Yeşil Gazete'ye Hoş Geldiniz

AKTÜEL YEŞİL GAZETE

Paneli Kapat

Üye Girişi

Şifrenizi mi kaybettiniz?

Henüz üye değil misiniz? Üye olun!

RSS

Bir İki Üç Daha Fazla Hizbullah on Ara31 2008

yazan: Dilaver Demirağ | ˜ 3 Yorum »

Onlar soykırım yapmaktan bıkmadı ama ben artık sadece kızmaktan bıktım. Hayır, kısır protestolardan, sonu gelmez diplomasi koridorlarından yoruldum. İsrail denen soykırım makinesinin sonu gelmez katliamlarına rağmen, bebek katili olmasına aldırmadan onu kollayan, koruyan ABD denen Siyonist Devletten bıkkıntı geldiğinden. İşte bütün bunlardan dolayı Hizbullahı hayırla yâd ediyorum. Çünkü barışın gelmesi, Ortadoğu’nun İsrail denen soykırım makinesinden [...]


”Bu Yanan Kurbanlar Hangi Tanrıya” on Ara31 2008

yazan: Haber Merkezi | ˜ Yorum yapılmamış »

Yeşiller Partisi: “Tüm barış savunucuları dünyanın tüm sokaklarını barış talebi ile inleterek kendi korkak hükümetlerini barış ve adalet için zorlamalı.”
İstanbul, 31 Aralık 2008 – Yeşiller Partisi MYK üyesi Dilaver Demirağ, tüm barış savunucularını, tüm aktivistleri BM’nin yapamadığını yaparak barışın kararlı bir savunucusu olarak dünyanın tüm sokaklarını barış, şiddetin reddi talebi ile inleterek kendi korkak hükümetlerini [...]


Köylü Termik Santrale Direniyor on Ara31 2008

yazan: Haber Merkezi | ˜ Yorum yapılmamış »

KÖYLÜ YOL KESTİ !
TERMİK SANTRALE BÜYÜK TEPKİ
 Sinop’un Gerze ilçesine yapılacak olan termik santrale karşı çıkan Çakıroğlu köy sakinleri, yatırımcı firmanın yaptırmak istediği etüt çalışmalarına izin vermedi. Yolu kapatarak iş makinelerinin köylerine girmesini engelleyen köylüler, sloganlar atarak termik santral kurulmasına yönelik başlatılan çalışmaları protesto etti. Santralin yapılacağı Yaykıl köyü sınırları içerisinde yer alan Çakıroğlu mevkisinde toplanan [...]


Gazze ile Birlikte İsrail de Ölürken… (Bir Kişisel Değerlendirme) on Ara30 2008

yazan: Ümit Şahin | ˜ Yorum yapılmamış »

Isa’nın 2000. doğum gününde, yani 2000 yılının Noel ayininde, Beytülhalim’de (Betlehem), İsa’nın Filistin topraklarındaki doğum yerindeydim. Ayine Arafat da, devlet başkanı sıfatıyla katılmıştı. İsa’nın doğduğu varsayılan mağaranın üzerine yapılan kilisenin papazı İsrail işgaline son çağrısı yapmıştı. O zaman hala umut vardı.


Eczacılar Ankara’yı Salladı on Ara23 2008

yazan: Haber Merkezi | ˜ Yorum yapılmamış »

Aytac Timur-Ankara
Türkiye’nin dört bir köşesinden trenlerle, 750 otobüs ve yüzlerce arabayla Ankara’ya doluşan 20.000 civarında Eczacı Ankara Kolej meydanına sığmadı.
Dünya üzerinde sadece ABD ve İngiltere’de bulunan, küresel sermayenin sahibi olduğu zincir eczaneleri ülkemize getirmek isteyen AKP iktidarı hedef tahtasındaydı; “AKP şaşırma, sabrımızı taşırma” , “Bakan şaşırma, sabrımızı taşırma” sloganlarını, “AKP yasanı al başına çal” çığılıkları [...]


