zaman boyle oldu ne diyelim yollari kapali olsun holanda
Please continue discussion on the forum: link
“CHP, MHP ve PKK Aynı Gemide!” isimli yazıya Yorum Yazın.