Yeşil Gazete'ye Hoş Geldiniz

AKTÜEL YEŞİL GAZETE

Paneli Kapat

Üye Girişi

Şifrenizi mi kaybettiniz?

Henüz üye değil misiniz? Üye olun!

RSS

Kopenhag Zirvesi Biter mi? Ara 13

yazan: Ümit Şahin | Yazdır |

Kopenhag’da ikinci haftaya girerken bahisleri açalım isterseniz.

Bu zirve biter mi?

Gelinen noktada resmi zirvede hakim durumda görünen Batılı “politikacı – bürokrat – işadamı” koalisyonuyla, sokakta ve alternatif zirvede beliren radikal duruşu resmi zirveye taşıyan “Ada ülkeleri (AOSIS) – Latin Amerika (ALBA) – Sahra Altı Afrika” koalisyonu arasında tam bir kopuş yaşanmak üzere olduğu söylenebilir.

Meseleye resmi zirvenin yapıldığı Bella Center’ın koridorlarındaki jargonla yaklaşıp taslak metinlerdeki köşeli parantezlerde kendimizi kaybetmemiz mümkün elbette. Ama onun yerine olan bitene çok daha basit yaklaşmak ve ayrımı üç noktada özetlemek de mümkün görünüyor:

1-      Hedef sıcaklık 2 derece mi, yoksa 1,5 derece mi olacak? Bu durumda hala 450 ppm kabul edilebilir mi, yoksa 350 ppm’e dönmek zorunda olduğumuz tezi kabul görecek mi?

2-      Batı ülkeleri iklim değişikliğinden zarar gören yoksul ülkelere tarihsel sorumlulukları gereği ciddi miktarda mali destek sağlayacaklar mı, yoksa göstermelik yardım paketleriyle mi yetinecekler?

3-      Batı’nın iklim değişikliğiyle mücadele adı altında iş çevrelerine para kazandırmayı amaçlayan sahte projeleri kabul görecek mi, yoksa bildiğimiz, basit karbonsuz ekonomi modelleri mi kullanılacak?

AB’nin mahut 2 derece ve 450 ppm’lik “gerçekçi” pozisyonu, artık iklim değişikliğini durdurmak yerine, ona teslim olmak anlamına gelmeye başladı. Bütün ada ülkeleri, Afrika ve Latin Amerika, göz kamaştırıcı bir şekilde 350 ppm ve 1,5 derecede uzlaşmış görünüyor. Bu politika bundan bir yıl önce hayalci gibi görünüyordu. Bugün ise 2 dereceden ve 450 ppm ‘den bahsedene teslimiyetçi gözüyle bakılıyor. Bu olağanüstü bir gelişme. İklim politikalarının giderek radikalleşeceğini gösteriyor.

Batı ülkelerinin küresel ısınmaya fazla bir katkısı olmadığı için en çok zarar gören yoksul Afrika ve ada ülkeleriyle diğer gelişmekte olan ülkelere ayırması gereken mali destek paketiyle ilgili olarak hem ortada dolaşan rakamlar, hem de niyetler arasında dağlar kadar fark var. Yoksul ülkeler 200 milyar dolarlık bir paketten bahsederken, Batı’nın en “cömerti” olan Avrupa Birliği bile 10 milyar doları telaffuz etmekten ve üstelik bu parayı da zaten var olan yardım paketlerinin sadece ismini değiştirerek ortaya çıkartmaktan utanmıyor. ABD özel temsilcisinin ABD’nin tarihsel sorumluluğunu ve iklim borcu kavramını “kategorik olarak” reddetmesi bu çelişkiyi iyice aşılmaz hale getiriyor.

Öte yandan Batı ülkeleri karbon ticaretinin yanına yeni icatlar çıkartmış durumdalar. Örneğin REDD denen bir “araç”, temiz kalkınma mekanizmaları arasına sokulmak isteniyor. Ayrıntısını başka bir yazıda tartışmamız gereken bu son derece tehlikeli proje mekanizması, yoksul ülkelerdeki doğal ormanların yerine endüstriyel kereste ormanları oluşturup güya karbon emisyonunu azaltırken hem insanları yerinden yurdundan etmeyi, hem de Batılı şirketlere ait ormanlarda köle gibi çalıştırmayı hedefliyor. Bu yöntemle karbon emisyonunun falan azaldığı yok, ama Batılı şirketler karlarına kar katıyorlar. Hala konvansiyon dahilinde tanınmış bir mekanizma olmamasına rağmen burada REDD’i satmak için müthiş bir pazarlama faaliyeti var. Oysa yoksul ülkeler Batı’dan bu tür “ofset” saçmalıklarını değil, doğru düzgün emisyon azaltıcı önlemleri talep ediyorlar.