Hangi İnsanlıktansınız? on Ara16 2008

yazan: Ayşe Akdeniz | ˜ Yorum yapılmamış »

Görünen köyün klavuz istemediği durumlarda dahi birileri çıkmış televizyonda ölüm, yaralama, tecavüz olaylarına karşı yüzlerini gere gere bir şey anlatıyorlar yine. Bıyık amcanın Hrant öldürüldüğünde “Örgütlü bir şey yok!” demesi geliyor gözümün önüne onları dinlerken. Gevrek gevrek, yine yeniden… Şimdi benzer bıyıkta bi amcam yine geçmiş aynı terellelliyi söylüyor bize. Polisin insan olduğundan, doğu ülkesi [...]


Gürültü-Görünmeyen Kirlilik* on Ara16 2008

yazan: Konuk Yazar | ˜ Yorum yapılmamış »

Alper Akyüz (Bilgi Üniversitesi STK Eğitim ve Araştırma Birimi)
Gecenin bir yarısı odanızın içindeymişcesine kulaklarınızı tırmalayan ve uykunuzu kaçıran gürültüden rahatsız oluyorsanız bu yazı size rehber olabilir.
Yüksek ses seviyelerine maruz kalmayı sever misiniz? Açıkçası iyi bir rock müzik dinleyicisi olarak ben konserlerde ya da evimde severim. Sıkı bir hard rock grubunu düşük volümlerde dinlemekle sesi açarak [...]


7.Türkiye Yeşil Diyalog Toplantısı on Ara14 2008

yazan: Haber Merkezi | ˜ Yorum yapılmamış »

Sevgili yesiller,
Lütfen sekreteryaya katiliminizla ilgili bilgi veriniz…
YESILLER PARTISI
 
7. TURKIYE YESIL DIYALOG TOPLANTISI
IKINCI DUYURU
19-21 Aralik 2008, Istanbul,  Taxim Hill Oteli
 
PROGRAM
 
19 Aralik 2008 Cuma
 
18:00-20:30 FORUM – INANC, DUSUNCE VE IFADE OZGURLUGU
Asli Delikara (moderator)
Huseyin Gungor (moderator)
Ayhan Bilgen
Cafer Solgun
Dilaver Demirag
Fethi Bolukgiray
Neslihan Akbulut
Orhan Miroglu
Pinar Selek
Rober Koptas
Rodi Yuzbasi
Temel Demirer
 
20 Aralik 2008 Cumartesi
 
9:00-10:00 – KAYIT
 
10:00-10:30 – ACILIS
 
10:30-12:30 PANEL – TURKIYE’NIN AVRUPA BIRLIGI [...]


Atina’da Neler Oluyor? on Ara11 2008

yazan: Haber Merkezi | ˜ Yorum yapılmamış »

10-Aralık-2008/Atina
Dilek Özkan

Bugün Yunanistan’daki olayların son evresine gireceği tahmin ediliyor, bir kaç saat içersinde genel grev için insanlar sokaklara dökülmeye başlayacak… Ben de olayların canlı bir tanığı olarak bana düşündüklerini aktarmak istedim.
Aslında herkesin tahmin edebileceği gibi bütün olaylar sadece bir gencin vurulması üzerine çıkmadı, bu olay her şeyin tetikleyicisi oldu. Yunanistan’da da polis tarafından öldürülenlerin sayısı [...]


19-21 Aralık Yeşil Diyalog Toplantısı on Ara9 2008

yazan: Haber Merkezi | ˜ Yorum yapılmamış »

19-21 Aralik 2008 tarihlerinde yapilacak olan Yesil Diyalog toplantisinin taslak programi asagida ve ektedir. Daha sonra konusmacilarin da belirtilecegi detayli program duyurusu yapilacaktir.
Istanbul disindan toplantiya katilacak olanlarin yesillerbilgi@yahoo.com.tr adresine bildirmelerini veya 212-244 77 80 nolu telefondan sekreterya ile görüsmelerini rica ediyoruz.
Yesiller Partisi Sekreterya
 
7. TURKIYE YESIL DIYALOG TOPLANTISI
BIRINCI DUYURU
19-21 Aralik 2008, Istanbul
Yer: Taxim Hill Oteli
 
PROGRAM
19 Aralik [...]


Fransa’da Irkçı Afiş Yasaklandı

Fransa’nın güney illerinden Marseille’de mahkeme milliyetçi Front National (Millî Cephe) ...Haberin Devamı →

İngiltere “Tükeniyor”

İngiltere'de yaklaşık 500 hayvan ve bitki türünün son iki yüzyılda ...Haberin Devamı →

Sponsor

ads

Etiketler

Kategoriler

Fransa’da Irkçı Afiş Yasaklandı

Fransa’nın güney illerinden Marseille’de mahkeme milliyetçi Front National (Millî Cephe) ...

