Yeşil Gazete'ye Hoş Geldiniz

AKTÜEL YEŞİL GAZETE

Paneli Kapat

Üye Girişi

Şifrenizi mi kaybettiniz?

Henüz üye değil misiniz? Üye olun!

RSS

38 – Dersim Katliamı Belgeseli Kas 16

yazan: Haber Merkezi | Yazdır |

CHP’li Onur Öymen’in Meclis’te yaptığı konuşmada Dersim İsyanı üzerine söylediği sözler günlerdir tartışılıyor. Yıllardır CHP’nin en büyük kitlesel destekçisi olan Alevi’ler kızgın ve tepkili, Öymen ise sözlerinin arkasında.
“Dersim İsyanı” resmi eğitim sisteminde ve resmi söylemde “Seyit Rıza isyan etti, devlet bastırdı.” basitliğiyle geçiştirildiği için olan bitenden habersiz olan vatandaşın ise kafası karışık. Bir yandan devletin yıllardır söyledikleri var, bir yandan da milyonlarca Alevi’nin isyanı, öfkesi. İnsanlar tartışmaları kime, neye inanacağını bilmeden bazen sessizce izliyor, bazense yüz yıllık sloganların peşi sıra öfkeyle müdahil oluyor.

Bu gibi “herşeyin birbirine karıştığı”, halk düzeyinde bilgi eksikliği ve kafa karışıklığının tavan yaptığı zamanlarda samimiyetle çekilmiş, emek harcanmış, kaliteli ve etkileyici belgesellerin önemi bir kez daha ortaya çıkıyor. İşte Çayan Demirel tarafından 2006 yılında çekilmiş “38 – Dersim Katliamı Belgeseli” isimli belgesel de bunlardan biri. Demirel ve ekibi, dönemin Genelkurmay Başkanlığı’ndan İçişleri Bakanlığı’na, Bakanlar Kurulu’ndan Cumhurbaşkanı’na kadar en üst düzey yönetici ve kurumlara ait resmi belgelerin, fotoğrafların, söylevlerin yanısıra birçok ünlü akademisyen ve tarihçiyle yapılan röportajlarla konuyu sunuyor. Ancak bu belgeselin belki de en önemli özelliğii gerçek bir sözlü tarih çalışması olması: Belgesel boyunca 1938 Dersim Olayları’nı birebir yaşamış olanların kendi dillerinde ve tüm samimiyetleriyle, acıyla anlattıkları, izleyiciyi son derece duygulandıracak ve aradığı cevapları altın tepside sunacak nitelikte. Bu anlamda Çayan Demirel‘in belgeseli “1938′de Dersim’de ne oldu?” sorusuna ikna edici bir cevap vermekle kalmıyor, toplumsal anlamda bir nefret ve ötekileştirme ortamının yaratılması için uğraş verenleri susturuyor, sahneye çıkıyor, ve hepimize eninde sonunda insan olduğumuzu hatırlatıyor, vicdanlarımızı dinlememizi salık veriyor. Şiddet yerine muhabbeti, savaş yerine barışı kucaklıyor.

Bir Alevi dedesinin, Kürt ninesinin, bir Türk dedesine, Laz ninesine ne kadar da benzediğini gösteriyor.

“38 – Dersim Katliamı Belgeseli” bizden affetmemizi, ama unutmamamızı istiyor.

Belgeseli şu adresten ücretsiz ve tam ekran olarak izleyebilirsiniz.
-Durukan Dudu-