Sonuç  olarak Kopenhag’da ilk haftanın sonucu safların iyice belirginleşmesi oldu. İkinci haftada sokak daha da sertleşecek. Ada ve Afrika ülkeleriyle gelişmekte olan ülkelerin önemli bir kısmının ABD, Kanada gibi iklim suçlularına pabuç bırakma ihtimalleri zayıf görünüyor.

Bu şekilde bu zirve biter mi, bu soruya olumlu yanıt vermek için henüz erken. Ama Batı ülkeleri için işler hiç bu kadar zor olmamıştı demek fazla iyimserlik olmaz sanırım.


Yazar Ümit Şahin isimli 1969’da İstanbul’da doğdu. İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nden 1991’de mezun oldu. Aynı fakültede fizik tedavi ve rehabilitasyon ihtisasını bitirdi. İstanbul Üniversitesi’nde halk sağlığı doktorası yaptı. 2001’de Kudüs Hebrew Üniversitesi Halk Sağlığı Okulu’ndan halk sağlığı master derecesi aldı. Halk sağlığı alanında ağırlıklı olarak çevre sağlığı ile ilgili çalışmalar yaptı. 1990’ların başından bu yana yeşil hareketin, insan hakları hareketinin ve nükleer karşıtı mücadelenin içindedir. 1998 yılına kurulan ve kurucuları arasında olduğu Çevre İçin Hekimler Derneği’nde genel sekreter, başkan ve ikinci başkan olarak görev yapmıştır. Uluslararası Çevre İçin Hekimler Birliği (International Society of Doctors for the Environment – ISDE) yönetim kurulu üyesidir . Türkiye İnsan Hakları Vakfı’nda gönüllü ve bir dönem profesyonel olarak çalışmıştır. Türkiye Yeşilleri’nde basın-yayın koordinatörü ve iklim değişikliği sözcüsü olarak görev yapmıştır. 2008 yılına kurulan Yeşiller Partisi’nin kurucuları arasındadır. Partide kuruluşundan itibaren 9 ay eş sözcülük yapmıştır ve halen de MYK üyeliği görevini yürütmektedir. Pastoral, Değirmenlere Karşı, Akkuyu Postası, Hekim Forumu, Yeşil Gazete gibi gazete ve dergilerin yayın kurullarında çalışmıştır. İstanbul Tabip Odası’nın yayın organı olan Hekim Forumu’nun bir dönem editörlüğünü yapmıştır. 2003 yılında yeşil politika ve özgürlükçü düşünce dergisi Üç Ekoloji’yi kurmuştur. Çeşitli dergi ve gazetelerde (Üç Ekoloji, Birikim, Mesele, vb.) ekoloji, yeşil politika ve çevre alanında yazı ve makaleler yayınlamaya, çeviriler yapmaya, “Yeşil Düşünce ve Ekoloji” seminerleri vermeye devam etmektedir. Yeni İnsan Yayınevi’nde yayını süren Ivan Illich’in bütün eserlerinin dizi editörlüğünü yürütmektedir. Ömer Madra ile yaptığı söyleşilerden oluşan “Niçin Daha Fazla Bekleyemeyiz: Küresel Isınma ve İklim Krizi” adlı kitap 2007’de Agora Kitaplığı tarafından yayınlanmıştır. Ayrıca Özgür Üniversite Kitaplığı’ndan çıkan ve editörlüğünü Fikret Başkaya’nın yaptığı “Küresel Kapitalizmi Meşrulaştıran Söylemler” kitabında “Sürdürülebilir Kalkınma” başlıklı bölümü yazmıştır. Editörlüğünü, eş yazarlığını ve bölüm yazarlığını yaptığı çevre sağlığı ve insan hakları ile ilgili çeşitli akademik kitaplar vardır. Halen Üç Ekoloji dergisinin yayın yönetmenliğini, Çevre İçin Hekimler Derneği YK üyeliğini ve Yeşiller Partisi MYK üyeliğini yürütmektedir. Açık Radyo’da Çarşamba sabahları 10:30’da (Ömer Madra ile birlikte) “Açık Yeşil”, ve 14:30'da Agnus Dei (Barok'tan Çağdaş Döneme Klasik Müzikte Nasıralı İsa) adlı radyo programlarını hazırlayıp sunmaktadır. Ayrıca İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde “Çevre Haberciliği” dersi vermektedir. Yazara e-posta gönderin | Yazarın tüm yazıları Ümit Şahin | Kategori: Kopenhag, KöşeYazıları | Etiketler: , , ,

ads ads ads

Yorum Yapılmamış, Yorum Yapın ya da Ping

“Kopenhag Zirvesi Biter mi?” isimli yazıya Yorum Yazın.


GDO’lu 25 Ürün Türkiye’de

Daha önce sadece GDO’lu mısır ve soyaya izin veren Bilimsel ...Haberin Devamı →

BM, Suyu Temel İnsan Hakkı Olarak Tanıdı

28 Temmuz 2010 tarihinde toplanan Birleşmiş Milletler üyesi devletlerden 122’sinin ...Haberin Devamı →

Sponsor

ads