Yazının Devamı →

8 Mart: Dükkanlarda Bugün İndirim VMağazaların tabelalarında bugün indirim var. Kadınlara özel ! Bugün “Dünya Emekçi Kadınlar Günü” ya da “sosyalist jargonu” eleştirenlerin deyimiyle bugün “Dünya Kadınlar Günü”… Veyahut Duygu Asena’nın ironisiyle “365 Günün Sultanı” bugün. Mahya asalım, tüm feodal beyliklere… Kadın emeğini sömüren fabrikaların bacaları arasına…Hoşgelmiş diyelim Sultanımız. Mesala Desa’ya asalım koca bir mahya, ışıklı ışıklı… Patron, kadınlar gününe özel belki birer çanta verir kadın işçilerine, ya da “işçi kadın”lara… Unutturur belki geçen yılki işten attığı kadınları, fazla mesaileri küçük bir çantayla… İşçilerin bir saatte, belki otomasyonla 5 dakikada ürettiği maaşları ayarındaki çantayla… Kırmızı rujlarını sürsün bugün kadınlar, mini eteklerini giysin, zifiri karanlık ortasına çıksınlar bugün.Ama korkmaca olmasın bugün, çekinmece de. Korktuk altlarında sıkı sıkı tuttukları çantalarını almasınlar yanlarına, son aranan numaraya bir erkek yereştirmesinler evden çıkarken… Bütün ihtişamıyla yürüsünler, arkak sokakta aylak aylak gezen herhangi birisi gibi… Gebzeye bugün beyaz bir duvak gönderelim.Ertesi gün aynı trenle geri dönsün… Ama kirlenmeden… Bembayaz… Bugün bütün erkek polisler izine çıksın. Değil kadınlar. Erkekler çıksın tatile. Kadınlar korusun bizi. Tarlabaşı’ndan inerken, sohbete dursun bir travestiyle kadın polis. Dertleşsinler sabaha kadar. Ya da Harbiye yoluna çıksın, dövülen seks işçisi kadınları görsün…Korusun… Belki de, “bu fahişeyi mi koruyorsun?”u duyup bir tekme de o yesin, azgın bir magandadan.. Sonra kadın polis, sorsun kendine birşeyler. Ya da polis kadın… Bugün tüm analar kız çocuğu doğursun mesela… Narin ağlama sesleriyle sarsılsın dünya… Babaları kahveye gitsin koşa koşa, kahvede poker oynayan tüm adamlara çay söylesin “benden herkese demli bir kaçak çay” narasıyla… Meclise bugün kadınlar gelsin bir tek…Ya da ,ya da eşlerinin altından, yıldızlı vekil rozetlerini döşlerine taksınlar, otursunlar en rahat koltuklara… Meclis Başkanı da bugün kim olsun mesala… Pınar Selek olsun misal… Sabiha Gökçen mi?.. O da olur; Sebahat Tuncel de olur aslında… Ya da-a-a Sennur Sezer, en şairane sesiyle açsın oturumu…Takır takır kaldırıp indirsinler Ana-yasamızı… *** Ya yarın?.. Herkes eski biçilen “rol”üne devam mı eyleyecek?.. *** Mağazaların tabelalarında bugün indirim var. Tek taş pırlantalar bile mor renge bürünmüş bugün. Kadınlara özel! Bugün “Dünya Emekçi Kadınlar Günü” ya da “sosyalist jargonu” eleştirenlerin deyimiyle bugün “Dünya Kadınlar Günü”… Kimisi “Cennet anaların ayakları altındadır” edebiyatıyla, biçilmiş kaftanıyla örter kadını, ritueli gösterir kadına/kadınına, en yüce/ilahi hediyeyle. Kimi “Erkek şiddetine son”, “Tacize son”… Kimi “Eşit işine eşit ücret” talep eder, büyük sermayesinden patronun. Kimi de küçük bir mor pırlanta koparır kocasından, plazada yanan ışıklar da morartılır! Koca Mart’ı morluklarla geçirir, ondan bundan habersiz kimisi de. Kapitalizme entegre olmuş cinsiyetçilik: İşçi Kadın-Kadın işçi 1857 yılında Newyork’ta çalışma koşullarına karşı direnen dokuma işçisi kadınların grevine polisin uyguladığı baskı ve tekabülünde çıkan yangında, 129 tane işçi kadının can verdiğini kimse unutmadı. 