ads ads ads

2 Yorum, Yorum Yapın ya da Ping

  1. Ayhan Kurt

    1

    DERSİM GERÇEĞİ VE SEYİT RIZA

    26 Kasım 2009, 19:53

    Teoman ALPASLAN

    Gündemi bugünlerde “Dersim” ve “Seyit Rıza” konusu işgal ediyor. At izi it izine karışmış, konuşanlar “bilmeden” atıp tutuyor.
    Dersim denilen coğrafya 1880 tarihinde bugünkü Tunceli il sınırlarında bulunan Hozat merkez olmak üzere Ovacık, Çemişgezek, Mazgirt, Pertek, Pülümür, Nazımiye ilçelerinden oluşturulan bir sancak olup, Elazığ’a (eski Harput) bağlıdır.
    Osmanlı Devleti bu coğrafyada hiçbir zaman etkin olamamış, bölgede hakim olan “ağa” ve “şeyh”ler idari teşkilatın başına atanmışlardır.
    1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı’nda Ruslara yardım sözü verip, cepheye giden askerlerden boşalan Hozat ve Mazgirt kışlalarını yakıp, kasabaları talan ederler.[1] Savaşın başlamasından önce, Mazgirt Kaymakamı Dersimli Nafiz ve aşiret reisi Munzur Erzurum’a gidip, Rus konsolosuna “ savaş olursa Dersim’in yardım edebileceğini” vaat ettiler.[2]
    Şubat 1916 ‘da Erzurum Ruslar’ın eline geçince, Osmanlı’nın “yardım isteği” Dersimlilerce geri çevrilir. Pülümür Kaymakamı Şah Hüseyin, “Rus devletiyle, Türkler yüzünden bozuşamayacaklarını” belirtir.[3]
    1907 yılında 2000 kişiyle Kureyşan aşireti Kiğı köylerini, Koçuşağı aşireti Hozat’ı, Şamuşağı ve Resik aşiretleri de Kemah ve Çemişgezek köylerine baskın yaparlar.[4]
    1908 yılında Dersim üzerine yapılan “tedip” harekatı sonuç vermez ve isyancıların eline 20 bin mavzer, 12 top ve çok miktarda askeri malzeme geçer.[5]
    I.Dünya Savaşı sırasında 1916 yılında, Doğu Dersim’de Kureyşan aşireti liderliğindeki aşiretler Nazimiye’yi işgal edip, Mazgirt, Pertek ve Çarsancak’a baskınlar düzenlerler. Dersim aşiretlerinin bu harekatı Ruslar tarafından desteklenmiş,[6] isyana tehcir sırasında Dersim’e sığınan 20.000 kadar Ermenilerden de destek verilmiştir.[7]
    Rusların Erzincan’ı işgal etmeleri üzerine Koçgirili Alişir ve Mustafa Erzincan’a gelip Ruslardan hediyeler alırlar.[8] Dersimliler Türk Ordusu’na karşı Ruslarla birlikte Karakoç deresinde savaşır.[9]
    3 Ağustos 1916 günü Pülümür’e gelen Ruslara Dersimliler kılavuzluk yaparlar. 13 Ağustos 1916 günü Ovacık’a gelen Rus subayı, yöre ileri gelenlerine nişan ve hediyeler verir.[10] Koçuşağı reisi İbrahim, Rus süvarileriyle birlikte Ovacık’a gelerek hükümet dairesini Ruslar2a teslim eder.[11]
    Mondros imzalandıktan sonra İstanbul Emniyet’ine atanan Dersimli Albay Halil ve Seyit Abdülkadir öncülüğünde, Doğu illerinde bir örgütlenme yapmak amacıyla, bölgeye Nuri Dersimi gönderilir.[12]
    İngiliz Binbaşı Noel, Eylül 1919’dan sonra Kürt ve Ermenilerle görüşüp, Ermenistan ve Kürdistan sınırını belirler.[13] 26 Aralık 1919 tarihinde Fransa ve İngiltere, Türk aşiretlerinin İngiliz ve Fransız egemenliğinde bırakılması ve Kürdistan’da hiçbir şekilde Türk bırakılmayacağını kararlaştırırlar.[14] Bu kararlarını Sevr ile uygulamak isterler, ancak başarılı olamazlar.
    23 Nisan 1920’de TBMM açılınca, Dersim’i temsilen seçilen Meço ve Diyap Ağalar Ankara’ya giderler. Meço ve Diyap Ağaların gitmesinden sonra, Diyap Ağa’nın damadı olan Seyit Rıza’nın otoritesi ve gücü artar.
