Türkiye: İnsan onuru için insan hakları
1987 yılının Ekim ayında ağır yoksulluk, şiddet ve açlık mağdurları için, 1948′de İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin imzalandığı Paris’te toplanan yüzbinlerce insan Yoksullukla Mücadele Günü’nün temellerini de atmış oldular. Bu insanlar, yoksulluğun bir insan hakları ihlali olduğunu ve ortadan kaldırılması gerektiğini düşünüyorlardı.
1992 yılında Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun aldığı karar sonucu resmiyet kazanan Yoksullukla Mücadele Günü, yoksulluğun sebep ve sonuçlarını afişe etmek için bize bir şans daha veriyor. Gelir dağılımı eşitsizliğin gittikçe derinleştiği bir dönemi yaşıyoruz. Dünyanın en zengin 500 insanının toplam geliri en yoksul 416 milyon insanın gelirine eşit. Her gece 900 milyondan fazla insan geceleri yatağına aç giriyor. En az 1 milyon insan şehrin eteklerindeki varoşlara sığınmış, hayatta kalmaya çalışıyor.
Ekonomik krizlerin, azalan kaynakların ve gittikçe sertleşen ekonomik rekabetin ve küresel krizlerin sonucunda, yoksulların daha da yoksullaştığı ve yoksul nüfusun hızla arttığı bir dönemi yaşıyoruz. Milyonlarca temel haklarından yoksun insanın sağlık, eğitim, barınma gibi haklarından yoksun olması kaderleri değil. Kaynakların eşitsiz dağılımı sonucu ortaya çıkan açlık, yetersiz beslenme, sağlık hizmetlerine erişememek gibi sebeplerle ölen insanlar için geliştirilebilecek politikalar karlı olmadıkları için gözardı ediliyor. Dakikada bir kadın çocuğunu dünyaya getirirken ölüyor. 2.5 milyar insanın sağlık hizmetlerine ulaşma şansı yok.
İstatistiklerin ardında tek tek bireylerin uğradığı ayrımcılığın ve sömürünün anlatılmayan hikayelerini görmek mümkün. Yoksulluk hükümet ve diğer güç odaklarının umursamazlıkları ve ayrımcı politikalarıyla, statükonun devamından çıkar sağlayanların değişim yaratmak için gerekli isteği gösterememelerinin bir sonucu.
İnsanların daha iyi koşullarda yaşayabilmelerini sağlayacak güce sahip olan hükümetler ve şirketler seçimleri sebebiyle yoksulluğun temel sorumlularıdırlar. Yoksulluk içinde yaşayan insanların sesinin duyulmaz olması ve karar verme mekanizmalarına erişimlerinin neredeyse imkansız olması sebebiyle bu insanların hayatını iyileştirmek adına çabalar ise sorunun temellerini görünmez kılıyor.
17 Ekim Yoksullukla Mücadele Günü’nde Uluslararası Af Örgütü Türkiye Şubesi aktivistleri olarak, beslenme, sağlık hizmetlerine ve temiz suya erişim gibi ekonomik ve kültürel hakların acilen herkes için ulaşılabilir olmasını talep ediyoruz.



Stumble et
Digg et
Tweet eyle
Yorum Yapılmamış, Yorum Yapın ya da Ping
“Af Örgütü: Türkiye: İnsan Onuru İçin İnsan Hakları” isimli yazıya Yorum Yazın.