1910 yılında 2. Enternasyonel’e bağlı Sosyalist Kadınlar Konferansı’nda Clara Zetkin’in; 129 işçi kadın anısına 8 Mart’ın “Dünya Emekçi Kadınlar Günü” ilan edilmesi önerisinin direkt kabul edilişini de unutmadı kimse. 1975 yılına kadar düzenli/düzensiz kutlanan , 1977 yılı Birleşmiş Milletlerin “Dünya Kadınlar Günü” çıkarmasıyla daha da kurumsallaşan gün; Türkiye’de 1975′den itibaren daha yaygın kutlanmaya başladı. 1970 li yıllarda Amerkida iş hayatında ırk ve cinsiyete göre yapılan ayrımcılığa karşı seslerini yükselten emekçi kadınlari ücretlerin iyileştirilmesinden, kayıt dışı çalıştırılmaya, cinsiyete bağlı iş istihdamını ortadan kaldırmaya kadar, kapitalizmle entegre olmuş cinsiyetçiliğin eleştirisini fabrikalarda başlatarak kadın hareketını başlattılar. 1970′lerden sonra büyüyen kadın hareketi pozitif ayrımcılık tartışmlarına kadar gitti. Tartışmalarla sınıfın toplumsal cinsiyeti üzerine deneyimler sağladılar. Hatta cinsiyet ayrımının yanında ırksal ayrımdan dolayı “öteki” addedilenlerin iş sahasında ayrımclığını(job seggration) engelleyen, ayrımcılığı önleyici yasalar (anti-discrimination laws) kazanımlarının, daha sonra “modern kadın hareketine” katkısı yadsınalamaz. Türkiye’de ise 1980 sonrasında dağıtılan sol oluşumların arasından küçük bir grup entelektüel kadının bir araya gelmesinden oluşan Feminist hareket ise daha çok cinsiyet(gender) ve cinsellik(sexuality) özerine odaklanan gruplar oldu.1975′den itibaren daha düzenli kutlanılmaya çalışılan 8 Mart, 1980 darbesi sonrası 4 yıl sekteye uğratıldı. 1980 darbesi sonrası, sosyalist bileşkelerin kadınların mücadelerine bir armağanı, mücadeleyi anma günü olana 8 Mart, siyasi partilerin kadın örgütleri ve Türkiye’de hızlanan Feminist hareketin sahip çıktığı noktalardan birisi olarak gündeme oturdu.1980-1990 arasından Feminist hareket hızlı bir yükselişe geçti, Feminist hareketin kadın görünürlüğü ve hak alma mücadelesinde bir boşluğu doldurduğu su götürmez bir gerçek iken, sol- sosyalist partiler kadın mücadelesinde sınıfın toplumsal cinsiyeti politikası ile, 80 sonrası yok edilmeye çalışılan sınıf hareketinin içinde çırpınarak da olsa mücadelesini sürdürürdü.Teorik ve pratik anlamda, kadınların bu hak mücadelesine yeri/günü geldiğinde bir “sınıf” mücadelesini kısmen hakkını veren sosyalist partiler, kadın cinsel/beden kimliği üzerinden yapılan acımasız baskılara karşı politika üretemenin ve pratik yoksunluğunun getirisi/götürüsü olarak kadın hareketini tam manasıyla oluşturamadı. Diğer yandan;Türkiyedeki Feminist örgütler, Birlemiş Milletler Kurulunun “emekçi” lafını çıkarmasını pek de umursamayan -veyahut kapitalist sistem içerisinde tüm kadınların – eve emeği gibi- emekçi olduğu gerçeğini göz önünde tutarak – “sosyalist jargonun” emekçi ibaresi ve kadın emeği hakkı mücadelesinde geri kalan, daha çok orta sınıf ve küçük burjuva içerisinde örgütlenen bu hareketler, kadın hareketi içerisinde yerel ağız oluşturamadı. Ama son yıllarda Femisit hareketin kısmen de olsa alt sınıf söylemleri ve pratik örgütlenmeleri, sosyalist camianın toplumdaki kadının cinsel/beden algısı hakkındaki bilinçlenme hali kadın hareketi açısından gözden kaçırılmayacak durumlar oldu. Kadın Mücadelesinde Erkekler Feminist hareketin örgütlendiği orta sınıf entellektüel ağız; bu hareketi alt sınıftan kendini koparırken, toplum gözünde oluşturdukları “femist erkek algısı” çoğu çevre tarafından eleştirildi. 