    Seyit Rıza ayrıca Ankara’ya telgraf çekip, “Meço ve Diyap Ağaların Dersim’i temsil etmediklerini, Dersim’in bağımsız bir Kürt idaresi istediğini, bu istek kabul edildikten sonra Konfederasyon şeklinde Ankara ile işbirliği yapılacağı” bildirilir.[15]
    Bilinenin aksine, Seyit Rıza daha I.TBMM açıldıktan hemen sonra “ayrılıkçı” isyan hazırlığına başlamış, buna göre yöre aşiretleri üzerinde otorite kurmuştur.
    Koçgiri aşiret reisleri Alişan ve Haydar Beylerin ve bölgede çetecilik yapan Zalim Çavuş ve Alişir’in yardımı ve bölgedeki İngiliz ajanlarının desteği ile Koçgiri isyanı Anadolu’da Yunan ilerlemesi olurken çıkartılır. Koçgiri isyanı sırasında ise Seyit Rıza olaylara karışmaz.
    Koçgiri isyanı bastırılınca, Doğu milletvekillerinin baskısı ve Dersimlilerin Erzincan-Kemah-Eğin arasında saldırılarda bulunmaları üzerine ile af ilan edilir. Bu aftan isyanın elebaşlarından Baytar Nuri ve Alişir yaralanamaz.
    Sakarya Savaşı’nın “ölüm-kalım” mücadelesine dönüştüğü 5 Eylül 1921 tarihinde, Seyit Rıza ve Alişir Ovacık’a bağlı Larenk Köyü’nde aşiret toplantısı yapıp, “isyan hazırlıklarına” başlar,[16] ancak başarılı olamaz.
    Cumhuriyet’in ilanından sonra Dersim Milletvekilliği’ne aday gösterilen Feridun Fikri Bey’in adaylığını Seyit Rıza kabul etmez ve Hasan Hayri Bey’in aday gösterilmesini ister ve Hozat’ı kuşatır.[17] Bu olay yatıştırılır.
    1925 yılında çıkan Şafi Şeyh Sait İsyanı sırasında mezhep farklığından dolayı Alevi Seyit Rıza tarafsız kalır ve isyana destek vermez.
    Seyit Rıza’yı önemli bir gücünden yoksun bırakmak amacıyla, Şeyh Sait İsyanı sırasında Çemişgezek’e saldıran, ancak başarılı olamayan Koçuşağı aşireti üzerine 19 Eylül 1926 tarihinde bir tedip harekatı düzenlenir. Ancak hükümet yanında görünen Seyit Rıza, Koçuşaklarına yardım eder.[18]
    1927 yılında bölgede ayrılıkçı hazırlıklar yapılmaya devam eder ve Seyit Rıza’yı Ermeni-Kürt ayrılıkçı örgütü üyesi olan Cemil Paşazade ziyaret eder.[19]
    1930 Ağrı İsyanı sırasında Seyit Rıza Dersim’de direnişe geçer ve Pülümür aşiretlerinin isyanını destekler. 20 Ekim 1930 tarihinde Doğu Dersim uçaklar tarafından bombalanır.[20]
    Ermeni-Kürt işbirliğiyle kurulan Hoybun örgütü, 1933-1934 yıllarında Dersim’e Ermeni Bogos ve Nuri Dersimi’yi gönderip, gizli çalışmalarda bulunur.[21]
    Dersimde kanayan bir yara ve çıban başı olan olayların önlenmesi amacıyla ıslah çalışmaları başlatılır. 7 Haziran 1934 tarihinde aşiret reisliğine, şeyhliğe, ağalığa ve derebeyliğine son vermek amacıyla İskan Kanunu, 25 Aralık 1935 tarihinde de Tunceli Kanunu kabul edilir. Artık Dersim adı değil, Tuncali adı kullanılacaktır.
    Islah çalışmaları başlar ve Çemişgezek’in Amutka, Ovacık’ın Burnak ve Pulur, Hozat’ın Karaoğlan, Mazgirt’in Mamikan merkezlerinde birer askeri kışla ve karakollar yapılacağı kararlaştırılır.[22] Ayrıca bölgeye ulaşımı kolaylaştırmak amacıyla yollar ve köprüler ve okullar yapılmasına başlanır.
    Bu çalışmalardan rahatsız olan ve güçlerini ve otoritelerini kaybedeceklerini düşünen bölge aşiretleri Seyit Rıza’nın başkanlığında toplanıp, tartışır; ancak aralarında anlaşamazlar. Sonunda, Seyit Rıza başkanlığında Yukarı Abbasuşağı, Ferhatuşağı, Karaballı, Bahtiyar, Yusufan, Demenan, Haydaran ve Kalan aşiretleri anlaşırlar.[23]
    Ovacık, Koçan, Şemkan, Mazgirt, Pülümür ve Nazimiye bölgesi aşiretleri ise tamamen tarafsız kalmaya, Hozat aşiretleri ise Hükümet tarafında olmaya karar verip, Elazığ’da Genel müfettiş General Alpdoğan’la görüşüp, hükümetin yanında olduklarını bildirirler.
    Bu görüşmeye Seyit Rıza da katılır, ancak “General Alpdoğan’ın fikrinin kötü olduğu düşüncesi ile “Hükümete direnilmesi gerektiği” kararına varır. Yanında danışman olarak bulunan Nuri Dersimi’nin de yurt dışına çıkarak büyük ve adil devletlere durumu duyurmasını” ister.[24]
    Ayrıca “Dersim Başkomutanı” imzalı bir mektup yazıp, İngiltere Dışişleri bakanlığı’na verilmek üzere Nuri Dersimi’ye teslim eder.[25] Mektup, “Kürt halkını hükümetinizin yüksek siyasi etkisinden yararlandırmanızı diliyoruz” cümlesi ile bitmektedir.
    Hükümet’in “silah teslim edilmesi çağrısından” sonra, Mazgirt’in Kürpik Köyü’nde toplanan Yukarı Abbasuşağı reisi Seyit Rıza liderliğindeki Haydaran, Yusufan ve Demenan aşiretleri “isyan etme” kararı alırlar.
    İsyanın perde arkasındaki asıl güç ise Fransa’dır. Fransa Hatay’ın Türkiye’ye katılmasını önlemek amacıyla, ajanları İzzettin aracılığıyla Seyit Rıza ile ilişki kurarlar.[26]
    Fransız ajanı İzzettin Mart 1937’de isyan çıkarılması için Suriye’deki gizli Fransız örgütünden Seyit Rıza’ya talimat getirir. Ajan İzzettin, “İngiliz ve Fransızların her türlü silah, para ve propaganda desteği yapacağını” belirtir. İsyana karşı olanları da Fransız ajanları ortadan kaldırır.[27]
    İsyan 21-22 Mart 1937 gecesi Kahmut Köprüsü’nün yakılması[28] ile başlar. İsyanın bastırılmasında uçaklarda kullanılır. Çemberin daralması ile Seyit Rıza Kutu Deresi’ne sığınır.
    Seyit Rıza İngilizlerden yardım sağlamak amacıyla Koçgiri isyanının da lideri olan Alişir’i yurt dışına göndermek ister, ancak Alişir’in 9 Temmuz 1937’de öldürülmesi ile bu plan sonuç vermez.[29]
    10 Eylül 1937 günü, Seyit Rıza yanındaki iki kişi ile birlikte Erzincan Jandarmasına teslim olur. İsyanın bastırılması ile Nuri Dersimi 11 Eylül 1937 tarihinde yurt dışına kaçar ve İngiltere, Fransa ve ABD’den yardım ister.[30]
    İsyancıların yapılan yargılamaları sonrasında, Seyit Rıza, oğlu Resik Hüseyin, Seyhanlı Seydo, Yusufanlı Kamer oğlu Fındık, Demenanlı Cebrail oğlu Hasan, Kureyşanlı Ulukiye oğlu Hasan ve Mirza oğlu Ali 15 Kasım 1937 tarihinde idam edilir.
    Ancak olaylar sona ermez ve 2 Ocak 1938 günü, asker kaçaklarını toplamakla görevli 9 asker Kör Abbas, Keçel ve Baluşağı aşiretleri mensuplarınca şehit edilip, Mercan karakolu basılır. Koç, Şam, Yukarı Abbas, Kureyşan ve Seyhan aşiretleri de başkaldırır. 31 Temmuz 1938’de başlayan askeri harekat sonunda, isyan 16 Eylül 1938 tarihinde son bulur.[31]
    “Yıllarca isyan gibi gösterildi. (…) Dersim olayları Alevi – Kızılbaş kıyımına yönelikti. Dağlarda aranan 40 kişi yüzünden bu kadar insanın öldürülmesi akla başka bir şey getirmiyor. Birçok yetim başka illere gönderilip evlatlık verildi, kızlar Türkler’le evlendirildi. Hazırlanmış, planlanmış bir hareket” diyenlere, harekatın içinde bulunan ve Koçgiri isyanının da planlayıcısı olan Nuri Dersimi’den alıntılarla “olayın bir başka yönünün, perde arkası olaylarının da olduğunu ve unutturulmaya çalışıldığını” hatırlatmak istedik.
    Kar izleri örtmesin!

    ——————————————————————————–

    [1] Nuri Dersimi (Baytar Nuri), Kürdistan Tarihinde Dersim, Halep 1954, s.80
    [2] Suat Akgül, Dersim İsyanları ve Seyit Rıza, Berikan, s.:88.
    [3] Dersimi, s.80
    [4] Burhan Özkök, Osmanlı döneminde dersim İsyanları, s.7
    [5] Dersimi, s.:88
    [6] Dersimi, s.:112
    [7] Garo Sasuni, Kürt Ulusal Hareketleri, Stockholm 1986, s.153
    [8] Dersimi, s.:112
    [9] ATESE, I.Dünya Harbinde Türk Harbi, II:Cilt, Kafkas Cephesi, 2.Ordu Harekatı, Ankara 1978, s.:134
    [10] ATESE, a.g.e., s.:175
    [11] ATESE, a.g.e., s.187
    [12] Dersimi, s.:121 v.d.
    [13] Dersimi, s.:124
    [14] Sasuni, s.166
    [15] Dersimi, s.:133
    [16] ATESE, Kl.732, D.27, F.5.
    [17] Dersimi, s.:169
    [18] Dersimi, s.:203
    [19] Dersimi, s.:209 v.d.
    [20] Dersimi, s.:275
    [21] Vedat Şadilli, Türkiye’de Kürtçülük Hareketleri ve İsyanları-I, s.148.
    [22] Dersimi, s.:267
    [23] Dersimi, s.: 26 v.d.
    [24] Dersimi, s.:268 v.d.
    [25] Nuri Dersimi tarafından Fransızca yazılan 21 Eylül1937 de İngiltere Dışişleri Bakanlığına (Foreign Office) ulaşan FO37120864 koduyla arşivlenen mektup, mektubu alan İngiltere Dışişleri Bakanlığı mektubu bir kopyasını Türkiye’ye verir.
    [26] Mahmut Rişvanoğlu, Doğu Aşiretleri ve Emperyalizm, İstanbul 1978, s.:286
    [27] Rişvanoğlu, s.: 287 v.d.
    [28] 1937′de Dersim isyanının fitilini de Kahmut Köprüsü’nü yakan Ermeni asıllı Demirci Mustafa ateşler. Demirci Mustafa Ateş, 1993′te 84 yaşındayken asıl dini olan Hıristiyanlığa döner. Tunceli merkez nüfusuna kayıtlı Mustafa A. Ateş de, 1979′da ismini Marcelo, dinini de Hıristiyanlık olarak değiştirir; ancak 1992′de tekrar İslamiyet’e geçer. (Kaynak: Aksiyon, 13 Şubat 2006, Gamze Polat)
    [29] Dersimi, s.:276
    [30] Dersimi, s.:295 v.d.
    [31] 19 Kasım 2009 tarihli Sabah gazetesi’nde yayınlanan bir haberde “Harekâtın başında olan bir subayın Dördüncü Umum Müfettişlik raporuna göre, 13 bin 160 sivil isyan sırasında çıkan çarpışmalarda ölmüş, 2 bin 258 haneyi oluşturan 11 bin 818 kişi ise Batı illerine sürgün edilmiştir.”
    Bu haber 282 defa okunmuştur.

    16 Kas
  2. 2

    izlemek

    Please continue discussion on the forum: link

    16 Kas

“38 – Dersim Katliamı Belgeseli” isimli yazıya Yorum Yazın.


CHP’li Kadınların Dayak İddiası

CHP’li Kadınların Dayak İddiası CHP Bahçelievler İlçe Örgütü'nün Kadın Kollarına bağlı olarak referandum  çalışmaları ...Haberin Devamı →

Playboy’a da Erişim Engellendi

Türkiye yasaklar ülkesi olmaya ve dünyada birinciliği göğüslemek için ...Haberin Devamı →

Sponsor

ads