8 Mart’ın kadınlara özel, sadece kadınların kutlama günü hareketi, diğer camialar tarafından “erkek düşmanlığı” diye algılanırken, kadın örgütleri kendi açıklamasını oluşturmuştu: “Anti-ataerkilizm” Yüz yıllardır süren biyolojik ayrımın ahlak algısına infiltre olduğu, kadının her ortamda ikinci plana atıldığı bir dünyada kadınların kendi mücedelesinde insiyatif/görev almaları için erkek hegomanyasının “bir günlük” kırılışı idi bu. Ama kadın mücadelesinin erkek algısının, toplum ahlak yapısının bir birleşeni olan erkekler tarafından anlaşılmazlığı ve bu ahlak yapısının tüm birleşenler tarafından yıkılması ya da zamanla revize edilmesinin yolunun birleşik bir mücadeleden geçtiği de göz ardı edilmemeli idi. Öte yandan kapitalizmin insan emeğine yükeldiği misyon yani kadını fabrikanın ithal yedek parça alıgısı ve bu yedek parçayı en ucuza indirgeme çabası,(dünyadaki işlerin %66’sı kadınlar tarafından görülüyor. buna karşın kadınlar dünyadaki toplam gelirin ancak %10’una, dünya’daki mal varlığının ise % 1’ine sahipler.) kadın-erkek emek mücadelesinin kazanılmasında bu iki bileşenin ne kadar mühim olduğunu gösterme yolunda herkesi sınamaya devam ediyor. Bunula birlikte Feminist hareket içerisinde meyadan gelen sosyalist zemin üzerinden feminist dünya özlemi, salt kapitalizmin kadın algısının yıkılmasıyla feminist dünyanın gerçekleşmesinin gerçekleşmesi imkansız bir dünya olması, sosyalist bilinçlenmeyle feminist bir hareket yaratmaya, ve sosyalist partileri ise kadının cinsel/beden politikası üretmeye, toplumun düşünce yapısına yerleşmiş olan kadın üzerinden beslenen ahlak hegamonyasını eleştirmeye/bilinçlenmeye itmiştir Yani, gelişen durumlarda Feminist hareket kendini emek eksenine yakınlaştırırken, sosyalist harketinin kadının cinsel/beden’i üzerinden yapılan baskı/ayrımcılığına karşı politikasını şekillendirmesi totalinde daha oturaklı bir kadın hareketi doğuracağının müjdesi iken, çoğu sol sosyalist partilerinde bir sorunu olan, alt sınıfa inememe olgusu kadın mücadelenin de mihenk taşlarından birisi olarak durmaktadır… Türkiye’deki tüm kadın hareketi; kapitalizminde içerisinde şekillenen cinsiyet algısı ve oluşturulan cinsiyetçilik ve gelenekselleştirilmiş olan ahlak yapısınına karşı mücadele ve sınıfın toplumsal cinsiyet algısını oluşturarak, sınıfsız sömürüsüz-eşit bir dünya özlemini gerçekleştirme yolunda ileriliyor. *** Mağazaların tabelalarında bugün indirim var. Kadınlara özel! Beyoğlunda, en güzel çiçekleri satan Roman kadınlar yoğun bugün…En çok satılan çiçek Leylaklar…Mor mor… Roman kadın satıyor çiçekleri, paralı eşlerine kadınların… . Bugün “Dünya Emekçi Kadınlar Günü” ya da “sosyalist jargonu” eleştirenlerin deyimiyle bugün “Dünya Kadınlar Günü”… Roman Kadın yoruldu bugün… Geçmiş olsun…ar

Mağazaların tabelalarında bugün indirim var. Kadınlara özel ! Bugün “Dünya ...

Yazının Devamı →

Abone Olun

E-posta adresinizi girin: